3'üncü Âlimler Buluşmasının sonuç bildirgesi okundu

3'üncü Âlimler Buluşmasının sonuç bildirgesi okundu

Türkiye, İran, Irak ve Suriye'deki âlimlerin katılımıyla gerçekleşen 3'üncü Âlimler Buluşmasının sonuç bildirgesi okundu.

Âlimler ve Medreseler Birliği (İttihad'ul Ulema) tarafından Türkiye, İran, Irak ve Suriye'deki âlimlerin katılımıyla Diyarbakır'da gerçekleşen 3'üncü Âlimler Buluşması sona erdi.

2 gün 4 oturum şeklinde gerçekleşen buluşmanın ardından sonuç bildirgesi okundu.

Sonuç bildirgesinin Türkçesini İttihad-ul Ulema üyesi Bedirhan Akgül, Arapçasını Osman Çelik, KürtçesiniMuhammed Kaya okudu.

Sonuç bildirgesinin tamamı şöyle:

Allah'ın yardımıyla tertiplemiş olduğumuz "3. Âlimler Buluşması", değerli âlimlerin katılımlarıyla nihayete ermiştir. Daha önceki iki buluşmanın sonuç bildirgeleri yayımlanıp kamuoyuyla paylaşıldı. Bu, 13-14 Ekim 2018 tarihleri arasında düzenlenen "3. Âlimler Buluşması"nın sonuç bildirgesidir.

Bu bildirge, organizasyonumuzun topluma karşı taahüd ve şahidliğidir. Her katılımcının bu bilinçle cehd ve gayretini sürdüreceğine inanarak, buluşmamızda takdim ve müzakerelerden sonra ortaya çıkan sonuç maddelerini basın ve kamuoyuna sunuyoruz:

"Âlimler,  onları örnek alarak kendi rollerini ifa etme gayretinde olmalıdırlar"

1. Toplumun ıslahında ulemanın rolü her zaman büyük olmuştur. Geçmişteki büyük âlimlerimizin bu yöndeki çabası, kendilerinden sonra gelen ulema için önemli örnekler barındırmaktadır. Âlimler,  onları örnek alarak kendi rollerini ifa etme gayretinde olmalıdırlar.

2. Müslümanların salih ameller işlemesi, dünyayı imar etmesi ve bu istikamette başkalarına öncülük etmesi için en başta sahih İslam akidesine sahip olması gerekmektedir. İslam âlimleri, bir araya gelerek Kur'an ve Sünnet çerçevesinde sahih İslam akidesini topluma yaymalıdırlar.

3. Ümmet olarak tüm sıkıntılarımızın baş müsebbibi olan tefrika ve iç çekişme fitnelerinin sona ermesi, ulemanın ittifak etmesine bağlıdır. İslam âlimleri, bu sorumluluk bilinciyle hareket ederek birleştirici ve yapıcı rol almalıdırlar.

4. İslam Ümmeti içindeki ihtilaflar, mezhep ve fikrî görüş farklılıkları tefrikaya sebep olmamalı; bilakis bunlar, ümmet birliğinin sağlanması için faydalanabileceğimiz zenginlik kaynakları olarak görülmelidir. Bu hassasiyetle âlimler olarak, Ehl-i Kıble'yi kardeş görüyor ve bunu İslamî vahdet için esas kabul ederek kardeşe eziyet etmenin caiz olmadığını ilan ediyoruz.

5. Gayri İslamî akım, fikir ve akidelerin ortaya çıkması ve İslam düşmanlarının içimize sızarak insanlarımızı ve topraklarımızı sömürmesinin baş sebeplerinden biri, ulemanın irşad ve aydınlatma çalışmalarını ihmal etmeleridir. İslam âlimleri, Peygamberlerin varisleri oldukları şuuruyla, İslam'ı topluma ifrattan ve tefritten uzak sunmalı ve ümmeti içinde bulunduğu hâlden kurtaracak çıkış yolunu göstermelidirler.

6. İslam tarihi boyunca Müslümanların ilim, irşad ve model insan ihtiyacını karşılayan medreseler, günümüzde bu ihtiyacı karşılayamaz duruma düşmüştür. Üstad Bediuzzaman Said-i Nursi'nin Medresetüzzehra adıyla kurma girişiminde bulunduğu kurum, medreseleri o günün şartlarına göre gerçek kimliklerine kavuşturma projesiydi. Medreseleri günümüz ihtiyaçlarına cevap verecek seviyeye ve rağbet edilecek kurumlar hâline getirmek için bu projeden ilham alarak, model İslam medreselerini kurmak amacıyla bu buluşmada bir komisyon kurma kararı alınmıştır. Bu komisyon, imkânlarına göre toplanıp bu konuda bir proje ortaya çıkarmak için gayret gösterecektir.

7. Tekfircilik, sünneti inkâr, ırkî taassup, mezhepçilik ve cehaletle mücadele âlim ve medreselerin ortak hedefidir. İslam'ın vasat ve sahih çizgisi esas alınarak bunlarla mücadele edilmelidir. Organizasyonumuz, toplumsal bir uyanış gerçekleştirerek bu hedefe ulaşmak amacıyla mücadele sahasında olacaktır.

8. Âlimler ve medreseler, toplum içindeki mahallî ihtilafları şer'i esaslara göre uzlaştırma ve çözmede öncü olmalıdırlar. Bu istikamette her âlim, bölgesindeki mahallî ihtilafları çözmek için yoğun olarak halk ile iç içe olmalıdır.

9. Küresel yozlaşma ve bozulmaya karşı, yoğun bir ahlak ve iffet seferberliği başlatılmalıdır. Bu hususta âlim ve medreseler öncü olmalı ve yoğun bir programla her türlü iletişim imkânından istifade ederek halkı aydınlatmalıdırlar.

10. Medreselerin müfredatı ve eğitim dili, yöre ve medreseye göre birbirinden farklılık arz etmektedir. Bu da medreseler arasında canlı olması gereken diyalog, talebe/müderris tebadülü ve kültürel kaynaşmayı engellemektedir. Her yöre kendi bölgesel diliyle eğitim görse de medreselerin ortak bir müfredat ve dili olmalıdır. Bu konuda gerekli çalışmalar yapılmalı ve kaynaşmanın önündeki engeller kaldırılmalıdır.

11. İslam âleminde, âlimlerin öncülük ettiği birçok İslamî buluşma ve organizasyonlar yapılmaktadır. Bu organizasyonlarla tanışmak, diyaloglar geliştirmek ve beraber çalışmak için gerekli girişimlerde bulunulacaktır.

12. Âlimler Buluşması'nı topluma doğru yansıtmak ve sağlıklı bir iletişim sağlamak maksadıyla bir İnternet sitesi kurulacaktır.

13. Bu organizasyon, kadınların dinî ilimlerin tahsilindeki gayretlerinin önemini güçlü bir şekilde takdir etmektedir.

14. Dördüncü buluşmamız, inşaallah gelecek yıl yine Diyarbakır'da yapılacaktır.

Allah'ın (cc) rızasını kazanma gayreti dışında bir maksadı bulunmayan bu organizasyon, İslam Ümmetinin vahdet ve kurtuluşuna vesile olma yolunda çalışmalarına devam edecektir. Allah çalışanların çabasını zayi etmez.

Davamızın sonu âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd etmektir.(Emrah Deniz, Mehmet Çelik-İLKHA)

'Âlim bir saf seçecekse liderlerin değil halkın safını seçmelidir'

'Âlim bir saf seçecekse liderlerin değil halkın safını seçmelidir'

'Âlim bir saf seçecekse liderlerin değil halkın safını seçmelidir'

'Âlim bir saf seçecekse liderlerin değil halkın safını seçmelidir'


Önceki 3 kardeşe silahlı saldırı: Bir ölü 2 yaralı
Sonraki Patnos'ta 4.2 büyüklüğünde deprem