"Deprem Dayanıklılık Testi" yaptıranların sayısı arttı

Elazığ'da meydana deprem, "Evim depremde güvenli mi?" sorusunu da akıllara getirdi. Depreminin korkusuyla yaşayan vatandaşların, "Deprem Dayanıklılık Testi" yapan firmalara başvuruları arttı.

Geçtiğimiz günlerde merkez üssü Sivrice ilçesi olan 6.8'lik deremin ardından insanların kafasında oluşan, 'Binam sağlam mı? Bunu nasıl anlayabilirim?' soruları meşgul ediyor.

 

Vatandaşların, olası bir şiddetli depreme karşı evlerinin dayanıklı olup olmadığını öğrenmek için "Deprem Dayanıklılık Testi" yapan firmalara olan başvuruları arttı. Bir günde tamamlanan testler sonucunda hazırlanan raporda, evinizin depreme dayanıklı olup olmadığı sonucu çıkıyor. Çıkan raporda eviniz veya depreme dayanıklı değil ise güçlendirme çalışması yapılması gerektiği, ya da kentsel dönüşüme girmesi gerektiği yazıyor.

 

Elbette rapor, "Evim şiddetli bir depremde yıkılır mı?" endişesini ortadan kaldırmaya yetmiyor.

 

 

Yapı laboratuvarı sahibi ve inşaat teknikeri Şahin Soner, "Deprem Dayanıklılık Testi" yaptıranların sayısının Elazığ'da meydana gelen depremin ardından arttığını belirtti. Soner, yaptıkları testlerin birçok aşamadan geçtiğini ve aşamaların ardından binalar hakkında bir karar verdiklerini söyledi.

 

Soner, "Depremden sonra firmamıza başvuru sayısı arttı. Bina sahipleri önce bize müracaat ediyorlar. Yapımı mahallinde bina ile ilgili verileri toplayarak, varsa öncesinden projeleri belediyeden topluyoruz daha sonra binanın uygun görülen kolonlarından karot ekibimizle beraber karotlarımızı arıyoruz. Karotları alırken de binanın demirlerinin kesilmemesi adına profometre ile o kolonun çevresinde bulunan demir yerleri belirleyip daha sonra da makineyle oradan numunemizi alıp laboratuvara getiriyoruz. Laboratuvar ortamına getirdikten sonra kükürt vb. malzemelerle bu aldığımız numunelerin başlıklamasını yapıyoruz. Kırım haline uygun getirebilecek durumu oluşturduktan sonra 3 gün laboratuvar ortamında kükürtle bekletiyoruz. Daha sonra kırımlarımızı gerçekleştiriyor." dedi.

 

Güçlendirmelerle bina yıkından kurtulabiliyorsa güçlendirme için çalışma yaptıklarını, eğer değilse yıkıma kararı verdiklerinin altını çizen Soner sözlerini şöyle sürdürdü:

 

Gerçekleştirdiğimiz kırımdan sonra, bunun değerini bir yere alırız. İkinci bir aşama olarak röntgen makinesi ile kolonların içerisindeki demir adetini belirliyoruz, yatay ve dikey olmak üzere. Bunu da laboratuvar ortamında getiriyoruz. Bu verilerle beraber sonuçları mühendis arkadaşımıza iletiyoruz. Mühendis arkadaşımız da eğer varsa binanın projesi üzerinden değerlendirme yaparak performans projesini çizer. Eğer proje yoksa hali hazırdaki binanın durumu projelendirilip buna göre bir kanaate varılır. Bina sağlam değilse güçlendirme gerekebiliyorsa güçlendirme yapılır. Eğer güçlendirme mümkün değilse, bina değeri çok düşük çıkmıştır, standartlara uygun değildir ya da bina maliyetinin yüzde 40'ını aşarsa binanın yıkımına karar verilir.

Ağrı'da birçok binanın da depreme dayanıklı olarak görünmediğini söyleyen Soner, "Ağrı'da bir depremde yıkılabilecek çok sayıda bina mevcut. Örnek olarak Belediye İş Merkezin taşıyıcı, kolon ve kirişlerinde olmak üzere gözle görülür çatlaklar mevcut. Ağrı merkezde birçok bina sağlamlık noktasında çok kötü, çok tehlikeli bir durumda." ifadelerini kullandı. (Ömer Adıgüzel - İLKHA) 


Önceki Ağrı'da kar nedeniyle kapanan 450 köy yolu açıldı
Sonraki Ağrı'nın Hamur ilçesinde okullar tatil edildi