“CAMİİ VE DİN HİZMETİNE ADANMIŞ ÖMÜRLER” KONFERANSI

“CAMİİ VE DİN HİZMETİNE ADANMIŞ ÖMÜRLER” KONFERANSI

Ağrı Müftülüğünce 1-7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle “Camii ve Din Hizmetine Adanmış Ömürler” adlı konferans düzenlendi.

Ağrı Kültür ve Kongre Merkezinde gerçekleşen programa Ağrı Valisi Süleyman ELBAN, Vali Yardımcıları, kurum müdürleri, İbrahim Çeçen Üniversitesinde görev yapan akademisyenler, İl Müftü Yardımcıları, ilçe müftüleri ve vatandaşlar katıldı. Yoğun bir ilgi ile iştirak edilen program İstiklal Marşı ve ardından Kur’an tilaveti ile başladı.

İl Müftüsü Tandoğan TOPÇU açılış konuşmasında “Camiler ve Din Görevlileri Haftası”nın başlangıcından günümüze kadar olan seyrini özetledikten sonra şunları ifade etti: “camiler ve görevlileri Anadolu topraklarının merkezinde olan iki değerdir. Ayeti kerimede geçtiği gibi camileri “Allah’a iman eden, ahret gününe hazırlık yapan, namazlarını dosdoğru kılan, muhtaç olanlara zekatını veren ve ancak Allah’tan korkanlar imar ederler.” Yeryüzünde bulunan bütün mescitleri Beytullah’ın şubesi konumundadır. Din hizmetini de en güzel bir şekilde icra edenler çeşitli sıkıntılara katlanarak Peygamberler olmuştur. Hz. Adem (a.s.)'den Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)'ya kadar gelip geçmiş peygamberler ondan sonra işte Hulefa-i raşidin, Abbasiler, Emeviler, Selçuklular, Osmanlılar diye devam ede gelmiştir. Bugün de elhamdülillah Diyanet İşleri Başkanlığı'mız olarak Türkiye'de ve diğer yerlerde, diğer bölgelerde din hizmetini en güzel bir şekilde imkanlar ölçüsünde yerine getirmeye çalışıyoruz. Ben tekraren bu konferansımıza bu haftamıza hoş geldiniz sefalar getirdiniz şeref verdiniz daha nice programlarda bir arada bulunmak üzere diyorum, teşekkür ediyorum. Bu güzel günümüzde bizleri yalnız bırakmadığınız için öncellikle sayın Valimize, Vali yardımcılarımıza, tüm kurum amirlerine, katılımcı bütün beyefendi ve hanımefendilere teşekkür ederim”  

 Ardından Ağrı Valisi Süleyman Elban da bir konuşma yaptı ve şunları söyledi: “Camiler bizim için sadece cuma namazı ve yılda iki defa bayram namazının kılındığı yerler değildir. Bizim inancımızda cami böyle bir şey değildir” Din görevlilerinin 1-7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nı kutladı. Cami ve mescitlerin İslam dinindeki önemine değinen Vali Elban, bu hafta dolayısıyla cami ve din görevlilerinin konumunun sorgulanması ve doğru bir düzleme oturtulması gerektiğini söyledi.
Hazreti Muhammed’in hicret döneminde yaptığı ilk işin Medine’de mescit inşa etmek olduğunu hatırlatan Elban, bunun tesadüfi bir karar olmadığını vurguladı. Bu hafta dolayısıyla bir şeyin farkına varılması gerektiğinin altını çizen Vali Elban, topluma önder konumunda olan imamlar da yine aynı şekilde sınırlı zamanlarda çok süratli bir şekilde kısa bir görev icra edip onlarda kapısını kilitleyip terk ettikleri bir yerde günün 5 vaktinde 5-10 dakika görev icra eden insanlar değildir” ifadelerini kullandı.
Camiyi hayatın merkezine oturtmamız gerektiğini dile getiren Vali Elban, "Hem din görevlilerimiz hem bizler camiye yeterince hizmet eder ve hayatın merkezine getirirsek hayatın merkezine gelince de din görevlisi olan arkadaşlarımızda tıpkı asrı saadette olduğu gibi. Onlar da camiyi sürekli yaşanan yaşatılan herkesin her an orada olabildiği düğününü de orada yapıyor, eğitimini de orada yapıyor, insanların derdine çareyi de orada buluyor. Demek ki biz sadece günün çok sınırlı bir zamanında çok süratli bir şekilde ibadet yapılıp tekrar kaçılan bir yer olmadığı orada görev yapan imamlarımızın da sadece namaz ibadeti ile görevli olmadığı algısını biz hayatımıza yerleştirirsek herhalde din anlayışımızda doğru biz düzelme meydana gelir.  Ben Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu haftayı özellikle böyle seçmesini kendi adıma böyle okuyorum. Asrı saadet ile bugün arasında kıyaslama yaparak da öyle olması gerektiği gibi düşünüyorum.” şeklinde konuştu.
 Emekli Müftü Ahmet AKGÜL de konferansında tarihten günümüze cami ve din görevlisinin misyon ve vizyonunu detaylı bir şekilde izah ederek toplumu bu iki değere sahip çıkmaya davet etti. İslam dünyasının içinde bulunduğu buhranın nedenlerinden belki de en başında olanı Müslümanların camilerde cem olamamaları, ortak değerlerine sahip çıkamamaları olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Mescidleri yalnız bırakmamalıyız. Din düşmanları bir yere girdikleri zaman ilk işleri camileri imha etmek olmuş ve olmaktadır. Camilerin asıl süsü ve imarı içinde namaz kılınmasıdır. Müslümanların içinde bir arada olmasıdır. Camiler çok ama içinde Müslüman yok. Hadiste bildirildiği gibi kıyametin alameti olan müslümanın ancak ismi, Kur’an’ın ancak resmi kalmıştır. Kuran okuyan çok ama anlayan az. Amel eden az. Misyonerlerin, müsteşriklerin istediği de bu. Selahattin-i Eyyübinin de dediği gibi Cuma’ya gelen cemaat sabah namazın da geldiğinde zafer ve huzur, birliktelik meydana gelir. Müslümanlar, camiler dünyanın sigortasıdır. Bunlar olmadan dünyaya huzur gelmez. Hz peygamber de öyle buyuruyor mu? “Eğer takva sahibi gençler, beli bükülmüş yaşlılar, süt emen çocuklar, yayılan hayvanlar olmasaydı, belalar sel gibi üstünüze dökülecekti.”(Taberani, el-Evsat, 7/134)

Konferansın ardından haftanın anısına emekli din görevlilerine ve Ağrı’da cami hizmetlerinde emeği geçenlere Ağrı Valisi Süleyman ELBAN tarafından plaket verildi. Ayrıca bu hafta münasebetiyle de Ağrı Müftülüğüne bağlı Yatılı Hafızlık Kur’an Kurslarında okuyan öğrenciler arasında Hafızlık, Kur’anı Güzel Okuma ve Dini Bilgiler Yarışmalarında birinci olan hafızlar İl Müftüsü Tandoğan TOPÇU tarafından ödüllendirildi.


Önceki Ağrı Müftülüğü gençler camii ile buluşma etkinliği gerçekleştirdi
Sonraki Ağrı'da Sabah Namazı buluşması