<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>İSLAMİ</title>
         <link>https://www.agridogruhaber.com/islami/</link>
         <description></description><item>
			<title><![CDATA[Camiler arası siyer bilgi yarışması düzenlendi]]></title>
			<description><![CDATA[Düzenlenen camiler arası siyer yarışmasında Şanlıurfa'nın Hilvan ilçesinde  birinci olan öğrencilere ödüller verildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İlçede düzenlenen camiler arası siyer bilgi yarışmasında Şeyh İca Ortaokulu öğrencileri birinci oldu. Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan siyer bilgi yarışmasında, Şeyh İca Ortaokulu öğrencileri 15 sorudan 13'ünü doğru yanıtlayarak birinci oldular. 

Yarışmayı kazanan öğrencilere hediyeler verildi. Program, katılımcıların dualarıyla son buldu. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/02/camiler-arasi-siyer-bilgi-yarismasi-duzenlendi-8903.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/02/camiler-arasi-siyer-bilgi-yarismasi-duzenlendi-8903.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/02/camiler-arasi-siyer-bilgi-yarismasi-duzenlendi-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/02/camiler-arasi-siyer-bilgi-yarismasi-duzenlendi-8903.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/camiler-arasi-siyer-bilgi-yarismasi-duzenlendi/7681/</link>
			<pubDate>Sun, 09 Feb 2025 16:55:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Engel tanımayan görme engelli vatandaşlar gönül gözleriyle yarıştı     ]]></title>
			<description><![CDATA[Siyer Yarışması için hazırlanan Gaziantep'te "O'nu Oku, O'nu Yaşa" yarışmasına katılan görme engelli vatandaşalar, kitabı çok beğendiklerini kaydetti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından bu yıl 14'üncüsü düzenlenen "O'nu Oku, O'nu Yaşa" Siye Yarışması'na katılan görme engelli vatandaşlar, kendilerine özel olarak tahsisi edilen okulda yarışmaya katıldılar.

Yakınlarıyla yarışmaya gelen görme engelli vatandaşlar, Peygamber Sevdalıları tarafından görevlendirilen görevlilerin soruları kendilerine okumaları eşliğinde yarıştı.

"Kameralı dron kazanmak istiyorum"

Babasıyla birlikte yarışmaya katılan görme engelli vatandaşlardan Mehmet Okan, "Günlerce kitabı dinleyerek hazırlandım yarışmaya. Bugün yarışmaya katıldım, çok keyifliydi. Bu yarışmayı inşallah kazanacağımı düşünüyorum. Dinlediklerimi ailemle de paylaştım, çok teşekkür ediyorum bu yarışmayı hazırlayanlara. Kazanmak istediğim ödül de kameralı dron. Peygamberimize çok hakaret etmişlerdi, oda benim çok zoruma gitmişti." dedi.

"Kitabı çok beğendim"

Sesli kitaptan hazırlandığını dile getiren görme engelli vatandaşlardan Gülcan Kurtoğlu, "Ben bu yarışmaya yaklaşık 15-20 gündür hazırlanıyorum. Yarışma için verilen kitaplar seslendirildiğinden sesli kitaptan hazırlandım. Bu arada kitabı çok beğendim, çok hoşuma gitti. Peygamber Efendimizin hayatının yanı sıra ahlakının da ön planda tutulması, siyaset, sosyal, ekonomik, askeri alanda da yaptıklarının anlatılması, hayatını da bunların içinde eriterek vermesi çok hoşuma gitti. Kitabı çok beğendim." ifadelerini kullandı.

"Peygamber Efendimizin günlük hayatının anlatılması güzel" 

Görme engelli Ayşe Kirazoğlu ise, "Kitabı çok beğendim. Daha çok Peygamber Efendimizin ahlaki yaşantısı, aile yaşantısı bizlere günlük hayatında nasıl yaşadığıyla ilgili bilgiler vermesi güzeldi. Peygamber Efendimizin gününü nasıl geçirdiğiyle ilgili verilen bilgiler, hayatımızı nasıl o şekilde şekillendireceğimizi gösterdiği için çok iyi bir kitaptı, beğendim. Yarışmaya çok iyi hazırlanmadım ama yarışmanın zorlayıcı olması güzeldi." şeklinde konuştu.

"Telefondan dinleyerek hazırlandım"

Yarışmaya dinleyerek hazırlandığını dile getiren Esmanur Esen, "Telefondan dinleyerek hazırlandım, yarışma güzeldi. Peygamber Efendimizin hayatıyla ilgili bilmediğim birçok şeyi öğrenmiş oldum. Ailemle paylaştım öğrendiklerimi. Peygamber Efendimize kötü davrandıklarını duyunca kendimi kötü hissettim. Peygamber Efendimize nasıl böyle bir şey yapabilirler diye düşündüm. İnşallah annem ve babamı umreye göndereceğim." dedi. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/02/engel-tanimayan-gorme-engelli-vatandaslar-gonul-gozleriyle-yaristi-3410.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/02/engel-tanimayan-gorme-engelli-vatandaslar-gonul-gozleriyle-yaristi-3410.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/02/engel-tanimayan-gorme-engelli-vatandaslar-gonul-gozleriyle-yaristi-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/02/engel-tanimayan-gorme-engelli-vatandaslar-gonul-gozleriyle-yaristi-3410.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/engel-tanimayan-gorme-engelli-vatandaslar-gonul-gozleriyle-yaristi/7677/</link>
			<pubDate>Sun, 09 Feb 2025 16:35:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Müslümanlar Mescid-i Aksa davası için kenetlenmeli]]></title>
			<description><![CDATA[Peygamber Sevdalıları Derneği Başkanı Kamil Yıldırım, Mescid-i Aksa için tüm Müslümanların mezhep ayrımı gözetmeksizin bu dava etrafında kenetlenmesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dünya Müslüman Âlimler Birliği tarafından ilan edilen "Dünya Kudüs Haftası" bu yıl 23-30 Ocak tarihlerinde idrak ediliyor.

Her sene Recep ayının son haftasında çeşitli etkinliklerle idrak edilen "Dünya Kudüs Haftası" ile Mescid-i Aksa ve Filistin için farkındalık oluşturulup, halkın bilinçlendirilmesi hedefleniyor.

İLKHA muhabirine konuşan Bursa Peygamber Sevdalıları Derneği Başkanı Kamil Yıldırım, Kudüs ve Mescid-i Aksa davasının bir şuur ve bilinç meselesi olduğunu belirterek, Mescid-i Aksa'nın yalnızca bir toprak parçası olmadığını vurguladı.

Yıldırım, Mescid-i Aksa'nın Yahudi esareti altında bırakılmasına asla izin verilemeyeceğini ve Filistin davasının, Müslümanların vahdetiyle savunulması gerektiğini söyledi.

"Kudüs ve Mescid-i Aksa davası, bir şuur ve bilinç meselesidir"

Kur'an-ı Kerim'de Peygamber Efendimizin ve sahabelerin hayatında önemli bir şekilde işlenen Mescid-i Aksa'nın önemi, bugün Yahudilerin ve diğer gayrimüslimlerin, Müslümanlara saldırmalarından bir kez daha anlaşıldığını ifade eden Yıldırım, "Mescid-i Aksa, bir toprak parçası değildir ve sadece bir kavme ait değildir. Bu gerçeği, hem çocuklarımıza hem de toplumumuza en güzel şekilde anlatmalıyız. Kudüs ve Mescid-i Aksa davası, bir şuur ve bilinç meselesidir. Bu bilinci topluma en güzel şekilde aktarmak, Müslümanların en önemli vazifesidir." dedi.

"Mescid-i Aksa'nın Yahudi esareti altında bırakılmasına asla müsaade edilemez"

Yıldırım, "Bir insanın canı nasıl mukaddes ise, bir Müslüman da kâfirler tarafından esir edilemez ve bunun tüm Müslümanlar üzerinde bir vebali vardır. Kur'an-ı Kerim'de sabit olan ayetlerle Mescid-i Aksa'nın Yahudi esareti altında bırakılmasına asla müsaade edilemez. Çatışmaların şiddetli olduğu bu zamanda, Mescid-i Aksa'nın, Müslümanların zilletini gösterdiği turnusol kâğıdı haline gelmesi, hiçbir zaman bu kadar açık olmamıştır." diye belirtti.

"Mezhep veya meşrep ayrımı gözetmeksizin tüm Müslümanlar, Mescid-i Aksa davası etrafında kenetlenmeli"

Hiçbir mezhep veya meşrep ayrımı gözetmeksizin tüm Müslümanlar, Mescid-i Aksa davası etrafında kenetlenmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, "Tefrikalara aldırılmamalıdır. Çünkü bunlar tamamen bir siyonist oyunudur. Halkımızın bu gerçeği bilmesi gerekmektedir. Gayrimüslimlerin dahi bu zamanda Filistin davasını savunduğu bir dönemde, Müslümanların mezhep ve meşrep ayrımına düşmeleri büyük bir tezat oluşturuyor. Herhangi bir tefrikaya aldanmadan, Müslümanların vahdetiyle Filistin davasını ittihat çerçevesinde savunmak gerekir." diye konuştu. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/muslumanlar-mescid-i-aksa-davasi-icin-kenetlenmeli-5138.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/muslumanlar-mescid-i-aksa-davasi-icin-kenetlenmeli-5138.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/muslumanlar-mescid-i-aksa-davasi-icin-kenetlenmeli-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/muslumanlar-mescid-i-aksa-davasi-icin-kenetlenmeli-5138.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/muslumanlar-mescid-i-aksa-davasi-icin-kenetlenmeli/7642/</link>
			<pubDate>Wed, 29 Jan 2025 15:41:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Hafızlar toplum için önemli birer ışık kaynağıdır]]></title>
			<description><![CDATA[Evrensel Hafızlar Derneği Genel Başkanı Ali Özdemir, hafızların toplum için önemli birer ışık kaynağı olduğunu belirtti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Evrensel Hafızlar Derneği (EHAD) ve Malatya İl Müftülüğü Gençlik Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen "Dünya Hafızlar Haftası Buluşması" ve "Lafzın Hamili, Mana'nın Amili Gençlik Bilgi Yarışması" ödül töreni, geniş bir katılım ile gerçekleştirildi.

Program, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından sinevizyon gösterimleri ile devam eden etkinlik, katılımcılara manevi bir atmosfer sundu. 

Etkinliğin açılış konuşmasını, EHAD Malatya Şube Başkanı Hafız Mehmet Küçükaydın yaptı.

"Hafızlar toplum için önemli birer ışık kaynağıdır"

Daha sonra Hafızların abisi olarak kürsüye çıkan EHAD Genel Başkanı Ali Özdemir, hafızlığın önemine dair bir konuşma yaparak, hafızların sadece Kur'an-ı ezberlemekle kalmayıp, aynı zamanda onun mesajını yaşamaları gerektiğini belirtti. Özdemir, hafızların toplum için önemli birer ışık kaynağı olduğunu vurgulayarak, gençleri bu kutsal görevde daha da başarılı olmaya teşvik etti.

"Her hafız, yürüyen bir Kur'an'dır"

Programda bir konuşma yapan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise "Her hafız, yürüyen bir Kur'an'dır" diyerek hafızların taşıdığı değerin altını çizdi ve bu nimetin kıymetinin bilinmesi gerektiğini vurguladı. Hafızların gönlündeki yerinin ayrı olduğunu belirten Er, programa katılan öğrencilere başarılarının devamını dileyerek konuşmasını sonlandırdı.

Daha sonra, İl Müftü Yardımcısı Ali Kazcı, Müddesir Suresi'nin ilk dört ayetine değindi ve bu ayetlerin manasına dair katılımcılara bilgi verdi. 

EHAD Genel Başkanı Ali Özdemir, görme engelli olan ve hafızlık yapan Leyla Kalkan ve hafızlık hocası Medine Kaya'ya hediyelerini teslim ederek, kentteki diğer görme engelli öğrencileri ile hasbihal ederek başarılarının devamını diledi.

Programa; EHAD Genel Başkanı Ali Özdemir, Vali Yardımcısı Ahmet Korkmaz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İl Müftüsü Ramazan Dolu, İl Müftü Yardımcıları, Yeşilyurt İlçe Müftüsü Dr. Hüseyin Bayrak, Battalgazi İlçe Müftüsü Dr. Hüseyin Vuruşkan, din görevlileri ve hafızlık eğitimi gören 500'e yakın öğrenci katıldı. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/hafizlar-toplum-icin-onemli-birer-isik-kaynagidir-2281.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/hafizlar-toplum-icin-onemli-birer-isik-kaynagidir-2281.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/hafizlar-toplum-icin-onemli-birer-isik-kaynagidir-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/hafizlar-toplum-icin-onemli-birer-isik-kaynagidir-2281.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/ehad-genel-baskani-ozdemir-hafizlar-toplum-icin-onemli-birer-isik-kaynagidir/7628/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Jan 2025 22:47:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Son yapılan anlaşma hakkında yazarlar neler söylüyor?]]></title>
			<description><![CDATA[Araştırmacı-Yazar Mustafa Kasadar, dünya siyonizminin yıkılışının başladığını, israil'in sahte zaferlerinin sona erdiğini belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gazze Dayanışma Platformu tarafından, Gazze mücahitlerinin ateşkes zaferi nedeniyle bir etkinlik düzenlendi.

Ulu Camii Orhangazi Parkı'nda düzenlenen etkinlik, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Daha sonra etkinliğe konuşmacı olarak katılan Mustafa Kasadar, bir konuşma gerçekleştirdi.

"siyonistlerin nefesleri tükendi"

Bütün dünyayı esir almış bir büyük güce karşı 15 aydır şanlı bir direniş gösteren mücahitlerin ve tüm Gazze halkının büyük bir zafere imza attığını belirten Kasadar, "siyonistlerin artık daha fazla yol alacak takatleri kalmadı. Nefeslerini kesildi ve anlaşmayı kabul ettiler. Gazze halkının ve mücahitlerin nefesi tükenmedi. Ama siyonistlerin nefesleri tükendi. Yaşananlar, Rabbimizin bu asırda açık bir zaferidir." diye belirtti.

"Dünya siyonizminin yıkılışı başladı"

Bugünün, siyonistlerin hâkimiyetinin son bulduğu bir başlangıç olduğunu vurgulayan Kasadar, "Onun için Gazze'de yaşananlar sadece bir barış anlaşması değil, aynı zamanda dünya siyonizminin de yıkılışının başlangıcıdır. Gazze direnişi bizlere iki şeyi apaçık gösterdi. Zaaf tarafımızı, güçlü yönümüzü gösterdi. İki milyarlık Müslümanlar olarak Gazze'ye siyonistlerin müsamahası dışında bir şişe su sokamadık. Bu kadar zayıf durumdayız. Gazze'deki mücahitlerin sayısının 30 bin olduğu söyleniyor. Karşısında israil 390 bin kişilik ordu hazırladı. Yetmedi, ABD, İngiltere, Fransa uçak gemileri geldi. Ama Gazze düşmedi. İşte bu, imanın gücünün zaferidir. Az grubun her asırda çok kalabalıklara karşı zafer kazandığının günümüzde ispatıdır." dedi.

"israil'in artık kazanmış olduğu sahte zaferlerin devri sona erdi"

Kâfirlerin İslam dünyasına hükmettiği günlerin artık geride kaldığını söyleyen Kasadar, "Dört yıl önce Afganistan'dan zaferi aldık. İkinci müjdeyi Suriye'den aldık. Bundan sonra israil'in artık sahte düşmanlarla yaptığı savaş ve kazanmış olduğu sahte zaferlerin devri sona erdi. Suriye'den açılacak büyük bir cephe, israil'i yok edecektir. israil, 1948 ve 1967'de etrafında bulunan Suriye, Mısır, Irak ve Ürdün'ü tek başına yeniyordu. Şimdi daha güçlü olan Gazze'yi yerle bir eden israil, niye zafer kazanmadı? Çünkü eski zaferleri, sözde Müslüman ülkelerin o günkü devlet başkanlarının israil'e peşkeş çekmeleridir. Bu nedenle bunlar hepsi sahte zaferlerdir. İlk kez Gazze'de mücahitlerin karşısında ilk ciddi, satılmamış bir savaşla karşılaştı ve perişan oldular. Büyük israil projesi bitmiştir. israil bundan sonra nasıl genişleyeceğini değil, nasıl yaşayacağını hesaplayacaktır." diye konuştu.

Program, yapılan dua ile sona erdi. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/son-yapilan-anlasma-hakkinda-yazarlar-neler-soyluyor-6744.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/son-yapilan-anlasma-hakkinda-yazarlar-neler-soyluyor-6744.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/son-yapilan-anlasma-hakkinda-yazarlar-neler-soyluyor-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/son-yapilan-anlasma-hakkinda-yazarlar-neler-soyluyor-6744.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/son-yapilan-anlasma-hakkinda-yazarlar-neler-soyluyor/7597/</link>
			<pubDate>Sun, 19 Jan 2025 21:40:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Gazze halkının direnişi tarihi bir başarıdır]]></title>
			<description><![CDATA[Akademisyen Ahmet Ceylan, Gazze'de yaşanan büyük yıkıma rağmen Gazze halkının direnişinin tarihî bir başarı olduğunu vurguladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İşgalci siyonistlerin, Gazze Şeridi'ne yönelik soykırım savaşı 467 gündür sürerken, dün akşam ateşkes anlaşmasına varıldığı açıklandı.

Mardin Artuklu Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi aAkademisyen Ahmet Ceylan, siyonist rejim ile HAMAS arasında varılan ateşkes anlaşması ve sonrası sürece dair İLKHA'ya değerlendirmelerde bulundu.

Ceylan, Gazze'deki insani yıkımı, ateşkesin arka planını ve bölgenin geleceğine dair beklentilerini dile getirerek, siyonist rejimin, HAMAS'ın sunduğu maddeleri kabul etmekle başarısızlığını kabul ettiğini ifade etti.

HAMAS ile siyonist rejim arasında varılan ateşkes anlaşmasının barış anlamına gelmediğini vurgulayan Ceylan, "Her ateşkes, yalnızca fiili çatışmaların durdurulması anlamına gelir. Barış, çok daha farklı bir süreçtir ve uzun vadeli müzakerelerle mümkündür. Şu anda bu tür bir barış beklentisinden oldukça uzağız. Tarihte hiçbir savaş sonsuza dek sürmemiştir; ya taraflardan biri pes eder ya da iki taraf da yorgun düşüp belli ilkelerde anlaşmaya çalışır. Fakat şu an bölgedeki şartlar bu tür bir uzlaşı için uygun değil." dedi.

Ateşkesin arka planında hangi güçlerin yer aldığına dair açıklamalarda bulunan Ceylan, "Trump ve Biden, bu ateşkesi kendi başarısı olarak lanse ediyor. Trump, 'İki tarafa da baskı yaptım, kabul ettirdim' ifadelerini kullandı. Ancak daha önceki açıklamalarında bölgeyi tehdit eden ve israil'i cesaretlendiren açıklamalarda bulunmuştu. 'Orayı cehenneme çevirin' gibi sözler sarf ettiğini hatırlıyoruz. Bu tehditler, anlamsız ve gereksizdi. Çünkü israil, zaten Gazze'yi yakıp yıkıyordu. Böyle bir durumda yeni bir ateşkes sürecine ulaşmak kaçınılmazdı ama israil'in şartları kolay kolay kabul edeceğini düşünmüyordum." şeklinde aktardı.

"Ateşkes anlaşması, HAMAS açısından büyük bir başarıdır"

Ceylan, ateşkes anlaşmasında yer alan maddelere de değinerek, "israil, Selahaddin ve Philadelphi koridorunu terk etmeyi kabul etti. Bu gerçekten şaşırtıcı.  Çünkü bu tür maddeler, israil'in kolay kolay kabul edemeyeceği şartlardı. Gazze'nin yönetimine karışmayacaklarını beyan ettiler, bu da HAMAS'ın Gazze üzerindeki etkisinin devam edeceğini gösteriyor. HAMAS açısından bakıldığında bu büyük bir başarıdır. Ancak Gazze halkı açısından savaşın yıkıcı etkilerini göz ardı etmemek gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Gazze halkının soykırıma, imanın vermiş olduğu güçle göğüs gerdiğini aktaran Ceylan, "Savaş yıkımdır, kazananı olmaz. Gazze halkı büyük bir acı yaşadı. 46 binin üzerinde insan şehit oldu. Şehit olan çocuk sayısı 20 bine, kadın sayısı ise 13 bine yaklaştı. Yaralı ve kayıp insan sayısı düşünüldüğünde bu rakam 200 bini aşıyor. Gazze'nin nüfusunu 2 milyon olarak kabul edersek, neredeyse her 10 kişiden biri ya şehit olmuş ya yaralanmış ya da kayıptır. Bu akıl almaz bir yıkım. Fiziki olarak Gazze'de ayakta kalmış bina neredeyse yok. Bu binaların yeniden inşası yıllar alacak ve milyarlarca dolarlık bir maliyet gerektirecek." şeklinde ifade etti.

"Gazze'ye yardım konusunda uluslararası toplumun ciddi bir çaba göstermesi gerekiyor"

Gazze'ye yapılacak olan yardımlar ile ilgili olarak Ceylan, "Anlaşmaya göre Gazze'ye günlük 600 tır yardım yapılacak. Ancak bu yardımların yaraları sarmakta ne kadar etkili olacağı tartışılır. Savaş öncesinde Gazze'nin günlük ihtiyacı 500 tırdı. Şimdi 100 tır daha fazla gönderilecek ama bu bile yıkılan binaların inşaat malzemesini karşılamaktan uzak. Bölgedeki insani kriz öylesine büyük ki, sadece temel ihtiyaçları karşılamak için bile uluslararası toplumun ciddi bir çaba göstermesi gerekiyor." dedi.

Ceylan, siyonist rejimin güvenilmez bir terör devleti olduğunu belirterek, "israil, güvenilmez bir terör devletidir. Ateşkes maddelerini kabul eder gibi yapıyor ama bir yandan da bombardımana devam ediyor. Netanyahu, 'Gazze hükümeti önce şartları kabul ettiğini duyursun, sonra onaylarım' diyor ve sürekli olarak süreci zora sokmaya çalışıyor. israil'in bu tutumu, verdiği sözlere bağlı kalmayacağını bir kez daha gösteriyor." ifadelerinde bulundu.

Ceylan, Gazze'de yaşanan savaşın kahramanının Gazze halkı olduğunu vurgulayarak, "Bu savaşın kahramanı Gazze halkıdır. Bombardıman altında, yıkımın ortasında büyük bir dirayet gösterdiler. Başka bir halk olsaydı belki orayı terk ederdi ama Gazze halkı vatanına sahip çıktı. Bu özgürlük tutkusu ve iman gücü, Gazze'yi ayakta tutuyor. Ancak Gazze'nin yeniden ayağa kalkması için büyük bir dayanışmaya ve uluslararası yardıma ihtiyaç var. İslam dünyasına ve insanlığa çağrım, Gazze'ye yardım etmeleridir. Bu direniş sadece Gazze'nin değil, insanlığın onuru için verilmiş bir mücadeledir." şeklinde kaydetti. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/gazze-halkinin-direnisi-tarihi-bir-basaridir-5597.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/gazze-halkinin-direnisi-tarihi-bir-basaridir-5597.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/gazze-halkinin-direnisi-tarihi-bir-basaridir-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/gazze-halkinin-direnisi-tarihi-bir-basaridir-5597.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/gazze-halkinin-direnisi-tarihi-bir-basaridir/7575/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Jan 2025 21:08:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bence affeder, gel konuş istersen pankartı Şanlıurfa'da dikkat çekiyor]]></title>
			<description><![CDATA[Yusuf Paşa Camii önüne asılan "Bence affeder, gel konuş istersen" yazılı pankart, Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesindeki vatandaşların ilgi odağı oldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sarayönü Caddesi'nde Yusuf Paşa Camii önüne asılan "Bence affeder, gel konuş istersen" yazılı pankart beğeniyle karşılandı. Vatandaşlar, pankartın fotoğrafını çekerek sosyal medyada paylaştı.

Pankartın, cami imamı Bahri Çiftçi ve müezzinler tarafından asıldığı öğrenildi. 

Çiftçi, pankartın özellikle gençleri camiye çekmek amacıyla hazırlandığını belirtti. Sosyal medyada gördükleri bir fikri uyarladıklarını ifade eden Çiftçi, "Gençleri özendirmek istedik. Olumlu tepkileri görünce kendimizce uyguladık." dedi.

Çiftçi, "Buraya ayet de yazabilirdik ama samimi bir dil kullanarak gençleri camiye davet etmeyi amaçladık. Halkın ilgisi bizi çok mutlu etti," ifadelerini kullandı.

Oluşturulan pankart, Şanlıurfa'da toplumsal farkındalık açısından olumlu karşılandı.

HÜDA PAR Eyyübiye İlçe Başkanı Mehmet Emin Baytar ve beraberindeki heyet de pankartın önünde fotoğraf çekti.

Baytar, "Şu da bilinmeli ki ben tövbe edip yürekten inanan ve iyi işler yapan, sonra da doğru yolda sebat eden kimselere karşı çok bağışlayıcıyım, Tâ-Hâ,82. Gönüllere dokunan bu anlamlı çalışma için Bahri ve Salih hocalarımıza teşekkür ederiz. Sen de dene, pişman olmazsın." dedi. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/bence-affeder-gel-konus-istersen-pankarti-sanliurfada-dikkat-cekiyor-2019.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/bence-affeder-gel-konus-istersen-pankarti-sanliurfada-dikkat-cekiyor-2019.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/bence-affeder-gel-konus-istersen-pankarti-sanliurfada-dikkat-cekiyor-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/bence-affeder-gel-konus-istersen-pankarti-sanliurfada-dikkat-cekiyor-2019.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/bence-affeder-gel-konus-istersen-pankarti-sanliurfa-da-dikkat-cekiyor/7525/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Jan 2025 13:27:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Batı ve iç tehditlerle aile kurumu sarsılıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Aile yapısının son derece büyük, planlı ve organize saldırılara uğradığını vurgulanırken, bu saldırıların toplumun değerlerine ve inançlarına zarar vermek amacıyla yapıldığı ifade ediliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Aile kurumunun dokunulmazlığını savunan Ezer, inanç ve ahlak sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Aileyi tehdit eden tüm iç ve dış saldırılara karşı, İslam'ın ışığında bir duruş sergilemenin, aileyi korumanın ve geleceği sağlam temeller üzerine inşa etmenin tek yolu olduğunu belirten Ezer, aile kurumunun teminat altına alınmasının ancak batının yozlaşmış kültürlerinden arındırılmış bir toplumla mümkün olabileceğini söyledi.

 

Hatice Ezer

"Aile, saldırıların hedefi haline gelmiş durumda"

Aile kurumunun özellikle yerel karanlık odaklar tarafından daha da zayıflatıldığına işaret eden Ezer, "Toplumumuzun temel yapısı olan aile; son yıllarda büyük, planlı ve organizeli saldırıların hedefi haline getirilmiştir. Bu saldırıların, artık aleni ve her zeminde yapılıyor olması; bu karanlık odakların bozgunculuklarında çok ciddi tahribatlara yol açtıklarının bir sonucudur. Biz Müslümanların da bu işe çok bilinçsizce çanak tutmamızın bir sonucu olarak ailenin temel yapısı artık iyice sarsılmış durumdadır." dedi.

"İç ve dış karanlık odakların ilk işi, aile kurumunu etkisiz hale getirmektir"

Batılılaşma sürecinin aile yapısını hedef alan saldırıların ilk adımını oluşturduğunun altını çizen Ezer, "Batılılaşma macerasıyla, dışarıdan tasarlanan saldırıların yerelde bazı karanlık mihraklarca destek sağlanması, ifsadın ilk adımı olarak karşımıza çıkmaktadır. İçeriden zihni işgal edilmiş olanların, dış saldırılardan daha gaddarca aile kurumunu hedefe koymaları hiç de şaşırtıcı değildir. Zira kraldan çok kralcı bir aşağılık kompleksiyle yerli taşeronlar, aile kurumunu kendi ifsat projelerinin önünde en büyük olarak gördüler. Bunun yok edilmesi veya etkisiz hale getirilmesi, iç ve dış karanlık odakların ilk işi haline getirildi." diye konuştu.

"Dizi ve filmlerle düşmanlaştırılan aile kurumu, saldırıların açık hedefi haline getirildi" 

Medya ve televizyon dizilerinin de aile kurumuna yönelik saldırılarda önemli bir rol oynadığını vurgulayan Ezer, şöyle devam etti:

"Televizyon dizileri ve filmlerle ahlaksızlık normalleştirilmeye, gayrı meşru birliktelikler günlük hayatın bir parçasıymış gibi dayatmaya başladılar. Açık saçıklıkla, kadını kişiliksizleştirmeye, özgürlük adı altında izzet ve onurundan uzaklaştırmaya ve tüketim çılgınlığıyla kapitalizmin iradesiz bir piyonu haline getirmeye başladılar. Bu dizi ve filmlerde, inanç değerleri ve kültürel bağlılık ötekileştirilmeye, aşağılamaya ve düşmanlaştırılarak saldırıların açık hedefi haline getirildi."

"İstanbul Sözleşmesinden sonra aile kurumunun devlet eliyle yok edilme süreci başladı"

İlahiyatçı Hatice Ezer, İstanbul Sözleşmesi ve bu sözleşmeye dayalı yasal düzenlemelerin aile kurumunu yok etme amacına hizmet ettiğini savundu. Ezer, "Dışarıdan dayatılan 'İstanbul Sözleşmesi' ve içeriden bu sözleşmeye uydurulan yasal düzenlemeler ise aile kurumunun toptan yok edilmesi için devlet gücünün 'bir silah olarak' kullanılması sağlandı. Bu sözleşmeden sonra, aile kurumu daha açık bir şekilde ve artık devlet eliyle yok edilme süreci başladı. Zaten dizi ve filmler, bütün insanımızı ifsat ederken; bu tür sözleşmelerle, daha önce çatırdamaya başlayan aile kurumu tümden ahlaksızlık, geçimsizlik ve boşanmaların konuşulmaya başlandığı bir sancılı yer haline gelmeye başladı." ifadelerini kullandı.

"Üretilen içeriklerle aile kurumunun gereksizliği işlendi"

Sosyal medya platformlarının, ahlaksızlıkların hızla yayıldığı, gayrı meşru anlayışların özendirildiği alanlar haline geldiğini söyleyen Ezer, "Üretilen içerikler İslami ve insani tüm değerlerimizin hayatımızdan çıkarılması ve aile kurumunun gereksizliği işlenerek, gayri meşru birliktelikler özendirilmeye başlandı. Artık herkesin cebinde taşıdığı telefonla bütün bu ifsat ve fıtrat dışı iğrençliklere ulaşma imkânı var." dedi. 

"Eğitim sistemimiz 'defolu insan yetiştirme' fabrikası gibi iş görüyor"

Eğitim sistemini de eleştiren Ezer, "Eğitim sistemimiz ise inanç ve manevi değerler noktasında adeta 'defolu insan yetiştirme' fabrikası gibi iş görmektedir. Bu sistemde olabildiğince batı değerleri övülmekte, iflas etmiş ve çoktan kokuşmaya başlamış ahlak sistemi, ahlaksızlığı dayatılmaktadır. Batıda uzun zaman önce yok edilen aile kurumu, eğitim sistemi de payanda yapılarak, şimdi de aile yapımızın yok edilmesi için özel gayretler sarf edilmektedir." şeklinde konuştu.

"Planlanmış saldırılar, aile kurumumuzu ciddi anlamda tahrip ediyor"

Aileyi korumak için Müslümanca bir duruş sergilemenin önemine dikkat çeken Ezer, şunları söyledi:

"Yüzlerce hatta binlerce saldırının bir anda aile kurumuna yönetilmiş olması hiçte tesadüf değildir. İşte saydığımız ve daha sayamadığımız bu planlanmış saldırıların; aile kurumumuzu ciddi anlamda tahrip ettiğini ve hedeflerinin bu ulvi kurumun tamamen ortadan kaldırılıncaya kadar devam edeceklerini bilmemiz gerekir. Abartılı düğün masrafları, anlamsız ve yersiz yüksek tutulan beklentiler; zaten saldırı altında olan aileyi, daha da kurulamaz hale getirmektedir." 

"Özümüz olan inancımızı, yeniden hayatımıza hâkim kılmalıyız"

Aile kurumunun, inanç, değer yargıları, örf ve adetlerle desteklenerek yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurgulayan Ezer, "İşte bütün bu ifsat projeleri ve planlı saldırılar karşısında, mümince bir duruş sergilememiz lazımdır. Şimdiye kadar hangi batı değeri, yardımı ve projesi bizim derdimize çare olmuş ki, aile kurumuna saldırılarından da emin olalım. Unutmayalım ki, inancımız, değer yargılarımız, örf ve adetlerimiz bizi daha şahsiyetli bir bireye, daha sağlıklı bir aile yuvasını ve daha izzetli bir hayatı vaat etmektedir. Özümüz olan inancımızı, yeniden hayatımıza hâkim kılmalıyız." dedi. 

"Batının kokuşmuş ahlaksızlığını, mümince ayağımızın altına aldığımız gün aile kurumumuzun da teminat altına alındığı gün olacaktır"

"İnancımızın bir pratiği olan 'ahlak sistemimizi' ısrarla, azim ve kararlılıkla yaşamak için seferber olmalıyız" diyen Ezer, son olarak şu ifadeleri kullandı:

"İzzet ve onurumuzun, geleceğimizin ve mutlu bir yaşantının mekânı olan 'aile kurumunun dokunulmazlığını' en ön planda tutarak hassasiyetimizi ortaya koymalıyız. İnancımız bizim kimliğimizdir. Aile kurumunu da bu çerçevede değerlendirmeli, özellikle gençlerimizin inançları doğrultusunda evlilikleri düşünmeli ve yuva kurma hassasiyetleri bu manevi atmosfer çerçevesinde gerçekleşmelidir. İnancımız; başka inanç ve kültürleri taklit etmeyi haram kılmıştır. Dolayısıyla aile kurumumuz inancımızın emrettiği çerçevede yeniden inşa edilmelidir. Anne-babalarımız ve özellikle gençlerimiz; Kur'an ve sünnet zemininde hareket etmeli, onurlu bir şekilde zihni işgallerimizi yok etmeli ve böylece batının kokuşmuş ahlaksızlığını, kültürel değerlerini, iğrenç yaşantılarını mümince ayağımızın altına aldığımız gün aile kurumumuzun da teminat altına alındığı gün olacaktır." (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/bati-ve-ic-tehditlerle-aile-kurumu-sarsiliyor-6223.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/bati-ve-ic-tehditlerle-aile-kurumu-sarsiliyor-6223.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/bati-ve-ic-tehditlerle-aile-kurumu-sarsiliyor-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/bati-ve-ic-tehditlerle-aile-kurumu-sarsiliyor-6223.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/bati-ve-ic-tehditlerle-aile-kurumu-sarsiliyor/7518/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Jan 2025 14:13:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Büyük dava adamı şehid öğretmen: İbrahim Hoca]]></title>
			<description><![CDATA[Büyük dava adamı İbrahim Kızmaz, PKK tarafından katledilişinin 33 yıl dönümünde dava arkadaşları tarafından kabri başında yâd edildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Büyük dava adamı ve İslam tebliğcisi İbrahim Kızmaz Hoca, 33 yıl önce bugün, sadece İslam davasına hizmet ettiği için PKK tarafından katledildi.

Dava arkadaşları ve yakınları tarafından katledilişin 33'üncü yıl dönümünde Mardin'in Nusaybin ilçesindeki kabri başında yâd edilen İbrahim Hoca, sevenleri tarafından bir kez daha hüzünle anıldı.

İbrahim Hoca'nın hayatından kesitler sunan dava arkadaşı Veysi Özel, kendisinin İslam düşmanları tarafından yapılan onca tehdide rağmen davasından asla taviz vermediğini ve cesurca Allah yolunda mücadele ettiğini ifade etti.

Özel, İbrahim Hoca'yı ön plana çıkaran üç özelliğinin çok âlim, cesur ve sosyal olması olduğunu belirterek, "Şehit İbrahim Hoca, çok donanımlı, çok kişilikli bir insandı. Şehit İbrahim Hoca'yı birkaç dakikayla anlatmak gerçekten doğru olmadığı gibi Hoca'yı tanıtamayız da. İbrahim Hoca'yı ön plana çıkaran üç özelliği; çok âlim olması, cesur olması ve bunun yanında çok sosyal olmasıydı. Yaşadığı dönemlerde hiçbir zaman davasından taviz vermeyen bir insandı. İslami bir hizmet anlayışıyla sürekli hareket halindeydi. Şehadetine kadar bu şekilde mücadele içerisindeydi. Ayrıca çok tatlı bir lisana sahipti. Muhatabı çok rahat bir şekilde ikna edebiliyordu. Hayatını mütevazı bir şekilde sürdürmeye çalışıyordu." şeklinde aktardı.

Özel "İbrahim Hoca'nın 1990'larda verdiği mücadele gerçekten de birkaç kelimeyle ifade edilebilecek mücadele değildi. Çünkü o dönemlerde tabir caizse İslamı anlatmak, ateşten gömlek giymek gibi bir durumdu. İslam düşmanlarının onca baskılarına rağmen davasından asla taviz vermedi. Çok tehditlere maruz kalmasına rağmen daha bir aşkla davasını sürdürmeye çalıştı." ifadelerini kaydetti.

İbrahim Hoca, 6 Ocak 1992 yılında Nusaybin'de görev yaptığı okuldan çıktığı esnada PKK elemanları tarafından katledilmişti. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/buyuk-dava-adami-sehid-ogretmen-ibrahim-hoca-6290.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/buyuk-dava-adami-sehid-ogretmen-ibrahim-hoca-6290.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/buyuk-dava-adami-sehid-ogretmen-ibrahim-hoca-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/buyuk-dava-adami-sehid-ogretmen-ibrahim-hoca-6290.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/buyuk-dava-adami-sehid-ogretmen-ibrahim-hoca/7514/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Jan 2025 14:06:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Üç aylar mesajı yayınlayan Umut Kervanı hizmetlerin süreceği belirtildi]]></title>
			<description><![CDATA[Üç aylar ve Regaip Gecesi münasebetiyle yayımlanan mesajda mevsimin ümmet coğrafyası için hayırlara vesile olması dileğinde bulunuldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kurtaran, Rahmet ve bereket kapılarının sonuna kadar açıldığı, duaların kabul olduğu üç aylara ve mübarek Regaip Gecesi'ne bizleri ulaştıran rabbimize hamdolsun. Bu mübarek gecede kalbimiz, siyonistlerin soykırımına uğrayan ve bombalar altında yaşam mücadelesi veren Gazzeli kardeşlerimiz, Suriye'de yuvalarını kaybetmiş aileler, Lübnan'da yerinden edilmiş mazlumlar ve dünyanın dört bir yanında zulme uğrayan mazlum kardeşlerimiz ile çarpıyor. Umut Kervanı olarak mazlum coğrafyalara umut taşımak, yaralarını sarmak ve kardeşliğimizi pekiştirmek için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Rabbimiz üç aylar ve Regaip Gecesi'nin hürmetine tüm mazlumların acılarını dindirsin. Dünyamıza barış, esenlik ve huzur nasip etsin. Dualarımız başta Gazze olmak üzere tüm İslam coğrafyasındaki kardeşlerimiz içindir. Üç aylar ve Regaip gecesinin ümmet için hayırlara vesile olmasını rabbimizden niyaz ederiz." dedi. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/uc-aylar-mesaji-yayinlayan-umut-kervani-hizmetlerin-surecegi-belirtildi-1422.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/uc-aylar-mesaji-yayinlayan-umut-kervani-hizmetlerin-surecegi-belirtildi-1422.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/uc-aylar-mesaji-yayinlayan-umut-kervani-hizmetlerin-surecegi-belirtildi-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/uc-aylar-mesaji-yayinlayan-umut-kervani-hizmetlerin-surecegi-belirtildi-1422.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/uc-aylar-mesaji-yayinlayan-umut-kervani-hizmetlerin-surecegi-belirtildi/7493/</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jan 2025 13:55:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Mekke'nin Fethi için Şanlıurfa'da program gerçekleştirildi]]></title>
			<description><![CDATA[Mekke'nin fetih yıl dönümü münasebetiyle Şanlıurfa Peygamber Sevdalıları Derneği tarafından program düzenlendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa Peygamber Sevdalıları Derneği'nin Karaköprü Temsilciliği tarafından Mekke'nin fethinin 1393. yıl dönümü münasebetiyle bir program düzenlendi.

Sunuculuğunu İlyas Çelik'in yaptığı program, Yusuf Yılmaz'ın Kur'an'ı Kerim tilavetiyle başladı. Program, sinevizyon gösterisiyle devam etti.

Günün anlam ve önemine değinen konuşmacı Mehmet Emin Baytar, Mekke'nin fethi ve gençlerin çıkaracağı dersler ile ilgili açıklamada bulundu.

Okunan ilahi ve şiirlerle devam eden program; İbrahim Halil Aksoy'un okuduğu dua ile son buldu. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/mekkenin-fethi-icin-sanliurfada-program-gerceklestirildi-7552.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/mekkenin-fethi-icin-sanliurfada-program-gerceklestirildi-7552.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/mekkenin-fethi-icin-sanliurfada-program-gerceklestirildi-thumb_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/mekkenin-fethi-icin-sanliurfada-program-gerceklestirildi-7552.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/mekke-nin-fethi-icin-sanliurfa-da-program-gerceklestirildi/7491/</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jan 2025 11:16:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Mekke'nin Fethi için Şanlıurfa'da program gerçekleştirildi]]></title>
			<description><![CDATA[Mekke'nin fetih yıl dönümü münasebetiyle Şanlıurfa Peygamber Sevdalıları Derneği tarafından program düzenlendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa Peygamber Sevdalıları Derneği'nin Karaköprü Temsilciliği tarafından Mekke'nin fethinin 1393. yıl dönümü münasebetiyle bir program düzenlendi.

Sunuculuğunu İlyas Çelik'in yaptığı program, Yusuf Yılmaz'ın Kur'an'ı Kerim tilavetiyle başladı. Program, sinevizyon gösterisiyle devam etti.

Günün anlam ve önemine değinen konuşmacı Mehmet Emin Baytar, Mekke'nin fethi ve gençlerin çıkaracağı dersler ile ilgili açıklamada bulundu.

Okunan ilahi ve şiirlerle devam eden program; İbrahim Halil Aksoy'un okuduğu dua ile son buldu. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/mekkenin-fethi-icin-sanliurfada-program-gerceklestirildi-5614.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/mekkenin-fethi-icin-sanliurfada-program-gerceklestirildi-5614.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/mekkenin-fethi-icin-sanliurfada-program-gerceklestirildi-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2025/01/mekkenin-fethi-icin-sanliurfada-program-gerceklestirildi-5614.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/mekke-nin-fethi-icin-sanliurfa-da-program-gerceklestirildi/7490/</link>
			<pubDate>Wed, 01 Jan 2025 11:16:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Cami aşkı imrendiren down sendromlu genç]]></title>
			<description><![CDATA[Down sendromlu olan Gaziantep'te yaşayan 28 yaşındaki Emre Lök'ün camiye olan bağlılığı, çevresinden takdir topluyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Her vakit namazında camiye giden down sendromlu Emre Lök, cami imamı ve cami cemaati tarafından "caminin gülü" olarak nitelendiriliyor.

Gaziantep'in Şahinbey ilçesinde bulunan Osmanlı Camii'ne namaz vakitlerinde gidip kendine özel diktirilen cübbesini giyen Lök, camiyi çok sevdiğini söyledi.

"Camimizin gülüdür"

İmam Ökkeş Bahri Doğan, Emre'nin camiye ayrı bir hava kattığına değinerek, "Diyanet İşleri Başkanlığımızla, müftülüğümüzün yürütmüş olduğu Engelliler Haftası münasebetiyle iki yıl önce tanıştığımız Emre kardeşimizi camiye davet ettik. Zaten kendisi annesiyle namaz kılmayı çok seviyormuş. Şimdi günlük camimize gelir, cemaatin arasına katılır, beraberce namaz kılarız. Son duayı muhakkak emre yapar, bu cemaatin çok hoşuna gider. Hatta özel cübbe ve elbise diktirdim Cuma günleri minbere beraber çıkarız. Ben hutbe okurum, o dua eder. Cemaatimiz bundan çok memnun kalır. Allah kendilerinden razı olsun, camimize gelmesinden çok memnumuz, kendisi camimizin gülüdür, o olmazsa olmaz." dedi.

"Ezan okunduğunda yemeği bırakıp camiye gider"

Emre'nin ilk çocuğu olduğunu dile getiren anne Ülger Lök, "Beş vakit namazını kılıyor. Evdeyken ezan okunduğu zaman abdest alır, yemek yiyorsa bile yemeğini bırakır camiye koşar, namazını kılar." ifadelerini kullandı.

Cami cemaatinden Galip Ayık ise "Emre kardeşimiz ile dükkanın önünden sürekli camiye gitmesi sonucu tanıştık. Hocamız, yapmış olduğu etkinlikler ve programlarla gençlerimizi bir araya getiriyor. Sıkıntısı olan kişiler için yapılan güzel sohbetler moralleri üst seviyeye çıkarıyor camide. Böyle faaliyetler yaptığı için buradan hocamıza çok teşekkür ediyoruz. Emre kardeşimize beş vakit dükkanımızın önünden geçip bize selam verip dinimizi sevdirdiği için teşekkür ediyoruz." şeklinde konuştu. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/cami-aski-imrendiren-down-sendromlu-genc-8671.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/cami-aski-imrendiren-down-sendromlu-genc-8671.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/cami-aski-imrendiren-down-sendromlu-genc-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/cami-aski-imrendiren-down-sendromlu-genc-8671.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/cami-aski-imrendiren-down-sendromlu-genc/7466/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Dec 2024 14:58:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kudüs'ü kurtarmak Kur'an aşkıyla mümkün olur]]></title>
			<description><![CDATA[Yazar Abdullah Yıldız, "Selahaddin-i Eyyubi, Kur'an, namaz ve Kudüs aşığıydı." dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İlçede faaliyet gösteren 15 STK'nın oluşturduğu Zeytinburnu Kardeşlik Platformu, "Gazze'yi Unutma" temasıyla bir program düzenlendi.

Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen programa, ilçe kaymakamı Adem Uslu, ilçe belediye başkanı Ömer Arısoy, siyasi parti yetkilileri, STK temsilciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

"Birliğimizi kaybettiğimizde Kudüs ve Mescid-i Aksa'yı da kaybediyoruz"

Mustafa Öztürk'ün Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşan Yazar Abdullah Yıldız, "Tarihçi İbn Haldun, 'geçmişler geleceğe suyun suya benzediği gibi benzer' der. Bunu Gazze, Kudüs ve Filistin bağlamında düşünürsek geçmişte başına gelenler, her gün yaşamakta olduğu hadiseler çok benzerlik arz eder. Ne zaman İslam alemi, Müslümanlar birlik ve beraberliklerini kaybettiler Mescid-i Aksa'yı, Kudüs'ü, Filistin'i kaybettik. 100 yıl önce de birliğimiz kaybettiğimizde, Osmanlı dağıldığında Kudüs de Mescid-i Aksa da Filistin de elimizden gitti." diye konuştu.

"Ne zaman Halep ayağa kalkarsa Suriye, Şam, ümmet ayağa kalkar"

Selahaddin-i Eyyubi'nin Kudüs'ü fethetmesinde izlediği yol izlenerek ancak yeniden Kudüs'ün, Mescid-i Aksa'nın fethedilebileceğini vurgulayan Yıldız, "Müslümanlar paramparçaydı, 33 beylik vardı. Biz bunlarla uğraşırken papa Urban birleşme çağrısı yapıp Kudüs'ü hedef gösterdi. Yüzbinlerce, milyonlarca geldiler ve baş edemedik. Kudüs'ün işgalinde birkaç gün içerisinde 70 bin Müslüman katledilmişti. Filistin'de görülen manzaralar 1099'da da Kudüs ve civarında yaşanmıştı. Hatta Urfa'ya, Hatay'a, Mısır'a kadar ilerlemişlerdi. Bölgede çok sayıda devletçikler kurmuşlardı. Müslümanlar 88 yıl buna çare bulamamıştı. 40'ıncı yılda İmaduddin Zengi, Urfa'yı haçlılardan alınca İslam dünyasında bir umut ışığı doğdu. Bunu Halep'in, Humus'un, Şam'ın geri alınmasıyla özdeş görüyorum. Tarihler, geçiler ve gelecekler suyun suya benzediği gibi benziyor. Allah'ın izniyle bu gidiş zaferle sonuçlanacaktır. İmamdudin'in en büyük amacı İslam birliğini sağlamaktı ancak bir yıl sonra vefat etti ve yerine oğlu Nureddin Zengi geldi. Arkasından Urfa'daki beyliği Halep'e taşıdı. Halep cihadın başkentidir. Ne zaman Halep ayağa kalkarsa Suriye, Şam, ümmet ayağa kalkar." şeklinde konuştu.

 

"Gençlerimiz Kur'an, namaz ve Kudüs aşkıyla dolmadan Kudüs'ü kurtarmak mümkün olmaz"

Halep'te beyliğini sağlamlaştıran Nureddin Zengi'nin Kudüs'ü fethetmek için çalışmalara başladığını aktaran Yıldız, "Halep'e geldikten sonra Selahaddin-i Eyyubi'nin babası Necmettin Eyyub ve amcası Esedüddin Şirkuh, Nureddin Zengi'nin hizmetine girdiler. O süreç önemli bir şekilde yönetildi ve babası Şam'a vali olarak amcası ordu komutanı olarak görevlendirildi. Selahaddin-i Eyyubi, medrese öğrencisiyken hiçbir namazını kaçırmadığı, hatta namazlarının tamamını cemaatle kıldığı bilinir. Sonradan komutan olduğunda da yaralandığı zaman yine cemaatle namaza devam etmiştir. Kur'an, namaz ve Kudüs aşığıdır. Bu üç aşkı gençlerimize aşılamadan ve bunu ümmet bilinciyle pekiştirmeden Kudüs'ü kurtarmak mümkün olmaz." ifadelerini kullandı.

Selahaddin-i Eyyubi'nin babası tarafından kendisine verilen mektubu Nureddin Zengi'ye götürmesiyle başlayan sürecin Kudüs'ün fethine kadar uzandığını hatırlatan Yıldız, yaşlı bir marangozun Mescid-i Aksa için hazırladığı ve Halep'te bir camide sergilenen minberin hikayesini duyduktan sonra Kudüs'ü fethetmede gülmeyeceğine karar verdiğini, fetih için yapılan çalışmalarla 33 yıl sonra Kudüs'ün fethedildiğini söyledi.

"İhtilafları gündemden kaldıralım, siyonistleri def ettikten sonra sorunlarımızı kardeşçe halledelim"

Yıldız, "Kudüs kan ağlarken, bebeler ölürken, Gazzeliler yetim kalırken nasıl eğlenebiliriz. Selahaddin gerçek manada adanmıştı ve Allah'ın izniyle bu işi başardı. Selahaddin-i Eyyubi İslam birliğini sağlarken 'dostlarıyla uğraşanlar düşmanlarıyla savaşamazlar' demiştir. Öyleyse dostlarımızla uğraşmayalım. Selahaddin-i Eyyubi bir tedbir daha alarak alimleri Şam'da topladı ve konferans düzenledi. Orada, 'asla birbirimizle uğraşmayacağız, sınır savaşları istemiyorum' diyerek ağırlığını koydu. Hocalara da ihtilaflı konuları halkın önünde tartışmamaları gerektiğini söyledi. Bugün ekranlarda, sosyal medyada birbirimizle uğraşıyoruz. İttifakı temin edeceğimiz yerde ihtilafı körüklüyoruz. Öyleyse gelin ihtilafları gündemden kaldıralım. Birliği, kardeşliği bozan, ümmet bilincini zedeleyen, görüş ayrılıklarını körüklemek, birbirimizi tekfir etmek suretiyle Müslüman Müslümanı suçlar hale geldi. Bunları bir kenara bırakalım ve 61 yıllık zulmü yıkan kardeşlerimizden örnek alalım ve siyonistleri def edip sonra sorunlarımızı kardeşçe halledelim. Selahaddin-i Eyyubi bunu sağladı ve namaz ile ilgili problemi de çözerek sefere başladı, Kudüs'ü fethetti." dedi.

"Gazzelilerin eliyle yeryüzü akın akın İslam'a koşacak" 

Allah'u Teâlâ'nın 'sabır ve namazla yardım isteyin' dediğini, başarının ve yardımın buna bağlı olduğunu hatırlatan Yıldız, "Bu konuda hiç kimse Gazzelilerin eline su dökemez. Gazze'de namaz kılma oranı yüzde 90'larda. Gazze'de fer başına düşen hafız sayısının en fazla olduğu yerdir. Sadece şehid Şeyh Ahmet Yasin döneminde 150 bin hafız yetiştirildi. Liderlerin hepsi hafızdı. İsmail Haniyye'den diğerlerine hepsi hafızdı. Boşanma oranı yüzde sıfır. Gazze'de namaz bilinciyle alakalı bir örnek vereyim. 8 yaşında ve babası şehit olan bir çocuk babasının cenazesi üzerinde ağlayarak 'şimdi beni sabah namazına kim götürecek' diye feryat ediyor. Allah'ın izniyle Gazeliler zafer elde edecek. Türkiye ve dünya Müslümanları birlik olacak ve fiilen onların yanında olduğunu gösterecek. Gazzelilerin eliyle yeryüzü, tüm insanlık akın akın İslam'a koşacaklar. Bu başladı ve her gün yüzlerce kişi destansı mücadelelerini inceliyor ve İslam'a koşuyorlar. "diye konuştu.

 

Program, İstanbul Merkez Vaizi Semih Dumlupınar'ın yaptığı dua ile son buldu. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/kudusu-kurtarmak-kuran-askiyla-mumkun-olur-4331.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/kudusu-kurtarmak-kuran-askiyla-mumkun-olur-4331.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/kudusu-kurtarmak-kuran-askiyla-mumkun-olur-thumb_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/kudusu-kurtarmak-kuran-askiyla-mumkun-olur-4331.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/kudus-u-kurtarmak-kur-an-askiyla-mumkun-olur/7449/</link>
			<pubDate>Sun, 22 Dec 2024 10:55:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kudüs'ü kurtarmak Kur'an aşkıyla mümkün olur]]></title>
			<description><![CDATA[Yazar Abdullah Yıldız, "Selahaddin-i Eyyubi, Kur'an, namaz ve Kudüs aşığıydı." dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İlçede faaliyet gösteren 15 STK'nın oluşturduğu Zeytinburnu Kardeşlik Platformu, "Gazze'yi Unutma" temasıyla bir program düzenlendi.

Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen programa, ilçe kaymakamı Adem Uslu, ilçe belediye başkanı Ömer Arısoy, siyasi parti yetkilileri, STK temsilciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

"Birliğimizi kaybettiğimizde Kudüs ve Mescid-i Aksa'yı da kaybediyoruz"

Mustafa Öztürk'ün Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşan Yazar Abdullah Yıldız, "Tarihçi İbn Haldun, 'geçmişler geleceğe suyun suya benzediği gibi benzer' der. Bunu Gazze, Kudüs ve Filistin bağlamında düşünürsek geçmişte başına gelenler, her gün yaşamakta olduğu hadiseler çok benzerlik arz eder. Ne zaman İslam alemi, Müslümanlar birlik ve beraberliklerini kaybettiler Mescid-i Aksa'yı, Kudüs'ü, Filistin'i kaybettik. 100 yıl önce de birliğimiz kaybettiğimizde, Osmanlı dağıldığında Kudüs de Mescid-i Aksa da Filistin de elimizden gitti." diye konuştu.

"Ne zaman Halep ayağa kalkarsa Suriye, Şam, ümmet ayağa kalkar"

Selahaddin-i Eyyubi'nin Kudüs'ü fethetmesinde izlediği yol izlenerek ancak yeniden Kudüs'ün, Mescid-i Aksa'nın fethedilebileceğini vurgulayan Yıldız, "Müslümanlar paramparçaydı, 33 beylik vardı. Biz bunlarla uğraşırken papa Urban birleşme çağrısı yapıp Kudüs'ü hedef gösterdi. Yüzbinlerce, milyonlarca geldiler ve baş edemedik. Kudüs'ün işgalinde birkaç gün içerisinde 70 bin Müslüman katledilmişti. Filistin'de görülen manzaralar 1099'da da Kudüs ve civarında yaşanmıştı. Hatta Urfa'ya, Hatay'a, Mısır'a kadar ilerlemişlerdi. Bölgede çok sayıda devletçikler kurmuşlardı. Müslümanlar 88 yıl buna çare bulamamıştı. 40'ıncı yılda İmaduddin Zengi, Urfa'yı haçlılardan alınca İslam dünyasında bir umut ışığı doğdu. Bunu Halep'in, Humus'un, Şam'ın geri alınmasıyla özdeş görüyorum. Tarihler, geçiler ve gelecekler suyun suya benzediği gibi benziyor. Allah'ın izniyle bu gidiş zaferle sonuçlanacaktır. İmamdudin'in en büyük amacı İslam birliğini sağlamaktı ancak bir yıl sonra vefat etti ve yerine oğlu Nureddin Zengi geldi. Arkasından Urfa'daki beyliği Halep'e taşıdı. Halep cihadın başkentidir. Ne zaman Halep ayağa kalkarsa Suriye, Şam, ümmet ayağa kalkar." şeklinde konuştu.

 

"Gençlerimiz Kur'an, namaz ve Kudüs aşkıyla dolmadan Kudüs'ü kurtarmak mümkün olmaz"

Halep'te beyliğini sağlamlaştıran Nureddin Zengi'nin Kudüs'ü fethetmek için çalışmalara başladığını aktaran Yıldız, "Halep'e geldikten sonra Selahaddin-i Eyyubi'nin babası Necmettin Eyyub ve amcası Esedüddin Şirkuh, Nureddin Zengi'nin hizmetine girdiler. O süreç önemli bir şekilde yönetildi ve babası Şam'a vali olarak amcası ordu komutanı olarak görevlendirildi. Selahaddin-i Eyyubi, medrese öğrencisiyken hiçbir namazını kaçırmadığı, hatta namazlarının tamamını cemaatle kıldığı bilinir. Sonradan komutan olduğunda da yaralandığı zaman yine cemaatle namaza devam etmiştir. Kur'an, namaz ve Kudüs aşığıdır. Bu üç aşkı gençlerimize aşılamadan ve bunu ümmet bilinciyle pekiştirmeden Kudüs'ü kurtarmak mümkün olmaz." ifadelerini kullandı.

Selahaddin-i Eyyubi'nin babası tarafından kendisine verilen mektubu Nureddin Zengi'ye götürmesiyle başlayan sürecin Kudüs'ün fethine kadar uzandığını hatırlatan Yıldız, yaşlı bir marangozun Mescid-i Aksa için hazırladığı ve Halep'te bir camide sergilenen minberin hikayesini duyduktan sonra Kudüs'ü fethetmede gülmeyeceğine karar verdiğini, fetih için yapılan çalışmalarla 33 yıl sonra Kudüs'ün fethedildiğini söyledi.

"İhtilafları gündemden kaldıralım, siyonistleri def ettikten sonra sorunlarımızı kardeşçe halledelim"

Yıldız, "Kudüs kan ağlarken, bebeler ölürken, Gazzeliler yetim kalırken nasıl eğlenebiliriz. Selahaddin gerçek manada adanmıştı ve Allah'ın izniyle bu işi başardı. Selahaddin-i Eyyubi İslam birliğini sağlarken 'dostlarıyla uğraşanlar düşmanlarıyla savaşamazlar' demiştir. Öyleyse dostlarımızla uğraşmayalım. Selahaddin-i Eyyubi bir tedbir daha alarak alimleri Şam'da topladı ve konferans düzenledi. Orada, 'asla birbirimizle uğraşmayacağız, sınır savaşları istemiyorum' diyerek ağırlığını koydu. Hocalara da ihtilaflı konuları halkın önünde tartışmamaları gerektiğini söyledi. Bugün ekranlarda, sosyal medyada birbirimizle uğraşıyoruz. İttifakı temin edeceğimiz yerde ihtilafı körüklüyoruz. Öyleyse gelin ihtilafları gündemden kaldıralım. Birliği, kardeşliği bozan, ümmet bilincini zedeleyen, görüş ayrılıklarını körüklemek, birbirimizi tekfir etmek suretiyle Müslüman Müslümanı suçlar hale geldi. Bunları bir kenara bırakalım ve 61 yıllık zulmü yıkan kardeşlerimizden örnek alalım ve siyonistleri def edip sonra sorunlarımızı kardeşçe halledelim. Selahaddin-i Eyyubi bunu sağladı ve namaz ile ilgili problemi de çözerek sefere başladı, Kudüs'ü fethetti." dedi.

"Gazzelilerin eliyle yeryüzü akın akın İslam'a koşacak" 

Allah'u Teâlâ'nın 'sabır ve namazla yardım isteyin' dediğini, başarının ve yardımın buna bağlı olduğunu hatırlatan Yıldız, "Bu konuda hiç kimse Gazzelilerin eline su dökemez. Gazze'de namaz kılma oranı yüzde 90'larda. Gazze'de fer başına düşen hafız sayısının en fazla olduğu yerdir. Sadece şehid Şeyh Ahmet Yasin döneminde 150 bin hafız yetiştirildi. Liderlerin hepsi hafızdı. İsmail Haniyye'den diğerlerine hepsi hafızdı. Boşanma oranı yüzde sıfır. Gazze'de namaz bilinciyle alakalı bir örnek vereyim. 8 yaşında ve babası şehit olan bir çocuk babasının cenazesi üzerinde ağlayarak 'şimdi beni sabah namazına kim götürecek' diye feryat ediyor. Allah'ın izniyle Gazeliler zafer elde edecek. Türkiye ve dünya Müslümanları birlik olacak ve fiilen onların yanında olduğunu gösterecek. Gazzelilerin eliyle yeryüzü, tüm insanlık akın akın İslam'a koşacaklar. Bu başladı ve her gün yüzlerce kişi destansı mücadelelerini inceliyor ve İslam'a koşuyorlar. "diye konuştu.

 

Program, İstanbul Merkez Vaizi Semih Dumlupınar'ın yaptığı dua ile son buldu. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/kudusu-kurtarmak-kuran-askiyla-mumkun-olur-4840.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/kudusu-kurtarmak-kuran-askiyla-mumkun-olur-4840.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/kudusu-kurtarmak-kuran-askiyla-mumkun-olur-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/kudusu-kurtarmak-kuran-askiyla-mumkun-olur-4840.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/kudus-u-kurtarmak-kur-an-askiyla-mumkun-olur/7448/</link>
			<pubDate>Sun, 22 Dec 2024 10:55:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Evlilikleri kolaylaştırın çağrısı bu defa HÜDA PAR'dan geldi]]></title>
			<description><![CDATA[HÜDA PAR GİK Üyesi Zehra Çiftçi, evliliklerin israftan uzak yapılması gerektiğini belirterek kız annelerine, "kolaylaştırın zorlaştırmayın" hadis-i şerifini düstur edinmeleri çağrısında bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[HÜDA PAR Genel İdare Kurulu Üyesi Zehra Çiftçi, HÜDA PAR Kadın Kolları Başkanlığı adına gerçekleştirdiği açıklamada kız annelerine seslenerek şunları kaydetti:

"Günümüzde gençlerin evlenmesinin önünde en büyük engellerden biri de düğün süreci içerisinde yapılan masraflardır. Bu masrafların yeniden gözden geçirilmesi ve evliliklerin kolaylaştırılması adına kız annelerine bir ricamız olacak!

Bilindiği gibi evlilik hem dünyada hem ahirette huzur ve saadet vesilesidir ama düğünlerde yapılan çeyiz hazırlıkları, mehir miktarları, düğün organizasyonları, mobilya ve ev eşyası alımları bu zorlukları artırmaktadır. Ne yazık ki evlilik hazırlıklarında gereksiz bir lüks ve gösteriş yarışı toplumda yaygın bir hal almış ve evlenme yaşına gelmiş gençlerin evlenmesine engel teşkil etmektedir."

"Nikâhın en hayırlısı, kolay ve külfetsiz olanıdır"

Evlilikte israftan uzak, sadelik ve itidal üzere olmanın önemine değinen Çiftçi, "İslam dini, hayatın her alanında itidali tavsiye eder. İsraf ise Kur'an'da açık bir şekilde yasaklanmıştır. Özellikle evlilik gibi kutsal bir müessesede yapılan israflar, gençlerin hayatlarını daha başlamadan maddi zorluklarla boğar hale getirmiştir. Geçim sıkıntısı çeken gençlere bu yük de yüklenince gençlerimiz evlilikten uzak durur hale gelmiştir. Oysa unutulmamalıdır ki, Allah Resulü (Sallallahu Aleyhi Vesellem), 'Nikâhın en hayırlısı, kolay ve külfetsiz olanıdır' buyurarak müminleri evliliği kolaylaştırmaya teşvik etmiştir. Gerektiğinde demir bir yüzüğün dahi mehir olabileceğini ifade etmesiyle ve kızı Fâtıma'ya hazırladığı mütevazi çeyizle evlenmeyi kolaylaştırma yolunda örnek olmuştur." dedi.

Son yıllarda evliliği zorlaştıran bir başka konuya değinen Çiftçi, mehir konusunda da genç kızlara ve ailelere tavsiyelerde bulundu. 

"Anneler, evlatlarına rehber olmalı"

Çiftçi konuşmasına şöyle devam etti: 

"Mehir, İslam'ın evlilikte emrettiği bir uygulamadır. Ancak bazı ailelerin çok yüksek miktarlarda mehir talep etmesi, evlilikleri zorlaştırmaktadır. Mehir, makul ve ulaşılabilir bir seviyede tutulmalıdır.

Gelinlik, damatlık ve diğer giysilerde marka ve lüks odaklı tercihler, israfın bir başka boyutudur. Bu masraflar, toplumda evlilikle ilgili yanlış bir standart oluşturmakta ve evlenmeyi daha da zorlaştırmaktadır. Gösterişli düğün salonları, abartılı kına geceleri ve misafirlere sunulan gereksiz ikramlar evlilik masraflarını artırmaktadır. Ki bunlar mutlu bir evliliğin garantisi değildir. İsraftan kaçınarak yapılan mütevazı bir evlilik; çiftlerin borçsuz bir hayat sürmesine, evlilik oranlarının artmasına ve bu süreçte yaşanacak muhtemel tatsızlıkların önüne geçmeye vesile olacaktır."

HÜDA PAR Genel İdare Kurulu Üyesi Zehra Çiftçi son olarak, "Annelerin evlatlarına bu süreçte rehber olup; evlilikte kalitenin parayla değil, değerlerle olacağına dair vurgu yapmalıdırlar. Bu minvalde 'kolaylaştırın zorlaştırmayın' hadis-i şerifini düstur edinmelidirler." vurgusu yaptı. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/evlilikleri-kolaylastirin-cagrisi-bu-defa-huda-pardan-geldi-3311.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/evlilikleri-kolaylastirin-cagrisi-bu-defa-huda-pardan-geldi-3311.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/evlilikleri-kolaylastirin-cagrisi-bu-defa-huda-pardan-geldi-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/evlilikleri-kolaylastirin-cagrisi-bu-defa-huda-pardan-geldi-3311.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/evlilikleri-kolaylastirin-cagrisi-bu-defa-huda-par-dan-geldi/7442/</link>
			<pubDate>Fri, 20 Dec 2024 22:03:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Medresenin Geleceği Çalıştayı tamamlandı]]></title>
			<description><![CDATA[Mardin'de "Uluslararası II. Akademi-Medrese Buluşmaları: Medresenin Geleceği Çalıştayı"nda alimler bir araya geldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Mardin Artuklu Üniversitesi, Medrese Âlimleri Vakfı (MEDAV), Diyarbakır İl Müftülüğü, Diyarbakır Dini Yüksek İhtisas Merkezi ve Kadim Akademi'nin iş birliğiyle düzenlenen çalıştay 7 Aralık 2024 tarihinde Diyarbakır'ın Yenişehir İlçesinde yer alan Selahaddin Eyyubi Camii'nde Açılış Programı ile başladı.

Bilim kurulunda Türkiye, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Malezya'dan birçok akademisyenin yer aldığı çalıştayın açılış konuşmalarını, Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar yaptı.

Açılışta konuşan Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar, 2010 yılında Akademi-Medrese Buluşmaları'nın İslam ilim etkinliğiyle modern akademiyi bir araya getirme fikri ile ortaya çıktığını vurguladı. 

Uluslararası Akademi Medrese Çalıştayının birincisini 2022 yılında gerçekleştirdiklerini ifade eden Özcoşar, akademi ve medreseyi birbirine yaklaştırmayı sağlayan bu çalışmaların, farklı düşüncesel ve kurumsal katmanları bir araya getirdiğini ve Batı merkezli bilim anlayışına yönelik eleştirilerle birlikte, İslam ilim geleneğini yeniden canlandırmayı amaçladığını söyleyerek Medrese ve Akademi ilişkisinin önemini açıkladı.

Medrese geleneğinin Osmanlı'dan bugüne kadar yaşadığı krizlere dikkat çekerek konuşmalarını sürdüren Prof. Dr. Özcoşar, medreseyi akademik bir nesne değil, İslam ilim geleneğinin öznesi olarak gördüklerini ifade etti. 

Medresenin geleceği için kurumsal yapılaşmaya devam edildiğini belirten Özcoşar, MEDAV İş birliği ile 2022 yılında düzenlenen ilk çalışmanın sonuç raporlarından öneriler sundu. Çalıştayın ilk faaliyetlerinde, medreselerin mevcut durumu, karşılaşılan zorluklar ve çözüm önerilerinin detaylıca ele alınacağını belirtti. Özcoşar, Akademi-Medrese Buluşmaları'nın tarihçesini, bu çalışmaların başlangıç ​​nedenlerini ve medrese kurumunun geleceğine ilişkin çözüm önerilerini de paylaştı.

Düzenlenen bu çalıştayın, medrese ve akademinin geçmişteki çözümlemelerini gidermeye yönelik önemli bir adım olduğunu söyleyen Özcoşar, medreseyi sadece bir eğitim kurumu değil, İslam medeniyetinin ruhunu taşıyan bir yapı olarak gördüklerini ifade etti.

Bu çalıştayda sunulan bilgilerle akademik bir kaygı veya beklenti taşımadıklarını ifade eden Özcoşar, "Çalışmaların akademik dünya üzerinde bir etkisi olması istiyoruz ama bu çalışmalar sonrasında akademik yayın   elde etme gibi bir amaç gütmüyoruz. Zira medreseleri akademik bir nesne olarak da görmüyoruz. Aksine medreseyi etkili bir özne kılarak akademiye taşınması gereken bir ruhun temsilcisi olarak görüyoruz. Geniş akademik çevrelerden eleştirilere maruz kalsak da "Akademi Medrese Buluşmaları", modern/postmodern akademik beklentilerin çok daha ötesinde çok daha yüce bir gayeye ram olarak yapılan bir faaliyettir." dedi.

Modern bilimin, rasyonel aklın tahakkümüne dayalı bir paradigma ile hakikatin nihai ölçütü olduğunu iddia etmekte ve insanın bu bilgiyle varlığını kontrol edebileceği yanılgısını geliştirmekte olduğunu söyleyen Özcoşar, "Akıl, bütün kifayetsizliğine karşın kendi sınırlarını bilmeye yetecek bir kapasiteye sahiptir. Kısaca sadece akıl kullanılarak, aklın kendisinin tanrı olmadığını anlamaya yetecek bir donanıma sahiptir insanoğlu. Dolayısıyla akademinin, bilimin geldiği noktada tanrıcılık oyunu bir akıl meselesi değil bir nefis meselesidir. Nefis, sadece akılla terbiye edilemez. Nefsi alt etmeye yönelik kendi geleneğimize döndüğümüzde karşımıza çıkan kavram 'Ahlak'tır. Biz ahlaktan yoksun bir modern bilim anlayışının karşısına medreseden ilham alarak bilginin; ilim, irfan, hikmet denkleminde yeniden üretildiği ahlak merkezli bir anlayışı yerleştirmek istedik" ifadeleriyle Medrese geleneğinden ilham alarak bu değerleri geliştirdiklerini aktardı. 

Medresenin İslam bilim geleneğinin sembol kurumu olması, İslamlaşma taleplerinin gerçekleşmesinde akademi-medrese karşılaşmasını önemli bir seçenek hâline getirdiğini belirten Özcoşar, bilim serüveninin iki önemli dinamiği olan Akademi ve Medresenin karşılaştırıldığı bu çalıştaylara devam etme kararlı olduklarını vurguladı.

Medreselerin Geleceğine Dair Somut Öneriler

Prof. Dr. Özcoşar, medreselerin yeniden etkin bir eğitim kurumu haline gelebilmesi için şu önerilere dikkat çekti:

Medreselerin Millî Eğitim Bakanlığı bünyesindeki kurulları aracılığıyla koordine edilmesi,

Medreselerin, vakıflar aracılığıyla eğitim faaliyetlerinin sürdürülmesi,

Verilen eğitimin standartlaştırılarak akredite edilmesi ve resmi olarak tanınmasının sağlanması,

Üniversiteler, özellikle İlahiyat Fakülteleri ile iş birliğinin geliştirilmesi.

2022'de düzenlenen ilk çalışmanın sonuç raporunda medreselerin bir eğitim kurumu olarak MEB ile doğrudan ilişkilendirilmesinin anlamlı sonuçlar doğuracağına, Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilişkilerinin tamamlayıcı ve mesleki bir ilişki düzeyinde sürdürülmesinin faydalı olacağı kanaatine varıldığına değinen Özcoşar, raporda medrese sisteminin kurumsallaşması ve sürdürülebilir eğitim programları için öne sürülen çalışmaların kapsamını belirtti. 

"Medreselerin ruhunu yeniden canlandırmalıyız"

Modern bilim ve medrese anlayışının bozulmamasının önemine dikkat çeken Özcoşar, medreselerin korunmasının ve epistemolojik değerlerinin akademideki durumunun düzeltilmesi gerekliliğini vurguladı. "Medreseler bizim için yalnızca bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda bir ruhun, hikmetin ve ahlakın temsilcisidir" dedi.

İki gün süren çalıştayda, akademisyenler ve medrese temsilcilerinin yanı sıra ulusal ve uluslararası birçok alim sunum yaptı. Çalıştay, medreselerin modern eğitim sistemiyle karşılaştırması ve geleceği hakkında kapsamlı bir yol haritasının önerilmesi için önemli bir platform sundu.

Ayrıca çalıştayda; medreselerin eğitim sistemleri, genel temelleri, modern eğitim sistemleriyle ilişki ve standartlaşma gibi önemli konuların yanında, "Medrese Eğitim Sistemi ve Güncelleme İmkânları", "Modern/Seküler Dönemde Medrese Eğitimi", "Medrese ve Sosyal Bilimler" ile "Medresenin Yasal Zemini" gibi önemli konu başlıkları da masaya yatırıldı. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/medresenin-gelecegi-calistayi-tamamlandi-3877.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/medresenin-gelecegi-calistayi-tamamlandi-3877.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/medresenin-gelecegi-calistayi-tamamlandi-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/medresenin-gelecegi-calistayi-tamamlandi-3877.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/medresenin-gelecegi-calistayi-tamamlandi/7360/</link>
			<pubDate>Mon, 09 Dec 2024 21:07:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İslam ticaret ahlakı, helal kazanç için çalışmayı zorunlu kılar]]></title>
			<description><![CDATA[İslam'ın hayat nizamı olduğuna dikkat çeken Cihan, "Helal kazanç için çalışmak, İslam'ın emrettiği bir yaşam biçimidir." dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Günümüzde gıda denetimlerinin olmasına rağmen, birçok gıda işletmesinde sahtekârlık yapıldığını ve toplumun sağlığının hiçe sayıldığını ifade eden Cihan, "İslam'dan ve Kur'an'dan uzaklaşan toplumlarda haramlar ve kötülükler işlenmektedir. Allah, ticareti helal, faizi ise haram kılmıştır" şeklinde konuştu. 

Ticaret ahlakı: Doğruluk ve dürüstlük

Cihan, İslam'ın ticaret ahlakının dürüstlük ve doğruluk temelinde şekillendiğine dikkat çekerek, "Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), 'Dürüst ve güvenilir tüccar, peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir' buyurmuştur." dedi. İslam'a göre, ticaret yapan bir Müslümanın, helal kazanç için çalışması, ter dökmesi ve emek vermesi gerektiğini belirten Cihan, bu tür çabaların sevap olarak kabul edileceğini ifade etti.

Helal kazanç ve haramdan kaçınma

Cihan, Peygamber Efendimizin helal ve haram konusunda verdiği öğütleri hatırlatarak, "Helalin ve haramın belli olduğunu, şüpheli şeylerden bile kaçınılması gerektiğini vurgulamıştır. Müslümanlar, alışverişte dürüst ve güvenilir olmalı, yalan, hile ve aldatmadan kaçınmalıdır." dedi. Müslümanların, harama tevessül etmemesi gerektiğinin altını çizen Cihan, Cuma namazı vaktinde alışveriş yapmanın haram olduğunu ve rüşvetin de kesinlikle kabul edilemeyeceğini ifade etti.

"İslam'da çalışma ve ticaret ibadet sayılır"

Ahmet Cihan, İslam'da çalışmanın ve helal kazanmanın ibadet sayıldığını belirterek, "İslam, ticaretin evrensel kural ve değerlerini ibadetlerin kuralları gibi kabul etmiştir. Dürüst bir tüccar, cennette peygamberler ve şehitlerle birlikte olacaktır. Bu çerçevede, İslam dini, ticareti, helal kazanç ve dürüstlük üzerine inşa etmiştir." ifadelerini kullandı. Ayrıca, hileli ve yasaklı alışverişlerin, aldatmanın, zorlamanın ve karaborsacılığın kesinlikle yasaklandığını belirten Cihan, Müslümanların toplumu bu tür kötülüklerden korumak için sorumluluk taşıdığını vurguladı.

"Helal kazanç için örnek olmalıyız"

Cihan, toplumun, kötü işlerden ve haram yollardan para kazanmanın yol açtığı zulüm ve sömürüye karşı duyarlı olması gerektiğine dikkat çekerek, "Müslümanlar, kazançlarını doğruluk ve samimiyet üzerine inşa etmelidir. Helâle, iyiye ve temiz gıdalara yatırım yapmalı, harama ve kötülüğe giden yolları kapatmalıdır." dedi.

Cihan, son olarak, "İslam, çalışmayı ve helal kazanç elde etmeyi, toplumu daha adil ve dengeli bir şekilde yönetmeyi emretmektedir. Helal kazanç için çaba sarf edenler, hem dünyada hem de ahirette ödüllendirilecektir." şeklinde konuşarak, Müslümanlara çağrıda bulundu. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/islam-ticaret-ahlaki-helal-kazanc-icin-calismayi-zorunlu-kilar-9844.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/islam-ticaret-ahlaki-helal-kazanc-icin-calismayi-zorunlu-kilar-9844.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/islam-ticaret-ahlaki-helal-kazanc-icin-calismayi-zorunlu-kilar-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/islam-ticaret-ahlaki-helal-kazanc-icin-calismayi-zorunlu-kilar-9844.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/islam-ticaret-ahlaki-helal-kazanc-icin-calismayi-zorunlu-kilar/7341/</link>
			<pubDate>Sat, 07 Dec 2024 16:51:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Gaziantep'te Kur'an-ı Kerim'e geçen çocuklar için etkinlik düzenlendi]]></title>
			<description><![CDATA[Camiye giden ve Gaziantep'te Kur'an-ı Kerim okumayı öğrenen öğrencilere camide etkinlik düzenlendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Naime Dinçoğlu Camii imamı Mehmet Sığırcı, camiye Kur'an-ı Kerim öğrenmek için gelen her bir öğrenciye Kur'an-ı Kerim hediye etti.

Cami imamı Mehmet Sığırcı, Kur'an-ı Kerim öğrenmenin ve okumanın önemine dair yaptığı konuşmasında, "Kur'an, okunan kitap demektir. Dünya tarihinden geçmişten günümüze ve gelecek zamanda Kur'an-ı Kerim kadar okunan hiçbir kitap olmamış ve olmayacaktır. Normal bir kitabı belli bir süre okuduktan sonra bıkarsınız ama ilahi kelam olan Kur'an-ı Kerim'i defalarca okursun her okumanda aşkın daha da depreşir okuma isteğin artar. Bu da Kur'an-ı Kerim'in bir mucizesidir. Kur'an-ı Kerim okunduğu zaman her harfine sevap vardır. Kur'an-ı Kerim hiçbir menfaatin geçmediği kıyamet gününde şefaatçi olacaktır okuyanlar için." dedi. 

Kur'an-ı Kerim okumasını öğrenen öğrenciler camide düzenlenen etkinlikte ezberledikleri hadis ve ayetleri okudu.   Daha sonra salavatlar eşliğinde hayırseverler tarafından alınan Kur'an-ı Kerimler çocuklara hediye edildi. 

Program Peygamber Efendimiz hakkında söylenen ezgiler ve yapılan duanın ardından sona erdi. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/gaziantepte-kuran-i-kerime-gecen-cocuklar-icin-etkinlik-duzenlendi-9272.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/gaziantepte-kuran-i-kerime-gecen-cocuklar-icin-etkinlik-duzenlendi-9272.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/gaziantepte-kuran-i-kerime-gecen-cocuklar-icin-etkinlik-duzenlendi-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/gaziantepte-kuran-i-kerime-gecen-cocuklar-icin-etkinlik-duzenlendi-9272.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/gaziantep-te-kur-an-i-kerim-e-gecen-cocuklar-icin-etkinlik-duzenlendi/7327/</link>
			<pubDate>Fri, 06 Dec 2024 14:59:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Mardinli öğrencileri, siyer yarışmasına herkesi davet ediyoruz]]></title>
			<description><![CDATA[Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından bu yıl 12'ncisi düzenlenen siyer yarışmasının tanıtımı için Mardin Artuklu Üniversitesinde stant kuruldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Hazreti Peygamber Aleyhisselam'ın hayatının farklı bölümlerinden bahseden kitaplarla her sene siyer yarışması düzenleyen Peygamber Sevdalıları Vakfı, bu yıl da yarışmanın 12'ncisini düzenliyor.

Mardin Artuklu Üniversitesi Rehber Öğrenci Topluluğu ve İdeal Gençlik Hanım Topluluğu tarafından, üniversitenin kampüsünde siyer sınavı kayıtları için stant kuruldu.

Yarışmaya kayıt yapanlar ve stant görevlileri duygularını paylaşarak, bütün insanlık için çırpınan merhamet abidesi Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ı tanımak ve tanıtmak için herkesi yarışmaya katılmaları çağrısında bulundular.

"O, peygamberlerin içerisinde de kendisiyle dinini kemale erdirdiği büyük zat"

İnsanın yaratılış gayesinin, Yüce Allah'ı ve Resulünü tanımak ve bilmek olduğunu kaydeden Rehber Gençlik Topluluğu Üyesi Hamdullah Gümüş, "Mardin Artuklu Üniversitesi Rehber Gençlik Topluluğu olarak her yıl Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından düzenlenen bin bir ödüllü siyer yarışması için üniversitenin farklı alanlarında tanıtım ve kayıt standı kurduk. Bizler biliyoruz ki yaratılış gayemiz Rabbimizi tanımak, bilmek ve O'na layık bir kul olabilmektir. Hiç şüphesiz bizden ona layık bir kul olmamızı isteyen yüce Rabbimiz, Peygamberlerin beraberinde suhuf ve kitaplar göndermiştir. O, peygamberlerin içerisinde de kendisiyle dinini kemale erdirdiği O büyük zat, yaratılmışların en şereflisi, fahr-i kâinat efendimiz Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ı ubuduyiyet için örnek almamızı emretmiştir. Üstad Bediüzzaman Said-i Nursi'nin tabiriyle Hazreti Muhammed Aleyhisselam, risaletiyle dünyanın kapılarını açtığı gibi ubudiyetiyle de ahretin kapılarını açan zattır. O Aleyhisselam ki bin bir mucize ile doğrulanıp desteklenen karanlıkta kalanlara ışık tutacak bir nur, bütün insanlık için çırpınan merhamet abidesidir. Öyleyse bütün insanlık O'nu okumalı, bilmeli ve O'nu yaşamalıdır. Rabbimiz yaratılmışlar içerisinde ömrüne yemin ettiği tek kişi Hazreti Muhammed Aleyhisselam'dır. Rabbimiz O'nun ömrüne yemin etmiş iken bütün ömürler O'nun için verilmeye değerdir.. Bu vesileyle bütün üniversiteli kardeşlerimizi kaybedeni olmayan bu yarışmaya kayıt yapmaya ve Peygamber Efendimizin hayatını öğrenmeye davet ediyoruz." şeklinde kaydetti.

"Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ın hayatı bizler için en güzel örnektir"

İdeal Gençlik Hanım Topluluğu üyesi ve stant görevlisi Asiye Çayır, gençliğin içerisinde oluşan manevi boşluğun ancak siyeri okumakla doldurulabileceğini vurgulayarak, "Malum olduğu üzere siyer sınavı, Peygamber Sevdalıları tarafından her yıl düzenlenmektedir. Bizler de İdeal Gençlik Hanım Topluluğu olarak, her yıl düzenli bir şekilde üniversitede tanıtım ve kayıt standımızı açıyoruz. Üniversite öğrencileri tarafından standımıza güzel bir rağbet gösterilmektedir. Gençlik olarak, Peygamber Efendimiz Aleyhisselam'ın hayatının okunması, bilinmesi ve tanıtılmasının gerekli olduğu fikrindeyiz. Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ın hayatı, bizler için en güzel örnektir. Gençliğimizin içinde bulunmuş olduğu manevi boşluğun doldurulması, ancak Allah Resulünün hayatının okunup tatbik edilmesiyle deva bulacağına inanıyoruz. Dolayısıyla gençlerimizi siyer okumaya teşvik amacıyla bu tür hayırlı etkinliklerin devam ettirilmesi ve bu noktada ciddi faaliyetlerin yapılması gerektiği kanaatindeyiz." dedi.

Yarışmaya katılan Muhammed Fadlullah Çevik, duygularını paylaşarak, "Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından her yıl düzenlenen siyer sınavına kaydımı yaptım. Her yıl bin bir ödüllü bu yarışmaya katılım gösteriyorum. Katılmamın en amacı Peygamber Efendimiz Aleyhisselam'ın hayatını okuyup yaşantıma tatbik etmektir. Bütün kardeşlerime siyer sınavına katılmalarını tavsiye ediyorum. Siyerin hayatımıza olumlu etkisiyle beraber toplumun ıslahı kaçınılmazdır. İslam düşmanlarının Müslümanlara yaptıkları zulümlerin sona ermesi için siyeri yani Peygamber Efendimiz Aleyhisselam'ın hayatını kendi hayatımızda tatbik etmeliyiz." ifadelerini dile getirdi. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/mardinli-ogrencileri-siyer-yarismasina-herkesi-davet-ediyoruz-2613.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/mardinli-ogrencileri-siyer-yarismasina-herkesi-davet-ediyoruz-2613.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/mardinli-ogrencileri-siyer-yarismasina-herkesi-davet-ediyoruz-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/mardinli-ogrencileri-siyer-yarismasina-herkesi-davet-ediyoruz-2613.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/mardinli-ogrencileri-siyer-yarismasina-herkesi-davet-ediyoruz/7285/</link>
			<pubDate>Thu, 05 Dec 2024 00:12:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Fiziksel farklılıklar değil, takva önemlidir]]></title>
			<description><![CDATA[Fadıl Aygan, fiziksel veya ruhsal farklılıkların insanın değerini belirlemediğini söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Aygan, bu bağlamda Abese Suresi'nden örnek vererek Peygamber Efendimiz'in (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Mekke'nin ileri gelenlerine tebliğ yaparken âmâ bir sahabeye yeterince ilgi göstermediği için Allah tarafından uyarıldığını hatırlattı.

"Hayat, bir imtihan dünyasıdır"

Hayatın bir imtihan dünyası olduğuna dikkat çeken Aygan, "Hayat bir imtihan dünyasıdır. Bizler bir imtihan dünyasına doğuyoruz ve insan olarak belirli bir süre bu dünyada yaşıyoruz. Ardından öteki âleme göç edeceğiz. İslam'ın ahiret inancına göre, burada yaptığımız amellerden sorumlu tutulacağız. Bu dünya bir eşitlik veya adalet dünyası değil bir imtihan dünyasıdır. Bu sebeple farklılıkların olduğu bir dünyada yaşıyoruz." dedi.

"Engellilik, toplumun ayrılmaz bir parçasıdır"

Engellilik durumunun da bu imtihanın bir parçası olduğunu belirten Aygan, "Toplumumuzdaki engellilik durumu, bu imtihan çerçevesinde değerlendirilmesi gereken bir husustur. İnsanların bir kısmı belirli fiziksel özelliklerle, bir kısmı da farklı ruhsal veya psikolojik özelliklerle doğuyor. Ayrıca doğuştan gelen engelliliklerin yanı sıra, sonradan ortaya çıkan engellilik durumları da vardır. Hepimiz, insan olmamız hasebiyle, hayatımız boyunca bir engelli adayıyız." hatırlatmasında bulundu

"Takva, insan değerinin asıl ölçütüdür"

Fiziksel ya da ruhsal farklılıkların insanın değerini belirlemediğine vurgu yapan Aygan, takvanın önemine işaret ederek şu değerlendirmede bulundu:

"Allah katında insanın değeri, fiziksel özelliklerinden değil, takvasından kaynaklanır. Allah katında en üstün olanımız, en takvalı olanımızdır. Peygamber Efendimiz, Mekke'nin ileri gelenlerine tebliğ yaparken âmâ bir sahabeye yeterince ilgi göstermediği için Abese Suresi'nde uyarılmıştır. Bu olay, insanın fiziksel özelliklerinin değil, takvasının esas olduğunu bizlere hatırlatmaktadır." 

"Fiziksel şartlarımız ne olursa olsun, bizler Allah'ın en güzel şekilde yarattığı değerli varlıklarız"

Bireylerin, engelli bireyler karşısındaki tutumlarının, İslam'ın insana verdiği değer doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini belirten Aygan, "Fiziksel şartlarımız ne olursa olsun, bizler Allah'ın en güzel şekilde yarattığı değerli varlıklarız. Engelli bireyler, toplumun ayrılmaz bir parçasıdır ve asla dışlanmamalı ya da ötekileştirilmemelidir. Bireysel olarak, insanlara fiziksel durumlarına göre muamele etmemeli ve aynı durumlarla karşılaşabileceğimizi unutmamalıyız. Ayrıca şehirleşmeden bina tasarımına kadar hayatın her alanını engelli bireylerin rahat bir şekilde yaşayabileceği şekilde düzenlemeliyiz." şeklinde konuştu

"Allah, insanların kalbindeki samimiyete ve amellerine bakar"

Son olarak Aygan, İslam'ın insana verdiği değeri şöyle özetledi:

"Allah, insanların suretine, şekline veya giyimine değil, kalbindeki samimiyete ve amellerine bakar. İyi davranışlarda bulunan bir kişi, Allah katında en yüce mertebeye sahiptir. Bu bilinçle hareket ettiğimizde, ayrımcılık yapmayacağız ve hiçbir şekilde insanlara zarar verecek davranışlarda bulunmayacağız. Engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmak, bir Müslüman olarak bizim görevimizdir."

Dünya Engelliler Günü'nün, engellilerin toplumsal hayatta karşılaştıkları zorlukları hatırlatma ve bu sorunların çözümüne yönelik adımlar atılması için bir fırsat olduğunu belirten Aygan, İslam'ın insana verdiği değeri bir kez daha hatırlattı. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/fiziksel-farkliliklar-degil-takva-onemlidir-5464.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/fiziksel-farkliliklar-degil-takva-onemlidir-5464.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/fiziksel-farkliliklar-degil-takva-onemlidir-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/fiziksel-farkliliklar-degil-takva-onemlidir-5464.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/fiziksel-farkliliklar-degil-takva-onemlidir/7277/</link>
			<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 21:24:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Aile, insana güven ve mutluluk aşılayan büyük bir nimettir]]></title>
			<description><![CDATA[Batman Peygamber Sevdalıları Derneği Aile Danışmanı Leyla Uraz; ailenin, insanlara verdiği büyük bir nimet olduğunu söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Aile içindeki huzur ve mutluluğun, İslam'ın temel öğretilerinden biri olduğunu belirten Uraz, ailelerin sadece bir arada yaşamakla kalmayıp, aynı zamanda bir duygu, ideal, umut ve fikir birliğiyle de şekillendiğini ifade etti.

Uraz, konuşmasında "Rum Suresi 30/21. ayeti kerimesinde 'Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O'nun varlığının ve kudretinin delillerindendir. Şüphesiz burada düşünen bir toplum için ibretler vardır.' Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadisinde buyurduğu gibi 'Sizin en hayırlınız ailesine en güzel şekilde davranandır. Ben aranızda en güzel davranan kişiyim.' Müminlerin üzerine düşen önemli vazifeler vardır. Bu vazifelerin birinci derecede önem taşıyanlarından birisi, ailelerimize karşı olan sorumluluklarımızdır. Bu sorumlulukların önemi Kur'an ve sünnette önemle vurgulanmıştır." dedi.

"Allah, insanlara iyilikte yardımlaşacakları ve kendilerine güvende hissedecekleri bir aile ortamı lütfetmiştir"

Ailenin bireylerine karşı olan sorumlulukların Kur'an ve sünnette özellikle vurgulandığını belirten Uraz, "Yüce Allah varlıkların en değerlisi olan insanı erkek ve kadın olarak farklı cinsiyetlerde dünya hayatına yollamıştır. Birbirlerine eş olmaları, huzurlu bir yuva kurmaları için aralarında kuvvetli bir muhabbet ve merhamet bağı var etmiştir. İyilikte yardımlaşacakları ve kendilerine güvende hissedecekleri bir aile ortamı lütfetmiştir. Bir aile kurmak her şeyden önce yaratılışımıza uygundur. Cenabı Hak 'Aranızda bekar olanları evlendirin' buyurmuştur. Nedeni ise eğer ki evlenmezsek gözlerimiz harama kaçar." diye konuştu. 

Son yıllarda, bazı çevrelerin aile kurumuna karşı olumsuz söylemler geliştirdiğine ve aileyi saygınlığını yitiren bir yapı olarak tanıttığına dikkat çeken Uraz, medya, sosyal medya ve diziler gibi platformların bu algıyı pekiştirdiğini ifade etti. 

"Evlilik dışı ilişkiyi özendiren ve aile kurumunu değersizleştiren yapılar var"

Uraz, şöyle devam etti:

"Ancak özellikle son dönemlerde belli cenahların söylemlerinde sıkça ailesiz bir yaşamı idealize ettiğine şahit oluyoruz. Bununla beraber sosyal medya, diziler gibi mecralarda da aile kurumunun saygınlığına zarar veren, evlilik dışı ilişkilere özendiren veya aile kurumunu farklı algılar üzerinden fert ve toplum nezdinde değersizleştiren yapımlarda halihazırda, aile kurumuna karşı bakış açılarını olumsuz yönde etkilemektedir. Oysa aile içinde yaşamak her yaştan insana güven ve mutluluk aşılayan bir nimettir."

"Eşler birbirlerine dost olmalı, iyilik ve takvada yarışmalıdır"

Aile kurumunun güçlendirilmesi ve korunması için toplum olarak daha dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Uraz, "Aile olmak sadece aynı çatı altında yaşamak değildir, aile aynı zamanda bir duygu ideal umut ve fikir birlikteliğidir. Eşlerin birbirlerine dost olması iyilik ve takvada yarışmasıdır. Aile kurmanın değerini unutmayalım ki ailemiz bize Rabbimizden emanettir. İnsan ahirette ilk önce anne, babasına, eşine ve çocuklarına karşı davranışlarından hesaba çekilecektir. Rabbim bizleri eşlerimiz ve evlatlarımızın huzur bulacağı evlilikler nasip etsin inşallah." ifadelerini kullandı. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/aile-insana-guven-ve-mutluluk-asilayan-buyuk-bir-nimettir-3013.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/aile-insana-guven-ve-mutluluk-asilayan-buyuk-bir-nimettir-3013.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/aile-insana-guven-ve-mutluluk-asilayan-buyuk-bir-nimettir-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/12/aile-insana-guven-ve-mutluluk-asilayan-buyuk-bir-nimettir-3013.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/aile-insana-guven-ve-mutluluk-asilayan-buyuk-bir-nimettir/7256/</link>
			<pubDate>Mon, 02 Dec 2024 12:43:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Hac ek kayıt başvuruları için yarın son gün]]></title>
			<description><![CDATA[2025 haccı için kesin kayıt sürecinde boş kalan kontenjanlar için yapılacak ek başvurular yarın sona erecek.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünün internet sayfasında yer alan bilgiye göre, noter huzurunda gerçekleştirilen hac kurası sonucunda kesin kayıt hakkı elde eden hacı adaylarından boş kalan kontenjanlar için ek kayıt süresi yarın bitecek.

Ek kayıt sırası gelen hacı adayları 21 Kasım itibarıyla erişime açılan işlemleri yarına kadar e-Devlet üzerinden yapabilecek.

Hac kesin kayıt işlemlerine ilişkin detaylı bilgi il ve ilçe müftülükleri ile Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 0 (850) 260 13 13 numaralı çağrı merkezinden alınabilecek. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/11/hac-ek-kayit-basvurulari-icin-yarin-son-gun-328.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/11/hac-ek-kayit-basvurulari-icin-yarin-son-gun-328.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/11/hac-ek-kayit-basvurulari-icin-yarin-son-gun-thumb_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/11/hac-ek-kayit-basvurulari-icin-yarin-son-gun-328.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/hac-ek-kayit-basvurulari-icin-yarin-son-gun/7232/</link>
			<pubDate>Thu, 28 Nov 2024 14:25:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Umre birikimlerini Gazze'ye bağışladılar]]></title>
			<description><![CDATA[Umre için biriktirdikleri parayı, soykırım altındaki Gazze'ye ulaştırılmak üzere Umut Kervanı'na teslim etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Siyonist işgal rejiminin Gazze'deki saldırıları devam ederken, Şanlıurfa'da bir çift, yıllardır umre için biriktirdikleri parayı, Gazze'deki mağdur ailelere ulaştırılması için Umut Kervanı'na bağışladı.

Çiftin bu anlamlı desteği, Filistin'deki zulüm ve yıkımın sona ermesi için duyarlılık gösteren diğer bağışçılara da örnek oldu.

Umut Kervanı Şanlıurfa yetkilileri, bağışların Gazze'deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacağını ifade ederek, yardım kampanyalarının devam ettiğini belirtti.

Bağış yapan Mehmet Nusret Küçükbayrak, kendisinin ve eşinin umre parasını Umut Kervanı aracılığıyla Gazze'ye bağışladığını ifade etti.

Karaciğer nakli sonrası kardeşine umre sözü verdiğini belirten Küçükbayrak, Gazze'deki savaş ve zorluklar nedeniyle bu kararı aldığını ifade etti. Ayrıca, Suudi Arabistan'daki bazı uygulamaların vicdanını rahatsız ettiğini söyledi. 

"Gazze, aç ve perişan halde savaşırken bu durumda umreye gitmem bana mantıklı gelmedi"

 

Bağışının Müslümanlara örnek olmasını temenni eden Küçükbayrak,  "Bundan 7 yıl önce karaciğer organ nakli oldum. Bana karaciğerini veren kardeşime, 'Fedakarlık yaptınız, ben de sağlığıma ve durumuma kavuşunca eşimle seni umreye götüreceğim.' diye söz verdim. Elhamdülillah, şu anda durumum iyi ve sağlığım yerinde. Yılbaşından sonra üç aylar başlıyor, umre paramı hazırladım. Ancak son anda kararımı değiştirip vazgeçtim. Gazze, aç ve perişan halde savaşırken bu durumda umreye gitmem bana mantıklı gelmedi. 2015 yılında hac vazifemi yerine getirmiştim. Şimdi Gazze'deki durumu düşünerek vicdanım el vermedi. Özellikle Suudi Arabistan'da pop şarkıcılarının sahne alıp konser düzenlemeleri beni tiksindirdi. Kardeşime söz verdim, onu umreye göndereceğim. Ancak kendi ve eşimin umre parası olan yaklaşık 100.000 TL'yi Şanlıurfa'da güvendiğim Umut Kervanı'na, Gazze'ye gönderilmek üzere bağışladım. Allah, umreden kat kat fazla mükafat verecektir. İnşallah bu girişimim, Müslümanlar için bir teşvik olur. Bazı Müslümanlar, her sene umreye gitmek yerine bu durumda umre parasını Gazze'ye gönderir ve Cenab-ı Allah tarafından kat kat mükafatlandırılır." dedi.

Şanlıurfa Umut Kervanı Derneği Başkanı Mahmut Çelik de "Allah, yaptığınız hayrı kabul etsin inşallah. Rabbim, umrenin sevabının kat kat fazlasını size nasip etsin. Gazze'de kardeşlerimiz açlık, susuzluk ve yoksulluk içinde çaresizken, siz böyle bir fedakarlık yaptınız. Allah-u Teâlâ, ecrinizi kat kat versin. Rabbim, bu güzel davranışta bulunanların sayısını artırsın. Allah sizden razı olsun." diye konuştu. (İLKHA)

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/11/umre-birikimlerini-gazzeye-bagisladilar-4268.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/11/umre-birikimlerini-gazzeye-bagisladilar-4268.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/11/umre-birikimlerini-gazzeye-bagisladilar-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/11/umre-birikimlerini-gazzeye-bagisladilar-4268.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/umre-birikimlerini-gazze-ye-bagisladilar/7217/</link>
			<pubDate>Wed, 27 Nov 2024 22:31:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Siyer Yarışması kayıtları devam ediyor]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye genelinde "O'nu Oku O'nu Yaşa" temasıyla düzenlenen Siyer Yarışmasına kayıt yapan öğrenciler, duygularını paylaştı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından Türkiye geneli bu yıl 12'ncisi düzenlenecek olan başta umre ödülü olmak üzere, bin bir ödülün verileceği Siyer Yarışması başvuru kayıtları, tüm Türkiye'de olduğu gibi Mardin'de de tüm hızıyla devam ediyor.

Mardin'in Artuklu ilçesinde okulda açılan stantta yarışmaya kayıt yapan lise ve ortaokul öğrencileri, sınav hakkındaki duygu ve düşüncelerini İLKHA'ya aktararak, sınava katılmanın asıl amacı ödülden ziyade Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ın tanımak olduğunu kaydetti.

Öğrenciler, her yıl katıldıkları siyer sınavından çok faydalı bilgiler edindiklerini belirterek, herkesin sınava kayıt yapmaları tavsiyesinde bulundu.

 "Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ın hayatını öğrendikten sonra ödül kazanmasam da olur"

Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ın hayatını iyice öğrenmek için siyer sınavına kayıt yaptığını belirten Halim Değer, "İlk defa siyer sınavına kayıt yapıyorum. Sınavın içeriği ve kitabı çok merak ettiğim için kaydımı yaptım. Kitabı henüz yeni okumama rağmen Peygamber Efendimiz Aleyhisselam hakkında birçok bilgi edindim. Zaten sınava katılmamın asıl amacı da Peygamber Efendimiz Aleyhisselam'ın hayatını iyice öğrenmektir. Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ın hayatını öğrendikten sonra sınavda ödül kazanmasam da olur. Hedefim kitaba çok çalışmak. İşgal rejimi İsrail Filistin'deki kardeşlerimizi vahşice öldürüyorlar. Bu konuda bizlere düşen görevler arasında İsrail ürünlerini boykot etmektir. Bu soykırıma sessiz kalmamalıyız." şeklinde konuştu.

Sınavda verilecek ödülle kişiyi çalışmaya daha çok sevk ettiğini kaydeden Vesile Abukan, "7'nci sınıfa gidiyorum. Bu yıl da siyer sınavına kaydımı yaptırdım. Sınavda iyi bir derece çıkarıp ödül kazanmayı istiyorum. İmam-Hatipli olmamız hasebiyle Peygamber Efendimiz Aleyhisselam'ın hayatını biliyoruz. 3 yıldır siyer sınavına katılıyorum. Her yıl sınav çok iyi geçiyor, sorular da istediğimiz gibi çıkıyor. Sınava kayıt yapmamızın asıl amacı Efendimizi tanımaktır. Bununla beraber ödül kazanmamız bizleri daha çok başarıya sevk ediyor. Herkesin bu sınava kayıt yapmasını tavsiye ediyorum." şeklinde ifade etti.

"Geçen yıl girdiğim siyer sınavında Peygamber Efendimiz Aleyhisselam'ın hayatı hakkında çok şey öğrendim"

Mehmet Yakup Aslan, herkesin sınava kayıt yapmaları için tavsiyede bulunarak, "2024 siyer sınavına kayıt yaptım. Her yönüyle çok iyi bir sınavdır. Geçen yıl girdiğim siyer sınavında Peygamber Efendimiz Aleyhisselam'ın hayatı hakkında çok şey öğrendim. Bu sınava katılmamın asıl amacı Peygamberimizi tanımak olduğundan ödül almasam da olur. Herkese sınava kayıt yapmalarını tavsiye ediyorum." ifadelerin aktardı.

Sultan Tekin, Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ın hayatını çok sevdiğini ifade ederek, "Siyer sınavına daha kayıt yapmadım ama yapacağım inşallah. Peygamber Efendimizin hayatını çok seviyorum. Onu ve onun hayatını çok tanımak istiyorum. Geçen yıl da sınava katılarak, kitabı iki kere okumuştum. Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ın kendi döneminde çektiği zorlukları hakkında bilgiler edindim. Bu yıl hedefim güzel bir puan çıkarıp ödül almaktır. Umre hayalim de var. Bütün arkadaşlarıma sınava kayıt yapmalarını çok tavsiye ediyorum." şeklinde kaydetti.

"İlkokuldan beri siyer sınavına katılım gösteriyorum"

İlkokuldan beri siyer sınavına katılım gösterdiğini belirten lise öğrencisi Jinda Taş, "İlkokuldan beri siyer sınavına katılım gösteriyorum. Dolayısıyla çokça bilgiler edindim. Bu yıl da kayıt yaptıracağım inşallah. Okuduğumuz siyer kitapları içeriğindeki bilgiler, hep akılda kalıyor. Dolayısıyla bu tür kitaplar kişiye çok faya sağlıyor. Umarım bu yıl iyi bir dereceye girerim. Arkadaşlarıma tavsiyem bu kitabı alıp yarışmaya katılmalarıdır." ifadelerine yer verdi.

Siyer sınavında hedefinin umre olduğunu dile getiren Hazar Rezan Buluş, "Geçen sene de siyer sınavına katılmıştım ama sınava yetişemediğimden giremedim. Bu sene de katılarak, inşallah umre ödülünü kazanmayı hedefliyorum. Siyer kitabını alıp en yakın zamanda çalışmaya başlayacağım. Geçen yıl kitabı iki kere okumuştum. Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ın hayatı, yaşadığı olaylar, mucizeleri gibi bilgiler edindim. Bütün arkadaşlarıma katılmayı öneriyorum." dedi. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/11/siyer-yarismasi-kayitlari-devam-ediyor-6327.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/11/siyer-yarismasi-kayitlari-devam-ediyor-6327.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/11/siyer-yarismasi-kayitlari-devam-ediyor-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2024/11/siyer-yarismasi-kayitlari-devam-ediyor-6327.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/siyer-yarismasi-kayitlari-devam-ediyor/7185/</link>
			<pubDate>Mon, 25 Nov 2024 21:39:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Alimler: Kur'an'ı Kerim'i tahrif etmeyi değil tamamen ortadan kaldırmayı istiyorlar]]></title>
			<description><![CDATA[Tepki göstermek için düzenlenen "Kur'an'a Saygı Mitingi'ne katılan İTTİHADUL ULEMA üyesi alimler, asıl amacın Kur'an-ı Kerim'i tamamen ortadan kaldırmak olduğunu belirttiler.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Peygamber Sevdalıları tarafından Diyarbakır İstasyon Meydanında düzenlenen ve büyük bir katılım sağlanan "Kur'an'a Saygı Mitingi'nde İLKHA mikrofonlarına konuşan İTTİHADUL ULEMA üyesi Molla Vahdettin Kaya, İTTİHADUL ULEMA üyesi Molla Beşir Şimşek ve İTTİHADUL ULEMA Yönetim Kurulu Üyesi Molla Abdülkuddüs Yalçın, Kur'an düşmanlarının Müslümanların uyanışından korktukları için bu saldırıları yaptıklarını ifade ettiler.

"Kuran güneş gibidir, üflemekle sönmez" 

Kur'an-ı Kerim'in bir nur olduğunu belirten İTTİHADUL ULEMA üyesi Molla Vahdettin Kaya, bu nura gözlerini kapatanların sadece kendilerine karanlık ettiklerini ifade etti. Kaya, "Kur'an, Allah'ın vahyidir, semavidir, iman ehlinin düsturudur. Kur'an nurdur, hidayettir. Kur'an'ın karşısına dikilenler, Kur'an'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Lakin Allah'u Teâlâ, Saff Suresi 8. Ayette diyor ki: "Oysa Allah, kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile.". Kur'an güneş gibidir, üflemekle sönmez. Bu nura karşı gözlerini kapatanlar bilsinlerki, sadece kendilerine karanlık olur. O dinsiz insanlar ki onlar ne dini ne de Allah'ın Resulünü bilmezler, yarasalar gibi nurdan/aydınlıktan korkarlar. Yarasanın gözleri ışık olduğunda kapanır, önünü göremez. O yüzdendirki Kur'an'ın nuru dendiği zaman nurdan önünü göremeyen dinsizlerin tahtları sallanmaya başlar." dedi. 

"Allah'u Teâlâ Kur'an-ı Kerim'e karşı duranları kahru perişan etsin" 

Müslümanların uyanmaması için gösterdikleri çabanın tam tersine Müslümanları uyandırdıklarını ifade eden Kaya, "Müslümanların uyandığı görünce korkuyorlar çünkü biliyorlar ki Müslümanlar uyanırsa kimse karşılarında duramaz. Bu yüzden kendilerince Kur'an-ı Kerime eziyet etmeye çalışıyorlar. Çünkü biliyorlar ki Kur'an yeryüzüne hâkim olursa onların yaptığı tüm çirkeflik ve rezillikler ortaya çıkacaktır. Allah'u Teâlâ Kur'an-ı Kerim'e karşı duranları kahrı perişan etsin. Ve Allah Kur'an-ı okuyup anlayan ve amel eden Müslümanlara da yardım etsin ki Kur'an'ın hükümleri yeryüzünde hâkim olsun." şeklinde konuştu. 

"Bugün Müslümanın her zamankinden fazla Kur'an'ı koruması ve sahip çıkması gerekir" 

Yapılan çirkef saldırılardan sonra Müslümanların her zamankinde fazla Kur'an'a sahip çıkmaları gerektiğini ifade eden İTTİHADUL ULEMA üyesi Molla Beşir Şimşek ise şunları söyledi: 

"Bugün Diyarbakır için, Diyarbakır'ın şanı için güzel bir gündür. Çünkü bugün bir kez daha Diyarbakır'da Amed halkı, Batman halkı, Mardin halkı ve memleketimizin her yerinden burada toplanan bu halk Kur'an-ı Kerimlerine sahip çıkıyorlar. Bu çok önemli bir durum. Zira günbegün Kur'an'a olan hakaret ve saldırılar artmaktadır. Kur'an'ımız parçalanıyor, yakılıyor. Kur'an Müslümanların namusudur, Kur'an Müslümanların hidayetidir. Kur'an insanı Allah'u Teâlâ'ya bağlayan halattır. Bugün Müslümanın her zamankinden fazla Kur'an'ı koruması ve sahip çıkması gerekir." 

"Bu Haçlıların, Müslümanlara karşı bir savaşıdır" 

Bu saldırıların Haçlıların, Müslümanlara karşı bir savaş olduğuna dikkati çeken Şimşek, "Bu, Haçlıların Müslümanlara karşı bir savaşıdır. Geçmiş zamanlarda kafirler Haçlı Seferleriyle Müslümanları esir almak istiyorlardı. Bugün o savaşı, maneviyatımıza, kültürümüze, medeniyetimize karşı veriyorlar. Bu şekilde Müslüman milletini kör etmek, sağır etmek ve Allah'tan uzaklaştırmak istiyorlar. Onları tek bir vücut ve güç haline getirenleri halatları yırtmak istiyorlar. Bu da ancak bizleri Kur'an'dan uzaklaştırırlarsa mümkün olabilir. Haliyle Kur'an'ın özelinde yapılan bu savaş Müslümanlara karşı yapılan bir savaştır. Artık Müslümanların uyanması, Kur'an'ı Kerimlerine sahip çıkması gerekiyor. Kur'an Allah'ımızın, Peygamber'imizin aleyhisselam emanetidir. Kur'an'ı hayatımız, dünya ve ahiretimizdir. Eğer bugün bu imtihandan alnımızın akıyla çıkmazsak yarın Rabbimizin katında cevap veremeyiz. Allah ve Resulü bu Kur'an'ı Kerimi bizlere soracaklar. "Bu Kur'an için ne yaptınız?" diye soracaklar. İnşallah bu meydan bizlere şahit olacak. Diyeceğiz ki, "Allah'ım bizler Diyarbakır meydanda toplandık ve bizler kafirlere ve yaptıklarına karşı memnuniyetsizliğimizi böyle dile getirdik. "Umut ediyoruz ki bu toplanma ve miting alemi İslam'a karşı yürütülen bu savaşın durmasına vesile olur. Allah hayırlara vesile kılsın." ifadelerini kullandı. 

"Kur'an, Peygamber Efendimiz Aleyhisselam'ın ebedi mucizesidir" 

Kur'an'ı Kerim'i diğer mucizelerden ayıran şeyin ebedi olması olduğunu belirten İTTİHADUL ULEMA Yönetim Kurulu Üyesi Molla Abdülkuddüs Yalçın, "Kur'an, Allah'ın kitabıdır ve O'nun yanındadır. Allah'u Teâlâ Kur'an-ı Kerim'den önce de peygamberlere kitaplar göndermiştir. Son olarak ise Kur'a-'ı Kerim'i göndermiştir. Kur'an-ı Kerim bütün bu kitapları nesh etmiş ve kıyamet gününe kadar baki kalacaktır. Allah Kur'an-ı Kerim'de diyor ki "… O kitap, budur…" Kur'an-ı Kerim'in yanında diğer kitaplar kutsal kitap olarak sayılmazlar. Başka bir ayette de diyor ki, "…Şüphesiz bu Kur'an, en doğru yola iletir…" yani Kur'an da hidayet vardır. Kur'an Peygamber efendimiz Aleyhisselam'ın ebedi mucizesidir. Diğer mucizeler olduğu vakitlerinde oldular ve bittiler ancak Kur'an ebedi bir mucizedir ve kıyamete kadar da bu mucize baki kalacak. Kur'an'ı kerimin bir diğer mucizesi şudur ki şu ana kadar muhafaza edilmiştir. Yine Allah Hicr Suresinde diyor ki, "Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız." Hakikaten de korundu. Kur'an-ı Kerim'in çok fazla düşmanı oldu, nazil olduğu günden bugüne kadar da düşmanları vardı. Tahrif etmeyi değil Kur'an-ı Kerim'i tamamen ortadan kaldırmayı istiyorlar. Fakat ortadan kaldırmayı boş verin tek bir harfini dahi değiştiremediler. Nazil olduğundan bugüne kadar Kur'an'ı olduğu gibi kalmıştır. Bu yüzden de birisi içten ve tarafsız bir şekilde Kur'an'ı okursa ne kadar düşmanda olsa Kur'an'a teslim olur. Buna birçok defa şahid olunmuştur. Bu yüzden de kafirin Kur'an ile savaşı çok zordur. Bugün dahi Kur'an'a saldırı için gelen birçok kişi Müslüman oluyor. Dinleri teftiş eden ve Kur'an-ı Kerim'i de teftiş etmek yana araştırmak için okuyanlarda teslim oluyorlar." diye konuştu. 

"Onlar belki Kur'an'ın üzerine basıyorlar ama onların arkasından gelecek olan nesilleri Kur'an'ı bağırlarına basacaklar" 

Kur'an'ı Kerimin kıyamete kadar baki kalacağını belirten Yalçın son olarak şu sözleri kullandı: 

"Her halükârda İslam'a, alemi İslam'a, Kur'an'a düşmanlık ettiler. Evet belki çok Müslümanı şehit ettiler, evet belki çok Müslümanı cahil bıraktılar fakat bu Kur'an'ı ortadan kaldıramadılar. Bu yüzden de kinlerini zaman zaman yere atarak, yakarak üstüne basarak ve bunun gibi rezilce şeylerle gösteriyorlar. Bu da onların mağlup olduklarının alametidir. Allah'ın izniyle Kur'an kıyamete kadar olacaktır. Onlar belki Kur'an'ın üzerine basıyorlar ama onların arkasından gelecek olan nesilleri Kur'an'ı bağırlarına basacaklar ve Allah'ın izniyle Kur'an hep hâkim olacak. Kur'an'a sarılacaklar kurtuluşa ereceklerdir. Düşmanlık edenlerse rezil ve zelil olacaklardır. Ancak bizim halkımızdan, İslam ümmetinden isteğimiz, talebimiz şudur ki, Kur'an'a amel ederek O'na sahip çıkın. Kur'an'a saldıranlar belki üstüne basıp yakıyorlar ancak gençlerimiz ve kızlarımız namazlarını kılmayıp açık-saçık giyinince onlarda Kur'an'ın ayetlerine basmış ve yakmış oluyorlar. Bundan dolayı da Müslüman halkımızdan, İslam ümmetinden isteğimiz şudur ki derhal Kur'an'ı Kerime dönsünler ve Kur'an'ı Kerimi kalplerinde, hayatlarında, topluluklarında, devletlerinde ihya etsinler. Kur'an'ı Kerimi önce kalplerinde sonra da devletlerinde hâkim kılsınlar. Allah'ın izniyle işte o zaman İslam'ın ve ümmetinin şeref ve izzeti geri gelecektir. Kafirlerde hep rezil ve hüsrana uğrayacaklardır." (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/07/alimler-kurani-kerimi-tahrif-etmeyi-degil-tamamen-ortadan-kaldirmayi-istiyorlar-7810.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/07/alimler-kurani-kerimi-tahrif-etmeyi-degil-tamamen-ortadan-kaldirmayi-istiyorlar-7810.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/07/alimler-kurani-kerimi-tahrif-etmeyi-degil-tamamen-ortadan-kaldirmayi-istiyorlar-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/07/alimler-kurani-kerimi-tahrif-etmeyi-degil-tamamen-ortadan-kaldirmayi-istiyorlar-7810.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/alimler-kur-an-i-kerim-i-tahrif-etmeyi-degil-tamamen-ortadan-kaldirmayi-istiyorlar/6514/</link>
			<pubDate>Mon, 31 Jul 2023 22:57:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[4-6 yaş miniklere taç giydirildi]]></title>
			<description><![CDATA[4-6 yaş grubu çocuklara yönelik verilen temel dini bilgiler eğitimi sonrası düzenlenen törende, miniklerin sahne aldığı gösteriler gönülleri mest etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Batman'da 4-6 yaş grubu çocuklara yönelik temel dini bilgiler alanında eğitim veren Peygamber Sevdalıları Yarım Elma Çocuk Bahçesi, 26 kız ve erkek çocuk 9 aylık eğitim süreci sonrası düzenlenen programla çocuklara belge ve hediyelerini verdi.

Batman merkez Kültür Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe çocuklar, eğitmenleri ve aileler katıldı.

Program süresince sahne alan minik çocuklar, 9 aylık eğitim süresince almış oldukları namaz, dua, ayet ve hadis ezberi gibi alanlardaki eğitimlerden kısa gösteriler yaptı.

Yapılan program ve 9 ay evvelinde başlatmış oldukları eğitim süreci hakkında konuşan Peygamber Sevdalıları Yarım Elma Çocuk Bahçesi Gönüllü İdarecisi Serpil Bereketli, küçük yaşta anne ve babaların çocuklarının dini eğitimlerine vermesi gereken önemin altını çizdi. 

"Kur'an-ı Kerim-i öğretmek, bizlere yüce rabbimizin hoşnutluğunu kazandıracaktır"

Peygamber Sevdalıları Yarım Elma Çocuk Bahçesi Gönüllü İdarecisi Serpil Bereketli

Bereketli, "Yüce Allah'ın emri olan 'Oku Seni Yaratan Rabbin adıyla' ayeti kerimesinde buyurduğu gibi çocuklarımıza kitapların en yücesi olan Kur'an-ı Kerim-i öğretmek, bizlere yüce rabbimizin hoşnutluğunu kazandıracaktır. Peygamber efendimiz bir Hadis-i Şerifinde 'Kim Kur'an-ı okur ve onunla amel ederse kıyamet günü anne ve babasına ışığı güneş aydınlığından daha parlak bir taç takılır ve yine onun anne ve babasına değeri dünyaya değişilmez iki elbise giydirilir. Onlar bize bu elbise ne için giydirildi diye sorduklarında; kendilerine çocuğunuzun Kur'an-ı Kerim öğrenmesinden dolayı diye cevap verilir.' diye buyrulmaktadır." ifadelerini kullandı. 

"Çocuklarımıza kitabını ve dinini öğretmeye vesile olmak, her anne ve babanın görevidir"

Çocuklarda erken yaşta başlanılan dini eğitimlerin önemine değinen Bereketli, "Unutmayalım 'Ağaç yaş iken eğilir' çocuklarımızın kitabını ve dinini öğretmeye vesile olmak, her anne ve babanın görevidir. Anne ve baba çocuklarına Kur'an-ı Kerim öğretmekte, evlatlarının dünya ve ahiret saadetlerine nail olmalarına ve huzurlu bir ömür sürmelerine yardımcı olacaktır. Bu sebeple bu kutsal eğitimin temellerini atarak rabbimizin rızasına mazhar olmayı temenni eder, hepinize tek tek teşekkür ederim. Gönüllük esasıyla bu hizmette bizlere yardımcı olan ve yılları aşkın tecrübelerini birer anne şefkatiyle miniklere gösteren emek ve fedakârlık yapan çok değerli hocalarımıza da teşekkür ediyorum." dedi. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/06/4-6-yas-miniklere-tac-giydirildi-9776.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/06/4-6-yas-miniklere-tac-giydirildi-9776.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/06/4-6-yas-miniklere-tac-giydirildi-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/06/4-6-yas-miniklere-tac-giydirildi-9776.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/4-6-yas-miniklere-tac-giydirildi/6423/</link>
			<pubDate>Thu, 08 Jun 2023 21:04:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Camiler ibadete hazır hale getirilmeye başlandı]]></title>
			<description><![CDATA[Adıyaman il merkezinde bulunan 92 camiden sadece 11 tanesi kullanılabilir durumda kalmış bazıları ise tamamen yıkılmıştı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Deprem sonrasında hayırseverlerin katılarıyla tadilata alınan bazı camilerde yıkılan minareler daha kısa ve hafif çelik malzemeden inşa ediliyor.

Deprem sürecinde binlerce cenazenin namazının kılındığı Yeni Mezarlık Camii tadilatında çalışan  Muhammed Ünsal, "Camilerimizin tadilat işleriyle uğraşıyoruz. Camilerimizin hızlı bir şekilde bitip ibadete açılması için elimizden geleni yapıyoruz. Şu anda minarelerimiz de hazır durumdadır. Caminin dekorasyon işlerini de bitirmek üzereyiz.  Şu an tadilatını yaptığımız cami, şehrin bütün insanlarına hitap eden bir camidir. Çünkü vefat edenler burada yıkanıp cenaze namazı kılınıyor.  Minareler betonarmeden hafif çelik malzemeye dönüştürüldü." dedi.

"Bu cami tüm halka hizmet ediyor"

Caminin dekorasyon işleriyle ilgilen ustalardan Hüseyin Ünsal, "6 Şubat'ta meydana gelen depremden dolayı hasar alan camimizin onarım işlerini yapıyoruz. Adıyaman halkının tamamına hizmet eden bu camide cenaze namazları kılınıyor, defin işlemler yapılıyor. Yıkılan minarelerin yerine hafif çelik malzemeden minarelerimiz caminin boyu ile orantılı bir şekilde yeniden yapıldı. Dört şerefeli minareler iki şerefeli olarak yeniden inşa edildi. Caminin dış cephesi minarelere uygun bir şekilde hafif malzemeyle yeniden yapılıyor." ifadelerini kullandı. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/06/camiler-ibadete-hazir-hale-getirilmeye-baslandi-9385.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/06/camiler-ibadete-hazir-hale-getirilmeye-baslandi-9385.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/06/camiler-ibadete-hazir-hale-getirilmeye-baslandi-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/06/camiler-ibadete-hazir-hale-getirilmeye-baslandi-9385.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/camiler-ibadete-hazir-hale-getirilmeye-baslandi/6418/</link>
			<pubDate>Wed, 07 Jun 2023 11:30:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA["Helal lokmanın en güzel yönü helal ticarettir"]]></title>
			<description><![CDATA[Ticaretin kulluk bilinciyle yapılması gerektiğini belirten Molla Sinan Ünel, ticarette helal kazancın birinci kaynağı dürüstlük olduğunu ve helal lokmanın en güzel yönünün helal ticaret olduğunu belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bir Müslüman'ın günlük yaşamının her alanında dikkat etmesi gereken hususlar vardır. Ticaret konusu gündelik yaşamın en önemli hususlarından biridir. Peki, Müslüman'ın ticarette dikkat etmesi gereken hususlar nelerdir? Peygamber Aleyhisselam'ın ticarette öne çıkan en önemli vasfı neydi?

Konuya ilişkin İLKHA muhabirine konuşan molla Sinan Ünel, 'Çocuklarımızın ve aile efradının bizim üzerimizdeki en büyük haklarından birisi de onlara helal lokma yedirmek.' olduğunu vurguladı.

Ticaretle meşgul olan bir Müslüman'ın ticaretini Allah ve Resulünün istediği şekilde olması gerektiğini. Ancak bu şekilde olan ticarette elde edilen kazanç helal bir kazanç olacağını söyledi.

"Dürüst olan tüccarlar mahşerde Peygamberler, Sıddıklar ve Şehitlerle beraber haşr olacak"

Hayatın her alanında Müslümanların uyması gereken kural olduğunu belirten Molla Sinan Ünal, "Allah-u Teâlâ bu kâinatı yaratırken canlı cansız ne kadar varlık varsa hepsi için bir kanun, bir düzen ve sistem belirledi. Hayatı sürdürme noktasında insanoğlu için bazı kaide ve kurallar belirledi. Yaratıcı ibadetlerde ve diğer alanlarda kaide ve kurallarını belirttiği gibi insanın geçimini ve iaşesini karşıladığı ticarette de bazı kurallar ve kaideler belirledi. Dolayısıyla hayatının her alanında Müslümanların uyması gereken kural ve kaideler vardır, bu kurallardan bir tanesi de ticarettir. Allah Resulü dürüst olan tüccarın yarın mahşer alanında Peygamberler, Sıdıklar ve Şehitlerle beraber haşr olacağını ifade ediyor. Ticaretteki dürüstlüğün o kaide ve kurala biat etmenin kişiye dünyadan daha ziyade ahirette nasıl bir mükâfata ulaştığının bize kanıtıdır. Peygamberler, şehitler ve sıddıklarla beraber haşr olmak ne kadar güzel bir duygu." diye konuştu.

Peygamberimizin ticaret yapma konusunda Müslümanları teşvik ettiğini ifade eden Molla Sinan," Ticarette helal kazancın birinci kaynağı dürüstlüktür. Ticarette asıl olan helal kazançtır. Allah Resulü'nün ifade ettiği gibi 'Rızkın onda dokuzu ticarettedir.' Müslümanları ticaret yapmaları konusunda teşvik etmiş ama bu teşvikle beraber rızkın helal ve bereketli olması için yapılan ticaretin düzgün olması lazım, helal olması lazım, sağlam olması lazım ve bu ticaretin Allah ve Resulü'nün istediği şekilde olması lazım. Ancak bu şekilde olan ticaret Allah'ın razı olacağı bir ticaret olacak ki bu ticarette elde edilen kazanç helal bir kazanç olsun. Helal kazanç olunca bereket olur huzur olur. bu konuda tüm müminlerin dikkat etmesi gerekiyor." ifadelerine yer verdi.

"İnsanları kandıran bizden değildir"

 

Molla Sinan Ünel

Kişinin malının kusurlarını örtmemesi gerektiğine dikkat çeken molla Sinan, "Allah Resulü'nün bir pazar ziyaretinden örnek verebiliriz. Peygamberimiz bir gün Müslümanların Pazar yerlerini ziyaret ediyor, bir hurma tezgâhına uğruyor. Hurmaların üstü kuru fakat Allah Resulü elini alt tarafa atınca alt tarafın yaş olduğunu fark ediyor. Sahabeye bunun sebebini sorunca sahabe mahcup bir şekilde ya Resulallah yağmur yağdı su değdi şeklinde kendini savunmaya başlıyor. Allah Resulü sahabeye 'Gelen insanlara hurmanın alt tarafının yaş olduğunu söyleyebilirdin.' diyor ve orada şu hadisi beyan ediyor: 'İnsanları kandıran bizden değildir.' burada dikkat edilmesi gereken şey şudur; kişinin malı neyse onu ortaya koymalı kusurlarını, ayıplarını ve eksikliklerini mutlaka söylemeli. Araba satmak istiyorsa o araba boyalı mı değil mi veya bir kusuru, bir aksaması var mı hepsini söylemesi gerekiyor. Bizim sattığımız malın bütün kusurlarını mutlaka alıcıya söylememiz lazım. Satılan malların eksiklik ve kusurları gerektiği gibi anlatılmıyor bu sebeple daha sonra alıcı ve satıcı arasında ciddi bir sorun çıkıyor." dedi.

"Bizden önceki kavimlerden bazıları ticarette yaptıkları ahlaksızlıklardan dolayı Allah onları helak etti"

Helal kazancın en güzel yönünün helal ticaret olduğuna değinen molla Sinan, "Son olarak şunları söyleyeyim biz çocuklarımıza helal lokma yedirmekle mükellefiz. Çocuklarımızın ve aile efradının bizim üzerimizdeki en büyük haklarından birisi de onlara helal lokma yedirmektir. Helal lokmanın en güzel yönü helal ticarettir. Bizim de kazancımızın helal olması için elimizden geleni yapmamız gerekir. Bizden önceki kavimlerden bazıları ticarette yaptıkları ahlaksızlıklardan dolayı Allah onları helak etti. Hazreti Şuayp'ın (Aleyhisselam) kavmi bizim için büyük bir örnek. Tartıda hile yaptıkları için, faize başvurdukları için ve stokçuluk yaptıkları için Allah-u Teâlâ onları helak etti. Üç-beş kuruş fazla kazanmak için gayretullaha dokunacak şeyler yapmayalım. Ticarette hataya düşmemek için bizim güçlü bir inancımız olması lazım dünyanın fani olduğunu bilmemiz lazım. Mülkün sahibinin Allah olduğunu unutmamamız lazım ancak bu şeklide bir anlayışla ticaret alanında Allah'ın istediği şekilde bir kul olmayı kendimize düstur edineceğiz." diye ekledi. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/05/helal-lokmanin-en-guzel-yonu-helal-ticarettir-9591.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/05/helal-lokmanin-en-guzel-yonu-helal-ticarettir-9591.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/05/helal-lokmanin-en-guzel-yonu-helal-ticarettir-thumb_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/05/helal-lokmanin-en-guzel-yonu-helal-ticarettir-9591.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/helal-lokmanin-en-guzel-yonu-helal-ticarettir/6319/</link>
			<pubDate>Sat, 06 May 2023 13:15:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yıldırım: Kudüs özgür oluncaya kadar gayretimizden asla ödün vermeyeceğiz]]></title>
			<description><![CDATA[Beytülmakdis Öncüleri Derneği tarafından düzenlenen El Fecru'l Azim" sabah namazı buluşmasında konuşan Yazar Muhammed Emin Yıldırım, "Mekke aklımız, Medine kalbimiz, Kudüs gözümüz, İstanbul elimizdir. Gözümüzde hançer olduğu için görmüyor. O hançeri bu elle çıkaracağız. Kudüs özgür oluncaya kadar gayretimizden ödün vermeyeceğiz" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Geçen sene olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayı boyunca her pazar günü Süleymaniye Camii'nde gerçekleşen "El Fecru'l Azim" sabah namazı buluşmalarının ikincisi, Yazar Muhammed Emin Yıldırım'ın katılımıyla gerçekleşti.

Sabah namazında okunan İsra Suresinin ilk ayetlerine atıfta bulunarak konuşmasına başlayan Yıldırım, ilk ayetlerde siyonistlerin güçlü ordular tarafından yerle bir edildiğinin anlatıldığını ve bunun bir kez daha yaşanacağının vurgulandığını söyledi.

 

Muhammed Emin Yıldırım

Yıldırım, "İsrail oğulları, Yahudiler, özellikle siyonistler, azgınlıklarının bedelini ödeyecekler. Aynı yerden gelen ordular ödetecek. O ordular Anadolu'dan, bizim coğrafyamızdan gitmiş siyonistleri yerle bir etmişti. Bir kez daha olacak Allah'ın izniyle. Onun için hep bu ayetlerin önümüze koyduğu hedefler doğrultusunda yaşarız. Bundan dolayı deriz ki, Mekke bizim aklımız, Medine kalbimiz, Kudüs gözümüz, İstanbul ise elimizdir. Acımızı buradan ikrar edelim ki bizim için bir kamçı olsun da bizi daha fazla gayrete taşısın. Kudüs güzümüz ama gözümüzde şu anda hançer var. Gözümüzde hançer olduğu için görmüyor. Görmediğimiz için aklımız çalışmıyor. Gözümüz görmediği için kalbimiz hissetmiyor. İstanbul elimiz. O hançeri bu elle çıkaracağız inşallah. Bu eli uzatmayı bileceğiz ve gereğini de yerine getireceğiz. Çünkü böyle bir sorumluluğumuz var. Böyle olduğu için de Kudüs özgür oluncaya kadar gayretimizden asla ödün vermeyeceğiz. Allah bu gayretimizi sonuna kadar daim eylesin." diye konuştu.

 

"Sahte zaferlerle asla yetinmeyeceğiz"

Fıkıhta fecri kazib ve fecri sadık diye 2 fecrin olduğunu, bu buluşmaların da Fecru'l azim diye adlandırıldığını belirten Yıldırım, "Bir tane daha eklemek istiyorum ki o da fecru'l aziz olacak inşallah. Fecri sadık ve fecri kazibin fıkıhta ne manaya geldiğini biliyorsunuz. Sizi bu kavramları ümmetin şu anki hali ve geleceği açısından okumaya davet ediyorum. Yalancı fecri ümmet için okuduğumuzda 'bizi artık kimse kandıramayacak' Allah'ın izniyle. Gözümüzü açacağız. Kulaklarımızı, yüreklerimizi açacağız. Kendimizi kimsenin algılarına teslim etmeyeceğiz. Sahte zaferlerle asla yetinmeyeceğiz. Kimse bizi ümmet adına, din adına, Allah adına kandırmayacak ve kandırılmayacağız. Asıl fecrin nereden olduğunu fecri sadıktan anlarız. Fecri sadık, sıddıkların ortaya koyduğu fecirdir. Kur'an'ın ifadesiyle 'o müminler verdikleri sözden asla dönmezler' şeklindeki ayettir. O sözün arkasından fecri sadığı getirecek özünde, sözünde, amelinde sadık olan insanların oluşturduğu fecirdir. İnşallah sizler o fecrin habercisisiniz. Biz Müslümanız, Müslüman asla güneşi üzerine doğurtmaz. Bizim hayatımız sabah namazıyla başlar. Sabah namazından sonra bize yatak yoktur, yorgan yoktur, yastık yoktur. Sabahın erken vakitlerinde yeryüzünü imar etmek için vazifelerimizin başındayız. Vazifelerimizin başına gittiğimizde o zaman gerçek müminler oluruz." şeklinde konuştu.

 

"La ilahe İllallah Muhammedîn Resulullah herkesi kardeş olarak kabul edeceğiz"

Zamanımız bizim için çok kıymetli. Ümmeti Muhammedin, kardeşliğimizin kıymetini bileceğiz. Asla cemaatçilik yapmayacağız. Bölen, parçalayan olmayacağız. Bütünleştiren olacağız. Hangi meşrepten, hangi mezhepten olursa olsun 'La ilahe İllallah Muhammedîn Resulullah' diyen tüm kardeşlerimizi kardeş olarak kabul edeceğiz. Onları seveceğiz ama hatalarını sevmeyeceğiz."

Yoğun katılımla gerçekleşen program, yapılan dua ile son buldu. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/04/yildirim-kudus-ozgur-oluncaya-kadar-gayretimizden-asla-odun-vermeyecegiz-3631.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/04/yildirim-kudus-ozgur-oluncaya-kadar-gayretimizden-asla-odun-vermeyecegiz-3631.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/04/yildirim-kudus-ozgur-oluncaya-kadar-gayretimizden-asla-odun-vermeyecegiz-thumb_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/04/yildirim-kudus-ozgur-oluncaya-kadar-gayretimizden-asla-odun-vermeyecegiz-3631.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/yildirim-kudus-ozgur-oluncaya-kadar-gayretimizden-asla-odun-vermeyecegiz/6223/</link>
			<pubDate>Sun, 02 Apr 2023 16:08:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Cami cemaati: Mukabele dinlemek için 11 ay bekledik]]></title>
			<description><![CDATA[Peygamber Efendimizden günümüze süregelen Kur'an'ı Kerim tilavetiyle "Mukabele" sünnetinin yaşatıldığı Şanlıurfa'da, cami cemaati, mukabele dinlemek için 11 ay beklediklerini dile getirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa'nın tarihi camilerinden olan Mevlid-İ Halil Caminde imamlar tarafından okunan ve cami cemaatinin takip ettiği Kur'an'ı Kerim tilavetiyle "Mukabele" sünneti devam ediyor.

Ramazan ayının başlamasıyla birlikte Şanlıurfa'daki tüm camilerde mukabele heyecanı başladı.

Camilerde sabah, öğle ve ikindi namazlarının ardından genellikle hafızlar ya da cami imam hatibi tarafından okunan Kur'an'ı Kerim ile mukabele geleneği yaşatılıyor.

 

Peygamberler Şehri Şanlıurfa'nın tarihi camilerinden olan Mevlid-İ Halil Caminde İkindi namazının ardından okunan Kur'an'ı Kerim tilavetiyle asırlardır devam eden mukabele geleneği sürdürülüyor.

Mukabeleye katılanlar, kendi evlerinden getirdikleri Kur'an'ı Kerim ve rahleler ile Kur'an ziyafetine katılıyor.

Cami cemaati, Mukabele geleneği ile ilgili İLKHA'ya konuştu.

"İnşallah Rabbim Ramazan hürmetine bizi düzeltir"

 

Mukabele sünnetinin bir mucize olduğunu ifade eden Ahmet Polat, "Mukabele, Allah'ın bize vermiş olduğu mucizedir. Bu mucizelere iyi niyetle bakmadığımız zaman her türlü felaket başımıza gelir. Deprem, sel oldu ve hastalık çıktı ancak hala arlanmıyoruz. İnşallah Rabbim Ramazan hürmetine bizi düzeltir." dedi.

"Mukabele dinlemek için 11 ay bekledim"

 

Kur'an okuyunca kendini güvende hissettiğini söyleyen Muhammed Mustafa Server, "Kur'an'ı okurken içim rahatlıyor. Kendimi huzurlu, güvenli hissediyorum. Kendimi Kur'an'a bırakıyorum. Mukabele dinlemeye geliyorum. Mukabele dinlemek için 11 ay bekledim." diye konuştu.

"Kur'an'a sahip çıkacağız"

 

Kur'an okumanın olmazsa olmazlarından olduğunu vurgulayan Mahmut Şeker, "Günde 3 defa cüz dinliyorum. Allah rızası için Kur'an-ı Kerim dinliyoruz. Kur'an okumak mecburidir. Kur'an okunmazsa olmaz. Kur'an'a sahip çıkacağız." şeklinde konuştu.

"Kur'an okurken yaşanılan duygu anlatılmaz"

 

Ömer Dursun ise "Ramazan ayı günahlardan arınma, dua, Kur'an okuma ve özellikle iyilik yapma ayıdır. Kur'an okurken yaşanılan duygu anlatılmaz. İnsanın kalbinde hissettiği bir duygudur." ifadelerini kullandı. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/cami-cemaati-mukabele-dinlemek-icin-11-ay-bekledik-2065.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/cami-cemaati-mukabele-dinlemek-icin-11-ay-bekledik-2065.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/cami-cemaati-mukabele-dinlemek-icin-11-ay-bekledik-thumb_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/cami-cemaati-mukabele-dinlemek-icin-11-ay-bekledik-2065.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/cami-cemaati-mukabele-dinlemek-icin-11-ay-bekledik/6180/</link>
			<pubDate>Sun, 26 Mar 2023 16:03:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ramazan ayında sünnet olan Mukabele geleneğini devam ediyor]]></title>
			<description><![CDATA[Kur'an ayı Ramazan ayında asr-ı saadetten bu yana devem eden mukabele geleneğine Müslümanlar tarafından büyük ilgi gösteriliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Mardin'de genç, yaşlı çocukların yoğun katılımıyla mukabele geleneğine büyük ilgi gösteriliyor.

Öğle namazından sonra yarım cüz ikindi namazı ardından da yarım cüz okunarak Ramazan ayının her gününde toplam bir cüzü halkın oluşturduğu halka şeklinde okunuyor.

Hafızlar Kur'an-ı Kerim'i sesli olarak okurken mukabeleye katılan halk da okunan ayetleri takip ediyor.

Mukabele geleneğini sürdüren camilerden biri olan Hazreti Ebu Bekir Camii'nde Mukabeleye katılan Emekli İmam Hıdır Geçit, sünnet olan mukabele geleneğini yıllardır vatandaşların katılımıyla sürdürdüklerini belirtti.

"Mukabeleye halkın ilgisi bayağı fazladır"

Emekli İmam Hıdır Geçit

Ramazan ayının vazgeçilmezlerden mukabele hakkında konuşan Geçit, "Ramazan deyince oruç ve teravihten sonra ilk akla gelen mukabeledir. Ramazan mukabelesi asr-ı saadetten bu yana Müslümanlar arasında sürdürülen sünnet-i nebevidir. Peygamber efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) peygamber olduktan sonra her Ramazan ayı geldiğinde o Ramazan ayına denk nazil olan Kur'an-ı Kerim'in sürelerini Hazreti Cebrail ile beraber mukabele ediyorlardı. Hazreti Muhammed'in (Sallallahu Aleyhi Vesellem) son seneyi devriyesinin Ramazan ayında Cebrail aleyhisselam ile iki sefer mukabele etmişlerdir. Bütün Müslüman camiasında bu gelenek şeklinde oturulmuş bir sünnet uygulamasıdır. Bizler de kendimizi bildik bileli her Ramazan ayında mukabele yapmaktayız. Halkın ilgisi de bu sünnete bayağı fazladır." ifadelerini kullandı.

"Bu dini ibadetleri yapmak hepimizin görevidir"

Ömer Derin

Her yıl camide mukabeleye katılım gösterdiklerine dikkat çeken cami cemaatinden Ömer Derin, "Allah'a hamdolsun bu sene de bizleri Ramazan ayına kavuşturdu. Ümmeti Muhammed'e hayırlısı nasip olur inşallah. Ramazan ayı mübarek bir ay olup başı rahmet ortası mağfiret sonu cehennemden azattır. Her yıl camide mukabeleye katılım gösteriyoruz Elhamdülillah." dedi.

Bu tür ibadetleri yapmanın her Müslümanın görevi olduğunu vurgulayan Derin, "Yüce Allah bizleri kısa bir süreliğine dünyaya gönderdi. Ahiret hayatı sonsuzdur. Peygamber efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) buyuruyor ki, 'Akıllı olan kişi ölüm gelmeden önce hazırlık yapan kişidir.' Yine Peygamber efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) buyuruyorlar ki, insanlar iki şeyin kıymetini bilmezler, biri sıhattır diğeri de vakittir. Bunları çok iyi değerlendirmek lazım. Bu dini ibadetleri yapmak hepimizin görevidir." ifadelerine yer verdi.

Mehmet Necip Öner

Mukabelenin kendilerine çok şey kazandırdıklarını belirten Mehmet Necip Öner ise, "Ramazan ayında her yıl mukabeleye katılıyorum. Namaz vakitlerini de cemaatle kılıyoruz. Daha çok şeyler öğreniyoruz. Bizim için ayrı bir güzel oluyor. Peygamberlerimizi öğrenip onların hayatından dersler çıkarmaya çalışıyoruz." şeklinde konuştu. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/ramazan-ayinda-sunnet-olan-mukabele-gelenegini-devam-ediyor-7011.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/ramazan-ayinda-sunnet-olan-mukabele-gelenegini-devam-ediyor-7011.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/ramazan-ayinda-sunnet-olan-mukabele-gelenegini-devam-ediyor-thumb_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/ramazan-ayinda-sunnet-olan-mukabele-gelenegini-devam-ediyor-7011.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/ramazan-ayinda-sunnet-olan-mukabele-gelenegini-devam-ediyor/6176/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Mar 2023 16:32:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Prof. Dr. Tarhan anlattı: Dua ihtiyaç mıdır?]]></title>
			<description><![CDATA[İnsanın özellikle kendisini çaresiz hissettiği anlarda güçlü bir varlıktan yardım istemesi şeklinde nitelendirilen dua ve duanın insan psikolojisi üzerindeki etkisi hakkında konuşan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, duanın zihinsel bir sığınak olduğunu, insanı güçlü kıldığını ve evrende yalnız olmadığının hissettiren bir ihtiyaç olduğunu söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Mübarek 3 aylar ve özellikle Ramazan ayında insanın daha fazla ibadet ve duaya yönelmesi sebebiyle duanın insan üzerindeki etkisine ilişkin İLKHA muhabirine konuşan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, duanın aslında kapı çalmak olduğunu, insanın kendisini güçsüz, zayıf, çaresiz, yetersiz hissettiği zaman bağlanma ihtiyacı hissettiğini söyledi.

"Dua manevi sığınaktır"

Tarhan, "İnsanın yaşam piramidinde, özellikle Maslow'un psikososyal ihtiyaçlarını gösteren piramitte ikinci sıradadır. Birinci sırada da yemek, içmek, barınmak gibi ihtiyaçlar var. İnsan sosyal bir varlıktır. Tek başına yaşamaya göre yaratılmamıştır. Bu nedenle gücü kontrol edebildiği şeyler oluyor ama bazı durumlarda kendisini çok güçsüz, zayıf, çaresiz hisseder. Bu tür durumlarda kişi zihinsel bir sığınağının, koruyucu melek inancının olması, yüksek bir güce inanıp bağlanması ve ondan yardım istemesi yalnız olmadığını hissettiriyor. Hayatına anlam katıyor ve teselli ediyor. Özellikle kişinin zayıf ve çaresiz kaldığı, gücünün yetmediği, ölüm ve doğal afet gibi konularda dua, kişi için ciddi bir zihinsel, manevi sığınaktır. Akla yakın sağlam inancı varsa da dua onun evrende yalnız olmadığını hissettirerek manevi dayanaklılığını arttırır." dedi.

Sınırsız ihtiyaçla karşısında sınırlı gücü olan insan dua ile güç bulur

Türkçeye psikolojik sağlamlık veya yılmazlık (Psychological Resilience) diye çevrilen bir kavramın olduğunu hatırlatan Tarhan, "Bu kavramda kişinin yaşadığı bir olay veya musibet onu için dayanıklılık sebebi oluyor. Kişinin yaşadığı acıya dayanabilmesi için ümitsizliğe düşmemesi ve kendisini güvende hissetmesi gerekir. Güven ve ümit duygusu için dua böylesi durumlarda 'her şeyi bilen, kontrol eden, kalbinden geçeni, zihnindeki hatıraları bilen yüksek bir güç var. Şah damarımdan yakın bir irade var' diye düşündüğünde güven duygusunu kazanmış olur. Bu güveni kazandığı zaman da korkusu azalır ve yoluna daha kolay devam edebilir. Yoksa aşırı korku kontrolü kaybettirir, kalp krizi geçiriyor hissi verir. Ölecekmiş gibi hisseder. O his ile vücut fizyolojisi de bozulur. Mesela bana bir iş adamı gelip 'milyar dolarlık bütçe yönetiyorum ama tansiyonumu yönetemiyorum' demişti. Biz de ona 'vücudun senden daha akıllı. Vücudunu yaratan senin müdahale edip bozmaman için gücünün yetmediği konularda ne yapman gerektiği ile ilgili uygulamamız gereken terapi teknikleri var' dedik. Çünkü kontrol gücü yüksek olan bazı kişiler kendilerini yeryüzü tanrısı olarak görürler. Bazı insanlarda kadiri mutlak duygusu varsa dua etmek istemez, secdeyi kabul etmezler. Güçlerinin her şeye yettiğine inanırlar ama gücümüz her şeye yetmez. İnsanoğlunun yaratılışında sonsuz ihtiyaçlar var ama kısıtlı gücü var. Diğer canlıların ihtiyaçları ile güçleri dengelidir. İnsan evrene hükmetmek istiyor. Psikolojik ve zihinsel ihtiyaçları sınırsız olduğu için sahip oldukları ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. Yetmeyince de acı çekiyor. Böyle durumlarda manevi yönü güçlü olan kişiler duayı ciddi bir temel ihtiyaç olarak hayatlarına uygularlarsa ve her an acizliklerini kabul edip 'her şeyi bilen bir güç var ve beni görüyor ve hayatımın son gününde olabilirim' diye yaşıyorsa ölümden korkmaz. Dua aslında evreni yaratan ile manevi bir bağ kurmaktır. Böyle bir bağ kuran kişi, psikolojik sağlamlık ve beden sağlığı açısından büyük bir avantaja sahiptir." diye konuştu.

"Ölüm yok olmak değil, mekân değiştirmektir"

 Tarhan, "Hayat olayları karşısında dua etmeyi alışkanlık haline getirmiş çocuklar korku yönetimini daha iyi yapıyorlar. Çocuğu ya korkular ya gerçekler yönetir. Anne baba çocuğa rehberlik yapmalı. Anne babanın rehberliği olursa, doğru kılavuz olursa ölüm karşısında, kontrol edemeyeceği şeyler karşısında yüksek bir güce sığınmayı öğretirse çocuk bu süreci kolay aşıyor. Hatta babası vefat etmiş ve terapiye getirilen ilkokul birinci sınıf bir çocuk vardı. Annesi, 'evladım! Baban uzun bir seyahate çıktı. O gelmeyecek, biz ileride ona gideceğiz' diyordu. Bu ileride buluşacağız demektir. Ölüm yok olmak değildir, mekân değiştirmektir. Gelecekte bir hayat var ve orada buluşacağız. Annenin çocuğuna söylediği de bir çeşit duadır. Anne bunu çocuğuna söyledikten sonra bir daha babasını sormamış." şeklinde konuştu.

İnsanda diğer canlılarda olmayan 4 gen olduğunu, bunlara zihin üstü genler denildiğini belirten Tarhan, "Bunlardan birisi anlam arayışı, bir, yeniliği arama, diğer, geçmiş ve geleceği sorgulama, dördüncüsü de ölümü algılama genidir. İnsan dışında hiçbir varlık öleceğinin farkında değildir. Sadece insan bunun farkındadır. Geçmiş ve gelecek kaygısı insanın hayatını çok etkiliyor." dedi.

"3 aylar hayatın anlamının sorgulanması için fırsattır"

3 ayların fırsat olarak görülüp değerlendirilmesi gerektiğini de vurgulayan Tarhan, son olarak şu ifadeleri kullandı:

"3 ayları her şeyin indirimli olduğu fuarlar, panayırlar gibi görmek gerekir. Manevi ticaret ayları olarak görülmeli. Bu aylar, manevi fırsat ve yatırım aylarıdır. Bu aylarda bire bin verilir. Bu nedenle 3 aylar insanın dur, düşün, yeniden başla demesi için bir fırsattır. Kendisini yenileme aylarıdır. Buna inovasyon eğitiminde yüzde 15 kuralı diyoruz. Günün 10 saati çalışıyorsa 1,5 saatini 'bu işi neden yapıyorum?' diye ayırması gerekir. Bu kutsal günlerde de hayat nedir? Anlam nedir? Niçin yaşıyorum? Bu dünyada kalıcı mıyım, misafir miyim? Dünya bir oyun mu, gerçek mi? Gerçek hayat bu dünya mıdır yoksa ölümden sonra gerçek hayat var mı? Şeklindeki soruları sorması, hayatın anlamını sorgulaması için fırsatlar sunan aylardır." (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/prof-dr-tarhan-anlatti-dua-ihtiyac-midir-6156.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/prof-dr-tarhan-anlatti-dua-ihtiyac-midir-6156.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/prof-dr-tarhan-anlatti-dua-ihtiyac-midir-thumb_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/prof-dr-tarhan-anlatti-dua-ihtiyac-midir-6156.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/prof-dr-tarhan-anlatti-dua-ihtiyac-midir/6173/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Mar 2023 16:29:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA["Yıl boyu kirlettiğimiz defterimizi tertemiz hale getirebiliriz"]]></title>
			<description><![CDATA[Ramazan ayında, Hazreti Peygamber'i örnek alarak ibadetlerin yapılması gerektiğini dile getiren İTTİHADUL ULEMA Genel Sekreteri Molla Muhammed Özer, bu şekilde orucun sevabından en üst seviyede istifade edilebileceğini söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ramazan ayının manevi atmosferine girdiğimiz bu günlerde, Müslümanlar Ramazan ayını nasıl değerlendirmeleri gerektiğini merak ediyor. Ramazan ayının bir fırsat olduğuna değinen İTTİHADUL ULEMA Genel Sekreteri Molla Muhammed Özer, Allah'ın (Celle Celaluhu) bu ayın her gecesinde bir grup insanı affettiğini dile getirdi.   

Orucun bütün semavi dinlerde farz kılındığını hatırlatan Özer, "Allah (Celle Celaluhu) Kur'an-ı Kerim'de oruçla ilgili ayet-i kerimede şöyle buyuruyor: 'Ey iman edenler, sizden öncekilere oruç farz kılındığı gibi size de farz kılınmıştır. Umulur ki korunursunuz. Günahlardan, fuhuştan, fahşiyattan, münkerattan kendinizi muhafaza edersiniz, korursunuz.' Bu ayetten anlaşılıyor ki Allah (Celle Celaluhu) geçmiş ümmetlere de orucu farz kılmıştır. Bütün semavi dinlerdeki ehli tevhit, Allah'a (Celle Celaluhu) inanan toplumlar orucu tutmuştur. Geçmişten gelen bir mirastır. Bununla birlikte İslam ümmetine oruç şekli 30 gün yani bir ay farz kılınmıştır. Allah (Celle Celaluhu) orucu bizim için bir fırsat kılmıştır. Oruç ayıyla beraber Peygamber efendimizin (Sallallahu Aleyhi Vesellem) hadislerinde de mevcuttur ki insanlar bütün günahlardan tövbe ve istiğfarla kurtulabilir, temizlenebilir." ifadelerini kullandı.

Kur'an-ı Kerim'i mutlaka mukabele şeklinde, camilerde halkalara katılarak okumalıyız"

Müslümanların ihmal ettikleri Kur'an-ı Kerim'i Ramazan ayında mutlaka okumaları gerektiğini dile getiren Özer, "Peki oruçta hangi ibadetleri yapmalıyız. Allah'ın (Celle Celaluhu), Peygamber efendimize (Sallallahu Aleyhi Vesellem) emrettiği ibadet şeklini biz de yaparsak isabet etmiş ve orucun sevabından en üst seviyede istifade etmiş olacağız. Bu manada Peygamber fendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) oruç ayı girdiği gibi mutlaka Kur'an-ı Kerim'i mukabele şeklinde Cebrail (Aleyhisselam) ile okumuştur. Bu Peygamber efendimizin (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bir sünnetidir. Demek ki Müslümanlar Ramazan ayında, ihmal ettiği, okuyamadığı, dünyevi meşakkatlerle unuttuğu Kur'an-ı Kerim'i mutlaka mukabele şeklinde, camilerde halkalara katılarak okumalıdır. Bununla beraber kaza namazı olan insanlar, bu ayda kazalarını kılmalı ve biraz daha artırmalıdır. Kazası yoksa teravih namazına katılıp nafile namazları, teravih namazlarını mutlaka yerine getirmelidir. Efendimizin (Sallallahu Aleyhi Vesellem) sünnetinde mevcuttur ki Peygamber efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) teravih namazı kılmıştır. Müslümanlar da bunu yaparsa elbette çok fazla sevap almakla beraber Ramazan'ın ikliminden istifade etmiş olacaktır." diye konuştu.

"İtikaf sünneti yerine getirilmelidir"

İtikaf sünnetinin imkanlar ölçüsünde yerine getirilmesi gerektiğini dile getiren Özer, "Nafileyle beraber mümkünse, özellikle Kadir Gecesi'nin içinde olduğu son günlerde camilerde itikafa girilmelidir. Bir Müslüman Peygamber efendimizin (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bu sünnetini de yerine getirmelidir. İmkanları ölçüsünde bir şekilde camide vakit geçirip günahlarını, geçmişi düşünüp tövbe ve istiğfarı o şekilde artırsın. Malum tefekkür de bir ibadet şeklidir. İtikafa girdiğinde Kur'an okuyabilir, zikir çekebilir, tesbihat yapabilir." dedi. 

"Müslümanlar zekâtın yanında infak ve sadakaya da ağırlık vermelidir"

 

İTTİHADUL ULEMA Genel Sekreteri Molla Muhammed Özer

Zekât ibadetinin Ramazan ayında yerine getirilmesinin halkımız arasında bir gelenek haline geldiğini belirten Özer, "Özellikle tüccarlar zekatlarını bu ayda veriyorlar. Özellikle bu sene depremler olduğu, mağduriyetler oluştuğu, seller ve afetler üst üste geldiği için Müslümanlar bu ayda zekâtın yanında infak ve sadakaya da ağırlık vermelidir. Fakir fukaraya bu manada sahip çıkmalıdır. Bizler ilk önce malımızdan verebilmeliyiz. İnsanın Allah'ı sevmesinin nişanesi malını Allah yolunda infak ve sadakayla harcamasıdır." şeklinde konuştu. 

"Yıl boyu kirlettiğimiz defterimizi tertemiz hale getirebiliriz. Bunun ilacı tövbedir"

Allah, (Celle Celaluhu) bu ayın her gecesinde bir grup insanı affettiğini anımsatan Özer, "Allah (Celle Celaluhu) tövbe ve istiğfar eden insanları affeder. Yıl boyu kirlettiğimiz defterimizi tertemiz hale getirebiliriz. Bunun ilacı tövbedir. İnsanlar bu ayda mutlaka Allah'a (Celle Celaluhu) yönelip, geçmiş günahlardan kurtulmalı, tövbe etmelidir. Bayramla beraber hakikaten bayram etmelidir." diye belirtti.

"Dua mümin için en önemli amellerden bir tanesidir"

Müslümanların duayı ihmal etmemeleri gerektiğini vurgulayan Özer, şunları söyledi: 

"Müslümanlar, Ramazan ayında mutlaka dua etmelidir. Kendine, topluma, Müslümanlara; İslam ümmetinin sorunlarının halledilmesi, bütün afet, bela ve musibetlerin üzerimizden defi için dua etmelidir. Dua mümin için Allah'a (Celle Celaluhu) sığınacağı en önemli amellerden bir tanesidir. Allah (Celle Celaluhu) buyuruyor ki: 'Beni çağırın ben size icabet edeyim. Benden isteyin ben size vereyim.' Ramazan'da zaten şeytanlar bağlanmış, zincire vurulmuştur. Onun için mutlaka günahlardan, haramlardan tamamıyla uzak durmalıyız. Yeni bir hayat, yeni bir bakış, bayramla beraber tertemiz bir sayfa açmalıyız. Rabbim, Ramazan'ı bütün Müslümanlara mübarek kılsın." (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/yil-boyu-kirlettigimiz-defterimizi-tertemiz-hale-getirebiliriz-6232.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/yil-boyu-kirlettigimiz-defterimizi-tertemiz-hale-getirebiliriz-6232.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/yil-boyu-kirlettigimiz-defterimizi-tertemiz-hale-getirebiliriz-thumb_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/yil-boyu-kirlettigimiz-defterimizi-tertemiz-hale-getirebiliriz-6232.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/yil-boyu-kirlettigimiz-defterimizi-tertemiz-hale-getirebiliriz/6168/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Mar 2023 16:28:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Diyanet-Sen Batman Şube Başkanı Cihan: Kurtuluş için Ramazan ayı fırsattır]]></title>
			<description><![CDATA[Ramazan ayının günahlardan kurtulma, huzur ve refah için bir fırsat ayı olduğunu belirten Diyanet-Sen Batman Şube Başkanı Ahmet Cihan, Ramazan ayından hakkıyla istifade edebilmek için önemli tavsiyelerde bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Müslümanların Ramazan ayını bir plan ve program içerisinde geçirmesi gerektiğini vurgulayan Cihan, bu ayın birçok iyiliği ve hayrı içinde barındırdığını ifade etti.

İslam aleminin selamet ve rahmet ayına girmeye hazırlandığını belirten Cihan, mübarek Ramazan ayının bütün İslam alemine hayırlar getirmesi temennisinde bulundu.

 

Ahmet Cihan

Ramazan ayının Kur'an ayı olduğuna vurgu yapan Cihan, "Ramazan ayı Kur'an-ı Kerim'i okuduğumuz, anladığımız, yaşadığımız ve yaşattığımız mübarek aydır. Bir inşa projesi olan İlahi vahyinin indiği aydır. Kur'an-ı Kerim insanın hayatını inşa etmek için indirilmiştir." dedi. 

"İlk yapmamız gereken şey oruç tutmaktır"

Bu ayın mübarek bir ay olduğuna işaret eden Cihan, "İçinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi'nin bulunduğu bir aydır. Allah, bu ayda oruç tutmayı farz kıldı ve gecesini de nafile ibadetlerle değerlendirmemizi  istedi. 11 ayın sultanı olarak adlandırılan Ramazan ayında ilk yapılması gereken ibadet oruç tutmaktır." diye konuştu.

"Teravih namazı kılıp, bol bol Kur'an okuyalım"

"Ramazan ayı boyunca orucumuzu tutalım" diyen Cihan, "Ramazan ayı boyunca teravih namazı kılıp, bol bol Kur'an okuyup, mukabele yapalım. Bol bol dua ederek, namazlarımızı toplu olarak cemaatle camide kılalım. Camilerimizi ibadetle, Kur'an okumakla  ve dua ile süsleyelim. İnsanlara iftarda ikramlar edelim, iyilik yapalım. Kelime-i Tevhidi söyleyip, istiğfar edelim." ifadelerini kullandı. 

 

"Bu ay mübarek bir aydır"

Bu ayın sabır ayı olduğunu belirten Cihan, "Hakikati  arayanların tüm aradıklarını bulabilecekleri mübarek bir aydır. Bu ay, Allah'ın mümin kullarına tüm af, merhamet ve mağfiret kapılarını sonuna kadar açtığı mübarek bir aydır. Bu  mübarek Ramazan ayında öyle bir gece vardır ki, tam bin aydan yani 83 yıllık bir ömürden daha hayırlı Kadir Gecesi'ni içinde barındırıyor. Bu ayda yapılan nafile ibadetler, sadakalar Rabbimizin nezdinde kıymetlidir." şeklinde konuştu.

"İbadetlerimizi en güzel şekilde yapalım"

Müslümanların iyi bir hazırlık, plan ve programla Ramazan'ı ihya etmesi gerektiğine dikkat çeken Cihan, şöyle devam etti:

"Kur'an'dan uzaklaşma ve nimetlere karşı şükür etmememiz gerekiyor. Allah'ın emirlerini yerine getirmeliyiz. Felaketler, musibetler, salgın hastalıklar ve doğal afetler yüce Allah'ın insanlara verdiği  İlahi bir ikazdır. Bu mübarek Ramazan ayını fırsat bilerek İslam'dan, Kur'an yolundan, Peygamberimizin sünnetinden başka hiçbir din, fikir, ideoloji, ekol ve beşeri sistemden imdat beklemeyelim. Kurtuluşu dışarıdan değil, Kur'an'dan, Allah'tan bekleyelim. Resulü Zişan'ın ahlakına sarılalım. İbadetlerimizi en güzel şekilde yapalım. Kur'an-ı Kerim'i çocuklarımızla birlikte okuyalım. Ümmetin huzur ve refahı, insanlığın kurtuluşu için Ramazan-ı Şerifi fırsat bilelim. Rabbimize dua edelim. Allah'a tövbe edelim." (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/diyanet-sen-batman-sube-baskani-cihan-kurtulus-icin-ramazan-ayi-firsattir-871.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/diyanet-sen-batman-sube-baskani-cihan-kurtulus-icin-ramazan-ayi-firsattir-871.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/diyanet-sen-batman-sube-baskani-cihan-kurtulus-icin-ramazan-ayi-firsattir-thumb_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/diyanet-sen-batman-sube-baskani-cihan-kurtulus-icin-ramazan-ayi-firsattir-871.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/diyanet-sen-batman-sube-baskani-cihan-kurtulus-icin-ramazan-ayi-firsattir/6138/</link>
			<pubDate>Tue, 21 Mar 2023 16:41:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bu yılın Ramazan teması: "Ramazan ve Dayanışma"]]></title>
			<description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, 2023 yılı Ramazan ayı temasını "Ramazan ve Dayanışma" olarak belirlediklerini ifade etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[2023 Yılı Ramazan Ayı Faaliyetleri Tanıtım Programı, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ın katılımıyla Diyanet İşleri Başkanlığı Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi.

Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan Erbaş, rahmet, mağfiret ve ebedi kurtuluşun müjdecisi Ramazan ayına yaklaşmanın heyecanı içerisinde olduklarını ifade ederek, 22 Mart Çarşamba akşamı kılınacak ilk teravih namazının ardından 23 Mart Perşembe günü tutulacak ilk oruç ile Ramazan ayına girileceğini söyledi.

Asrın afeti olan depremlerden dolayı bu yıl Ramazan ayına burukluk içerisinde girdiklerini aktaran Erbaş, "Tarifi imkansız acılar yaşadık. Millet olarak zor ve sıkıntılı günlerden geçiyoruz. Bu sebeple bu yılki Ramazan ayı, özel bir anlam ifade ediyor. Zira Ramazan ayı, dertlerimize deva bulacağımız, zorluklarımızı kolay kılacağımız bir aydır. Rahmet, mağfiret, iyilik, infak, zekat ayı. Her birinin dertlere deva olacak anlamları var." dedi.

"Ramazan ve Dayanışma"

Yaşanılan afet ve felaketlerin sonuçlarına dair toplumsal bir duyarlılık oluşturmak için bu yılın Ramazan temasını "Ramazan ve Dayanışma" olarak belirlediklerini söyleyen Başkan Erbaş, Ramazan ayı boyunca yapılacak programlarla toplumsal dayanışma bilincini güçlendirmek ve depremzedelerin yaralarını sarma hususundaki duyarlılığın devam edebilmesi için bu temayı tercih ettiklerini belirtti.

İslam'ın yardımlaşma, paylaşma ve dayanışma dini olduğunu ifade eden Erbaş, şöyle konuştu:

"Başta zekat olmak üzere mali ibadetlerin en önemli hikmetlerinden biri budur. Kur'an-ı Kerim'de 'Müminler, ancak kardeştirler.' buyuran Cenab-ı Mevla, hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılmamızı, iyilik ve takvada yardımlaşmamızı emretmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) de, 'Bir kimse kardeşine yardım ettiği müddetçe Allah da ona yardımını sürdürür.' buyurarak bizleri her zaman dayanışmaya ve yardımlaşmaya sevk etmektedir. Toplumsal hayatın birlik ve beraberlik, huzur ve güven üzere devamını sağlama noktasında önemli ve vazgeçilmez bir ilke olan dayanışma, İslam ümmetinin alametifarikasıdır. Müslümanlar, dayanışmayı, yardımlaşmayı ve paylaşmayı Allah'a imanın, Peygamber Efendimize sadakatin ve inanca vefanın bir gereği olarak görürler."

"İyilikte yardımlaşma ve dayanışma; milletimizin karakteri olmuştur"

Erbaş, tarihimizin İslam'ın evrensel değerlerinin ve ahlak ilkelerinin hayat bulduğu zirve örneklerle dolu olduğunu belirterek, "İsar, ikram, ihsan, cömertlik, diğerkâmlık gibi kavramları da içine alan dayanışma bilinci, medeniyetimizi, insanlığın hatta bütün canlıların iyiliği için çalışan bir vakıf medeniyetine dönüştürmüştür. İyilikte yardımlaşma ve dayanışma; inancını her şeyden üstün tutan aziz milletimizin adeta karakteri olmuştur." diye konuştu.

Asil milletimizin, tarih boyunca olduğu gibi bugün de yardımlaşma ve dayanışma ahlakının en güzel örneklerini ortaya koyduğuna işaret eden Erbaş, "İyiliği, yardımlaşmayı, dayanışmayı hayat düsturu bilen aziz milletimiz, yaşadığımız tarihin gördüğü en büyük felaket karşısında büyük bir dayanışma örneği sergilemiştir. Tarihin en büyük imtihanlarından birini yaşayan milletimiz, aynı zamanda tarihin en büyük fedakarlıklarından birini ortaya koymuş ve bu çabasını devam ettirmektedir." dedi.

İnsanların, devletin ve sivil toplum kuruluşlarının ele ele vererek deprem bölgesine yardım edebilme çabası içerisine girdiğini belirten Erbaş, paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma bilinci diri tutularak yaraların sarılacağını ifade etti.

"Yardım faaliyetlerimizi hız kesmeden devam ettirmeliyiz"

Afetlerin meydana geldiği ilk günlerdeki yardımlaşma seferberliğinin son yarayı sarıncaya kadar devam etmesi gerektiğinin altını çizen Erbaş, "Özellikle Allah'ın mümin kullarına bir ikramı olan Ramazan ayında zekât, fitre, sadaka ve iftar sofralarımızla iyiliği ve bereketi çoğaltmanın gayreti içerisinde olmalıyız. İyiliğe, hayra-hasenata yönelmenin her zamankinden daha faziletli olduğu Ramazan ayında bu tür faaliyetler daha bir önem ve anlam kazanmaktadır. Zira Ramazan, rahmet, bereket ve mağfiret mevsimidir." ifadelerini kullandı.

"Çocuklarımız ve gençlerimizin Ramazan ayına dair tatlı hatıralar biriktirmelerini temin edelim"

Ramazan ayının, bir ahlak ve karakter eğitim mektebi olduğunu dile getiren Başkan Erbaş, gençlerin ve çocukların Ramazan ayının manevi havasını doyasıya yaşamalarını önemsediklerini vurguladı.

Gençlerin ve çocukların sahurun bereketini, orucun lezzetini ve iftarın sevincini yaşayarak öğrenmelerini isteriklerini söyleyen Erbaş, "Bunun için anne-babalara büyük sorumluluk düşmektedir. Ebeveynler olarak bizler, çocuklarımızı, gençlerimizi teşvik edelim, destekleyelim. Zihin ve gönül dünyalarında Ramazan ayına dair tatlı hatıralar biriktirmelerini temin edelim." şeklinde konuştu.

Erbaş, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, çocukların, gençlerin ve kadınların Ramazanın manevi ikliminden, camilerin huzur veren atmosferinden azami derecede istifade edebilmeleri için gayret etiklerini; cami görevlileri başta olmak üzere bütün hocaların, büyük bir heyecan ve samimiyetle bu güzel ana hazırlandığını kaydetti.

"Deprem bölgesinde manevi destek hizmetleri ve özel irşat programları icra edilecek"

Erbaş, Ramazan ayında yapılacak olan hizmetlerle ilgili şu bilgileri paylaştı: "Ülkemizin tamamında ve bilhassa deprem bölgesinde manevi destek hizmetleri ve özel irşat programları icra edilecek. İrşat faaliyetlerimizde 'Ramazan ve Dayanışma' konusu kapsamlı bir şekilde ele alınacak. Tüm camilerimizde ve Kur'an kurslarımızda mukabeleler okunacak. Aynı şekilde vatandaşlarımız Ramazan ayı boyunca her gün Diyanet Televizyonumuzda, Radyolarımızda okunacak mukabeleleri takip edebilecek. Camilerde okunan mukabelelere iştirak edemeyen personelden talep edenlere yönelik kurumların uygun yerlerinde mukabele saatleri planlanacak. Vatandaşlarımızın Kur'an-ı Kerim'in içeriği hakkındaki bilgisini artırmak için müftülüklerce uygun görülen camilerimizde 'Tefsirli Mukabele' programları yapılacak. Yine müftülüklerce uygun görülen cami ve mescitlerde 'Hatimle Teravih Namazı' kıldırılacak. 'Alo 190 Dini Soruları Cevaplandırma Hattı', Ramazan ayı boyunca haftanın 7 günü 08.00-22.00 saatleri arasında vatandaşlarımızın hizmetinde olacak. 2023 Ramazan ayı münasebetiyle indirimli kitap kampanyası düzenlenecek. Başkanlığımız tarafından hazırlanan 'Ramazan ve Dayanışma' temalı kitap, dergi ve diğer basılı, görsel ve sesli materyallerin bulunduğu Ramazan ayına özel web sitesi (ramazan.diyanet.gov.tr) milletimizin hizmetinde olacak. Diyanet TV, Diyanet Radyo, Diyanet Kur'an Radyo ve Diyanet Risalet Radyolarımızda iftar ve sahur programları yapılacak. Ayrıca hocalarımız, camilerimizde, Kur'an kurslarımızda, konferans salonlarında, yerel TV-Radyo kanallarında ve internet mecralarında da programlar yapacak."

"Bu zor günlerde yapılacak yayınlara, konuşulacak konulara özel bir hassasiyet gösterilmeli"

Ramazan ayında dini programların hemen hemen her mecrada yoğun bir şekilde yapıldığını hatırlatan Erbaş, "Bu anlamda bir emek ve gayret ortaya koyanları da takdirle karşılıyoruz. Ancak, bu tür programlarda zaman zaman dini duyguların istismar ve beklentilerin suiistimal edildiği de göz ardı edemeyeceğimiz bir gerçektir. Dolayısıyla millet olarak içinden geçtiğimiz bu zor günlerde yapılacak yayınlara, konuşulacak konulara özel bir hassasiyet gösterilmesi önem arz etmektedir." dedi.

Erbaş, programların, insanların doğru bilgiyle buluşmasına hizmet etmesi, aydınlatıcı, birleştirici ve yapıcı olması gerektiğine işaret ederek, "Hurafelerden, ajitasyondan ve dışlayıcı tavırlardan kesinlikle uzak durulmalıdır. Özellikle bireysel ve toplumsal psikolojiyi olumsuz etkileyen, yaraların sarılmasına ve acıların teskin edilmesine katkısı olmayan her türlü tutum ve davranıştan özenle kaçınılması gerekmektedir." ifadelerini kullandı.

Din, inanç ve ibadetle ilgili konulardan bahsederken üslup son derece önemli olduğunu vurgulayan Erbaş, şöyle devam etti:

"Üslubumuz kimliğimizdir. Müslüman kimliğinin ayrılmaz parçası olan nezaket, zarafet ve itidalden uzak bir üslupla konuşmanın, sırf daha çok izlensin, daha fazla takip edilsin düşüncesiyle sansasyonel söylemlerde bulunmanın kimseye fayda sağlamayacağı açıktır. Ayrıca insanımıza hiçbir faydası olmayan meseleleri gelişigüzel ekranlara taşıyarak Ramazanın ve ibadetin iyileştirici işlevine halel getirmek büyük bir vebaldir. Bu vebale ortak edecek her türlü söz ve davranışlardan uzak durulmalıdır. Bu hususta hem medyada program yapan kardeşlerimizin hem de milletimizin gerekli hassasiyeti göstermesini istirham ediyorum." (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/bu-yilin-ramazan-temasi-ramazan-ve-dayanisma-3373.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/bu-yilin-ramazan-temasi-ramazan-ve-dayanisma-3373.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/bu-yilin-ramazan-temasi-ramazan-ve-dayanisma-thumb_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/bu-yilin-ramazan-temasi-ramazan-ve-dayanisma-3373.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/bu-yilin-ramazan-temasi-ramazan-ve-dayanisma/6131/</link>
			<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 21:00:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Oruç bizlere hayatımızı ibadete çevirmeyi öğretiyor]]></title>
			<description><![CDATA[Tahir Gündüz, Ramazan ayı ve oruçla ilgili değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gündüz, oruç ibadetinin Müslümanlar açısından önemine vurgu yaparak orucun bir Müslümanın hayatını ibadete çevirme açısından önemli bir ibadet olduğunu söyledi.

"Yüce Allah orucun amacını bir anlamda bize takva olarak gösteriyor"

İlahiyatçı Gündüz, "Allah, orucun amacını, 'Ey müminler, sizden öncekilere oruç farz olunduğu gibi size de farz kılındı. Umulur ki takvaya ulaşasınız.' Ayetiyle açıklamıştır. Yüce Allah orucun amacını bir anlamda bize takva olarak gösteriyor. Takva insanın kendisini bütün haramlardan sakındırması, Allah'ın azabından korunması için haramlara karşı dikkatli olması ve tas tamam bir şekilde sorumluluğunun bilincinde olması anlamına gelir." dedi.

"Öncelikle oruç farz olduğu için tutmalıyız"

Orucun en önemli ibadetlerden biri olduğunu söyleyen Gündüz, "Orucun diğer bütün hikmetlerini bir tarafa bırakarak asıl amaç o ibadeti ve o farziyeti yerine getirmektir. Bir Müslüman orucun faydaları hikmeti ve bunun gibi güzelliklerden önce kendisine farz kılındığı için bu ibadeti yerine getirmesi gerekmektedir. Bütün ibadetlerde olduğu gibi öncelikle bu taabbudi şuuru kazanmak gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Gündüz konuşmasına şöyle devam etti: "Elbette ki Yüce Allah'ın bize vermiş olduğu nimetlerin şükrünü eda etmek için oruç tutmamız gerekiyor. Çünkü Resulullah buyurur ki, 'Ben pazartesi günü oruç tutmayı severim. Çünkü pazartesi günü doğdum ve pazartesi günü Peygamber oldum.' Dolayısıyla Hz. Peygamber kendi doğumu oruçlu olarak idrak etmek istiyor. Allah'ın kendisine verdiği hayat nimetini ve peygamberlik nimetini oruç tutarak şükrünü eda ediyor. Yüce Allah bizlere sonsuz nimetler vermiştir. Sabahtan akşama kadar 11 ay yiyip içebiliyoruz, neredeyse hayatın bütün güzellikleri mubahtır bize. Dolayısıyla bize bütün bu nimetleri veren yüce Allah'ı Ramazan ayından hatırlayıp yeme içmekten kesilmemiz gerekiyor, bu şükrümüzü eda etmenin en güzel yoludur." 

"Orucun en önemli amaçlarından birisi nefse hâkim olmaktır"

Oruç dediğimizde aklımıza nefsimize hâkim olmak gelir diyen Gündüz, "Orucun en önemli amaçlarından birisi nefse hâkim olmaktır. Çünkü diğer zamanlarda ister istemez nefsimizi biraz serbest bırakabiliyoruz. Allah mübah ve helal dairesini diğer zamanlarda serbest ve geniş bırakmıştır. Fakat Ramazan ayında bizler nefsimizi elimizde tutup hakimiyet altına lamamız gerekiyor. Ye dediğimiz zaman yiyecek, iç dediğimiz zaman içecek, onun dışında Allah'ın emrine amade olarak kendisini tutması gerekiyor." dedi.

Gündüz konuşmasını şöyle sürdürdü: "Oruç bize asıl hedefimize odaklanmamızı öğretiyor. Maalesef bazen gaflete düşüyoruz. Maalesef yiyip içmek ve günümüzü gün etmek için dünyaya geldiğimizi zannediyoruz. Halbuki asıl hedefimiz ahireti ve cenneti kazanmaktır. Dolayısıyla oruç, yeme içmenin bir hedef olmadığını bir araç olduğunu bize hatırlatıyor. Oruç bize fakirleri, açların halinden anlamayı bize öğretiyor. Bize yoğunlaştırılmış bir kursa girmeyi öğretiyor. Dolayısıyla kendimizi tamamen Allah'a adamayı öğretiyor. Oruç hayatımızı ibadete öğretiyor. Sabahtan akşama kadar ortalama 16 saat aç susuz kalıyoruz. Bu şekilde ibadetin içerisindeyiz. Dolayısıyla hayatı ibadete çeviriyoruz. İnşaallah Ramazan'dan sonra da böyle devam ederiz inşaallah."

"Tüm azalarımızla oruç tutmalıyız"

Gündüz, "Midemizle ve şehvetimizle nasıl oruç tutuyor ve bu ikisine nasıl hâkim olabiliyorsak, hakiki ve tastamam bir oruç tutmak için dilimiz, gözümüz, kulağımıza da hâkim olmamız ve bunlara da oruç tutturmamız gerekiyor. Nasıl ki mübah olan suyu bırakmak orucun bir gereği ise haram olan gıybeti, iftirayı, küfrü ve sövmeyi de bırakmak elbette ki orucun bir gereğidir bunu da unutmamamız gerekiyor. Yüce Allah bizleri orucun şuurunda olan ve hakkını verenlerden eylesin." şeklinde konuştu. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/oruc-bizlere-hayatimizi-ibadete-cevirmeyi-ogretiyor-6732.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/oruc-bizlere-hayatimizi-ibadete-cevirmeyi-ogretiyor-6732.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/oruc-bizlere-hayatimizi-ibadete-cevirmeyi-ogretiyor-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/oruc-bizlere-hayatimizi-ibadete-cevirmeyi-ogretiyor-6732.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/oruc-bizlere-hayatimizi-ibadete-cevirmeyi-ogretiyor/6128/</link>
			<pubDate>Mon, 20 Mar 2023 20:57:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ramazan ayı Kur'an-ı Kerim'in indirilmesi bu ayın temeli]]></title>
			<description><![CDATA[İTTİHADUL ULEMA üyesi Molla Nazım Şimşek, Müslümanların Ramazan ayında Kur'an-ı Kerim'i hayatına indirmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[23 Mart 2023'te başlayacak olan "On bir ayın sultanı Ramazan" için evlerde ve camilerde hazırlıklar devam ediyor. Yapılan maddi hazırlıklarla beraber Müslümanlar kendilerini manevi olarak da bu mübarek aya hazırlıyor.

Ramazan ayının Kur'an ayı olduğunu söyleyen İTTİHADUL ULEMA üyesi Molla Nazım Şimşek, Ramazan ayının on bir ayın sultanı olmasının Kur'an-ı Kerim'in bu ayda indirilmesinden kaynaklandığını belirtti.

İnsanların her konuda olduğu gibi Ramazan ayı konusunda da Hazreti Peygamber'i (Sallallahu Aleyhi Vesellem) örnek almaları gerektiğini ifade eden Molla Şimşek, O'nun Ramazan ayında diğer aylardan farklı olarak Kur'an-ı Kerim ile daha fazla ilgilendiğini kaydetti.

"Bizler Müslümanlar olarak bu vesileyle Kur'an-ı Kerim'i hayatımıza indirmeliyiz"

Ramazan'ın Kur'an ayı olduğunu dile getiren Molla Şimşek, "Aslında yılın ayları zaman dilimi olarak aynıdır, birbirinden farklı değildir. Ancak önemli bazı olayların meydana geldiği bazı aylar, günler, geceler diğer zaman dilimlerinden farklı olabiliyor. Ramazan ayı da böyledir. Ramazan ayı on bir ayın sultanıdır. Ramazan ayını on bir ayın sultanı yapan Kur'an-ı Kerim'in bu ayda indirilmiş olmasıdır. Kur'an-ı Kerim Cebrail (Aleyhisselam) vasıtasıyla Ramazan ayında Peygamber efendimize (Sallallahu Aleyhi Vesellem) nazil olmuştur. Kur'an-ı Kerim Ramazan ayından söz ederken 'Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delili olarak indirildiği aydır.' der. Demek ki Ramazan ayını diğer kameri aylardan üstün ve faziletli kılan şey Ramazan ayında Kur'an-ı Kerim'in indirilmiş olmasıdır. Bizler Müslümanlar olarak bu vesileyle Kur'an-ı Kerim'i hayatımıza indirmeliyiz. Hayatımızın her alanında Kur'an-ı Kerim'i konuşturmalı ve yaşatmalıyız. Çünkü Kur'an-ı Kerim insanlar için indirilmiştir." ifadelerini kullandı. 

"İnsan bu dünya ve ahirette Kur'an-ı Kerim ile hayat bulacak, mutlu olacaktır"

İTTİHADUL ULEMA üyesi Molla Nazım Şimşek

Müslümanların Ramazan ayını vesile kılarak Kur'an ile daha fazla ilgilenmesi gerektiğini dile getiren Şimşek, "İnsan bu dünya ve ahirette Kur'an-ı Kerim ile hayat bulacak, mutlu olacaktır. Böyle bir kitabı kendi hayatında rehber edinen bir insan şaşırmaz, ona sımsıkı sarılan insan yanlışa düşmez. Onu okuyan bir insanın sevabı da eksik olmaz. Bizler her konuda olduğu gibi Ramazan ayı konusunda da Peygamber efendimizi (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ve ashabı örnek almalıyız. Peygamber efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Ramazan ayında diğer aylardan farklı olarak Kur'an-ı Kerim ile daha fazla ilgilenirdi. Ramazan'ın gecelerinde Peygamber efendimiz, (Sallallahu Aleyhi Vesellem) Cebrail (Aleyhisselam) ile beraber mukabele şeklinde okurlardı. Ashab-ı kiramdan hafız ve alim olanlar Kur'an-ı Kerim'i baştan sona kadar okur hatmederlerdi. Ezberi fazla olmayanlar ise ezbere bildikleri ayet ve sureleri Ramazan ayında sürekli tekrar ederlerdi. Bizlerin de Ramazan'ı vesile kılarak Kur'an'a daha fazla yönelmemiz lazım." şeklinde konuştu.

"Kur'an okumanın asıl maksadı anlamak ve hayatımızda tatbik etmektir"

Kur'an okumanın ihmal edilmemesi gerektiğini dile getiren Şimşek, "Hayatımızın her alanında Kur'an'ın olması gerekiyor. Tabi Kur'an'ı okumanın asıl maksadı Kur'an'ı anlamak ve hayatımızda tatbik etmektir. Kur'an'a Ramazan'da daha fazla yoğunlaşmalıyız. Arapça bilen Ramazan'da Arapça bir tefsir okumalı, Arapça bilmeyen Türkçe bir tefsir okumalı bunu da yapamayan en azından bir meal okumalıdır. Tabi bununla beraber okumayı da ihmal etmememiz lazım. Çünkü Kur'an okumanın da ayrıca sevabı vardır. Peygamber efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bir hadisinde, 'Her kim Kur'an'dan bir harf okursa ona bir hasene vardır. Bir hasene de on sevaptır. Ben Elif Lam Mim bir harftir demiyorum. Bilakis Elif başlı başına bir harftir, Lam bir harftir, Mim bir harftir.' buyurmuşlardır. Peygamber efendimizin (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bu hadisinde de görüldüğü gibi Kur'an'ı okumak da ayrıca sevaptır. Kur'an mübarek bir kitaptır. Kur'an Ramazan ayını on bir ayın sultanı yaptığı gibi Kur'an'ı kendi hayatına indiren insan da diğer insanlardan faziletli olmuş olur." ifadelerine yer verdi.

"Bu konuda okumayı bilenler bilmeyenlere öğretmelidirler, onlara yardımcı olmaya çalışmalıdırlar"

Kur'an okumayı bilmeyenlerin imkân ve şartlarını zorlayarak öğrenmeye gayret etmeleri gerektiğini dile getiren Şimşek, "Kur'an'ı öğrenmemiz de gerekiyor. Ramazan vesilesiyle Kur'an okumayı bilmeyen insanların da öğrenmesi gerekir. İmkanlarına, şartlarına bakmaksızın Kur'an'a yönelmeleri gerekir ve Ramazan vesilesiyle okumayı öğrenmeleri gerekir. Bu konuda okumayı bilenlere de büyük bir iş düşüyor. Bilmeyenlere öğretmelidirler, onlara yardımcı olmaya çalışmalıdırlar. Çünkü Peygamber efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bir hadislerinde şöyle buyuruyor: 'Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğreteninizdir.' Bizler eğer Kur'an'ı okumayı bilmiyorsak Ramazan'ı vesile kılarak ihlaslı, azimle bir şekilde öğrenmeye çalışmalıyız ki Ramazan'ın mübarek bereketiyle Kur'an'ı öğrenmiş olalım. Bu konuda gayret içerisinde olmalıyız. Özet olarak; Müslümanlar olarak Ramazan ayında Kur'an'ı öğrenmeliyiz, okumalıyız, anlamaya çalışmalıyız ve hayatımızda tatbik etmeliyiz. Çünkü Kur'an'ı okumaktan maksat, Kur'an'ı anlama, mesajlarını bilme ve Kur'an'ın bize yap dediğini yapma, bizden nehyettiği şeylerden de sakınmaktır. Allah Teâlâ, bu mübarek ayda bu mübarek kitabı okumayı, anlamayı, yaşamayı hepimize nasip etsin." dedi. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/ramazan-ayi-kuran-i-kerimin-indirilmesi-bu-ayin-temeli-3125.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/ramazan-ayi-kuran-i-kerimin-indirilmesi-bu-ayin-temeli-3125.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/ramazan-ayi-kuran-i-kerimin-indirilmesi-bu-ayin-temeli-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/ramazan-ayi-kuran-i-kerimin-indirilmesi-bu-ayin-temeli-3125.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/ramazan-ayi-kur-an-i-kerim-in-indirilmesi-bu-ayin-temeli/6102/</link>
			<pubDate>Sun, 19 Mar 2023 15:41:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Manevi rehberlik hizmetimiz devam ediyor]]></title>
			<description><![CDATA[Depremin ilk gününden itibaren depremden etkilenen vatandaşlara yönelik manevi rehberlik hizmetine devam ediyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kahramanmaraş ve Malatya'da depremlerinde, mağdur olan depremzedelerin yaraları sarılmaya devam ediliyor. 

Bir yandan depremzedelerin yeme içme gibi ihtiyaçları karşılanırken, diğer yandan da manevi anlamda ihtiyaçları giderilmeye çalışılıyor.

İLKHA'ya konuşan Malatya İl Müftüsü Şahin Yıldırım, depremin ilk gününden itibaren Diyanet İşleri Başkanlığının talimatıyla, depremzedelerin hem maddi hem manevi ihtiyaçlarını gidermeye çalıştıklarını kaydetti.

Yıldırım, "Türkiye Diyanet Vakfımız depremin hemen akabinde ikram araçlarını ve diğer araçları göndererek halkımızın yaralarımızı sarmak için özel gayret sarfettiler. Diyanet İşleri Başkanlığımızdan da gönderilen daire başkanları vasıtasıyla koordinatörlükler kuruldu ve yaraların sarılması için hizmetler sunuldu. Bunun yanında hizmetlerimizin bir kısmı da depremin travmalarıyla alakalı yapacağımız hizmetlerdi. Bu vesileyle bizler camilerimizde, Kur'an kurslarımızda ve çadır kentlerde barınan kardeşlerimize ve hastanelerde tedavi görüp şifa bekleyen kardeşlerimize birçok ilden gelen kadın-erkek İmam Hatip, Vaiz ve Kur'an Kursu hocalarımızla geçmiş olsun dileklerinde bulunarak herhangi bir ihtiyaçlarının olup olmadığı hususunda rehberlik ediyoruz. Manevi rehberlik hizmetimiz çadır çadır ziyaret edilerek devam ediyor. Vefat eden kardeşlerimizin cenaze teçhiz, tekfin işlemleri alakalı da görev aldık. Yine kadınlar için manevi rehabilitasyon hususunda, kadın Kur'an Kursu hocalarımız, vaiz ve PDR'ciler vasıtasıyla manevi yönden kardeşlerimize rehberlik yapmaya devam ediyoruz." dedi. (İLKHA)

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/manevi-rehberlik-hizmetimiz-devam-ediyor-7812.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/manevi-rehberlik-hizmetimiz-devam-ediyor-7812.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/manevi-rehberlik-hizmetimiz-devam-ediyor-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/manevi-rehberlik-hizmetimiz-devam-ediyor-7812.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/manevi-rehberlik-hizmetimiz-devam-ediyor/6101/</link>
			<pubDate>Sun, 19 Mar 2023 15:39:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA["Kakmacılık" sanatını 50 yıldır sürdürüyor]]></title>
			<description><![CDATA[Tomas Ulutaş, Osmanlı'dan gelen "Kakmacılık" sanatını 50 senedir sürdürüyor. Zamanında yanında 30 kişi çalıştırdığını ancak bu sanatın yeterince kazançlı olmaması sebebiyle şimdilerde tek başına sürdürdüğünü, daha önce bu işi yapanların ise genellikle kuyumculuk sektörüne geçtiğini söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İstanbul'da başlayan "İstanbul Jewelry Show" mücevher fuarında kurduğu stantta sanatını icra eden ve ziyaretçilerin ilgisini çeken Tomas Ulutaş, 50 yıldır sürdürdüğü el sanatı "Kakmacılık" ile ilgili İLKHA muhabirine konuştu.

İşleme yapacakları madene önce elle çizim yaptıklarını ardından "rölyef" dedikleri işlemi yaparak madene şekil verdiklerini söyleyen Ulutaş, büyük bir tablonun işlenmesinin bir ay kadar sürdüğünü, elle yapılan bu sanatta artık çırak yetişmediğini ifade etti.

 

"Bu işi yapanlar kuyumculuk sektörüne geçtiler"

Ulutaş, "1991'de yanımda 30 kişi çalışıyordu. Şu anda tek başıma kaldım. Daha fazla kişi çalışması gerekirken azaldık. Çünkü bu işin maddi anlamda çok karşılığı yok. Onun için daha önce bu işi yapanlar da kuyumculuğa geçtiler. Bu iş artık para kazandırmıyor." dedi.

Demir hariç tüm madenlere işlenebiliyor

Kakmacılığın hem kültür hem de sanat olduğunu belirten Ulutaş, "Belli bir kıvama gelen ustalar insanların resmini dahi yapabiliyor. Bu işi bakır, gümüş, sarı ve altına işleyebiliyoruz. Demir hariç yumuşak maden olduğu sürece madenlere işleyebiliyoruz. Demir sert olduğu için hem zor hem de maddi değeri olmadığı için tercih edilmiyor. Ancak gümüş ve altın gibi madenler her zaman para eder. Bu madenlerde kayıp olmuyor. Sadece işçilik parası verilmiş olunuyor." diye konuştu.

Kakmacılık nedir?

Genel manada "Kakmacılık" Oyulabilecek türdeki herhangi bir zemin üzerine, istenilen şekillerde ve uygun keskin-kesici aletler kullanılarak; oyarak açılan yuvalara, diğer bir maddeden (sedef, gümüş, altın, taş, mermer, tahta) oyulan şeklin aynısından kesilmiş parçaların kakarak yerleştirilmesi işine verilen isimdir.

Üzerinde kakma olan eserler, vazifelerine göre mimari yapılarda yer alırlar. Bir camide kapı kanatları, pencere kanatları, minber, kürsü, rahle gibi ahşap kısımlarda tahta üzerine sedef, fildişi, bağa kakma, gümüş olarak görüldüğü gibi; yine minber, mihrap, kürsü ve duvarlarda mermer veya taş üzerine aynı maddenin diğer renkleri veya başka maddeler kakılarak yapılmış işler de görmek mümkündür.

Eskiden tabaka, çubuk, baston gibi bazı eşyalar hep kakma ile süslenirdi. Kakma çeşitlerine göre bunlara, altın, gümüş, sedef veya fildişi kakmalı denilirdi. Bıçak, kılıç, kama, kalkan ve tüfek gibi silahların da üzerine altın kakma ile süsler yapılırdı. Pirinç veya gümüş üstüne açılan yuvalara altın veya gümüş tel ve çubuklar kakarak gömme suretiyle yapılan süsleme işlerine, "Tel Kakma" veya "Şam Kakması" denilirdi. Şam'da maden üzerine altın ve gümüş tel kakma olarak çok güzel işler yapıldığı için Şam Kakması adıyla anıldı. Bir madenin sathında açılan yuvalara eritilmiş bir madde dökülmek suretiyle yapılan kakmalar da vardır. Bu şekle "Savat" denir. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/kakmacilik-sanatini-50-yildir-surduruyor-resim.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/kakmacilik-sanatini-50-yildir-surduruyor-resim.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/kakmacilik-sanatini-50-yildir-surduruyor-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/kakmacilik-sanatini-50-yildir-surduruyor-resim.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/kakmacilik-sanatini-50-yildir-surduruyor/6066/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Mar 2023 10:53:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Müslümanlar, Ramazan için bir program hazırlığı içinde olmalı]]></title>
			<description><![CDATA[Ramazan, insanî duyguların coştuğu, tövbe edip hakka yönelme şuurunun geliştiği bir terbiye ayıdır.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İman edenlerin büyük bir heyecanla beklediği Ramazan ayı, 23 Mart 2023'te başlayacak. Ramazan Bayramı ise 21 Nisan Cuma günü ihya edilecek.

Bakara suresinin 185'inci ayetinde "Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden Ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun…" diye buyruluyor.

Mübarek ayların en mühimi ve üç ayların sonuncusu Ramazan ayına yaklaşılırken Müslümanları da tatlı bir heyecan sardı. Peki bu ayı nasıl değerlendirmeli ve nasıl bir program hazırlamalıyız?

Ramazan ayında bizlere yöneltilen arınma ve istikamet kazanma çağrısına kulak vererek manevi hayatımızı gözden geçirmemiz gerektiğini ifade beden Molla Emin Tetik, tıpkı vücudun zaman zaman topyekûn muayeneden geçirilmesi gibi manevi dünyamızı da gözden geçirmemiz gerektiğine dikkat çekti.

"Ramazan başlamadan Müslüman kendine çeki düzen vermeli ve Ramazan'a hazırlanmalı"

Müslümanların 11 ay boyunca yaptıkları hata ve yanlışlardan dönmek için Ramazan'ın muhasebe ve arınmak için iyi bir fırsat olduğunu hatırlatan Mola Emin Tetik, "Başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu da cehennemden kurtuluş olan Ramazan ayına girmek üzereyiz. Ramazan başlamadan bir Müslüman ilk önce kendine bir çeki düzen vermeli ve kendini Ramazan ayına hazır hale getirmeli. 11 ay boyunca yaptığımız iyilik, kötülük yâ da boşa harcadığımız zamanın muhasebesini yapmalı ve üzerinde birazcık tefekkür etmelidir." dedi.

"Ramazan başlı başına bir programdır"

Bir Müslümanın Ramazan öncesi nasıl bir hayat yaşadığına ve vaktini nasıl ve nerelerde geçirdiğine bakıp heba ettiği zamanı nasıl geri kazanabileceğinin hesabı içerisinde olması gerektiğine dikkat çeken Tetik, "Geri kalan zamanımızı Allah'a karşı nasıl ifa edebilirim? Düşüncesi içinde olmalıyız ki Ramazan bunun için bir fırsattır. Ramazan başlı başına bir programdır. Ramazan öncesi bir hazırlık içinde olalım ki Ramazan boş geçmesin, o manevi hava ile teneffüsü soluyabilelim. Madem Ramazan ayı kapımızı çalmak üzere, Allah ta kullarını mağfiret sofrasına çağırmakta. Bizi ateşten azat etmek istiyor. Biz de o zaman Rabbimizin çağrısına icabet edelim." şeklinde konuştu.

"Madem rabbimiz bizi ateşten kurtarmak istiyor o zaman çağrısına uyalım"

Ramazan ayına sayılı günler kala eski mod'umuzu silip rabbimizin razı olacağı bir mod'un içerisine girmemiz gerektiğini ifade eden Tetik, sözlerini şu şekilde tamamladı:

"Allah'u Teâlâ Bakara Suresi 186. ayeti kerimesinde şöyle buyuruyor:  'Kullarım sana beni sorduklarında bilsinler ki şüphesiz ben yakınım, bana dua ettiğinde dua edenin dileğine karşılık veririm. Şu halde benim davetime gelsinler ve bana iman etsinler ki doğru yolu bulabilsinler.' Bu nedenle daha fazla rabbimize iltica etmemiz, yönelmemiz ve hayatımıza bir çeki düzen vermemiz gerekiyor. Yıl boyunca geçirdiğimiz yaşamın muhasebesini yaparak yeni bir moda geçmemiz gerekiyor." (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/muslumanlar-ramazan-icin-bir-program-hazirligi-icinde-olmali-437.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/muslumanlar-ramazan-icin-bir-program-hazirligi-icinde-olmali-437.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/muslumanlar-ramazan-icin-bir-program-hazirligi-icinde-olmali-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/muslumanlar-ramazan-icin-bir-program-hazirligi-icinde-olmali-437.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/muslumanlar-ramazan-icin-bir-program-hazirligi-icinde-olmali/6051/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Mar 2023 17:52:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[2023 yılı hac kuraları çekildi: En küçük hacı adayı 40 günlük, en büyüğü 119 yaşında]]></title>
			<description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, "Bu yıl kuraya katılacak olan en küçük hacı adayımız 40 günlük ve annesiyle babasıyla birlikte yazılmış. Yaşı en ileri olan hacı adayımız 1904 doğumlu, yani 119 yaşında." dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Salgın hastalık sebebiyle 2020 yılından bu yana yapılamayan ve yaklaşık 2 buçuk milyon kişinin heyecanla beklediği 2023 yılı hac kuraları Ankara'da çekildi.

Diyanet İşleri Başkanlığı Şehit Ali Alıtkan Konferans Salonunda elektronik ortamda çekilen kura sonucunda 83 bin 430 kişi hac görevini yerine getirmek üzere kutsal topraklara gitmeye hak kazandı.

Kura çekimine katılan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, ülkemizin büyük bir felaketin sebep olduğu zor ve sıkıntılı bir süreçten geçtiğini belirterek, deprem dolayısıyla tarifi imkansız acılar yaşandıklarını, devlet ve millet olarak yaraları sarmaya çalıştıklarını bildirdi.

Başkan Erbaş, hacca gitmek isteyen vatandaşların sayısının her geçen yıl arttığına işaret ederek, "2023 yılında ilk defa kayıt yaptıran kişi sayısı, 221 bin 916'dır. Önceki kayıtlarla birlikte şu anda ülkemizde 2 milyon 426 bin 114 kardeşimiz hac ibadeti yapmak için müracaat etmiş bulunmaktadır. Milletimizin hac ibadetine gösterdiği teveccühten büyük bir memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek isterim. Bu sene ülkemize tahsis edilen kontenjan ise, 83 bin 430'dur." bilgisini paylaştı. 

Bu yıl ön kayıt yaptıran en küçük ve en yaşlı hacı adaylarını da açıklayan Başkan Erbaş, şu bilgileri aktardı:

"Bu yıl kuraya katılacak olan en küçük hacı adayımız 40 günlük ve annesiyle babasıyla birlikte yazılmış. Yine benim içinde sürpriz oldu, çok önemli bir bilgi, yaş itibariyle yaşı en ileri olan hacı adayımız 1904 doğumlu, yani 119 yaşında. İnşallah kurada çıkar da sağlıklı bir şekilde haccını yapmak kendisine nasip olur. Kuraya girecek olan hacı adaylarımızın yaş ortalaması 57, ön kayıt yaptıran kadın hacı adaylarımızın oranı yüzde 53,3, erkek hacı adaylarımızın oranı ise yüzde 46,7 olarak kestirilebilmiştir. Kadın hacı adaylarımızın daha fazla olduğu buradan görülmektedir."

2023 yılı hac kura sonuçları bugün 22.00'den sonra e-Devlet üzerinden açıklanacak.

Kesin kayıtlar 13-24 Mart'ta yapılacak

- Kurada adı çıkanlar, 13-24 Mart tarihleri arasında kesin kayıt yaptırabilecek.

- Kayıtlarını e-devlet sistemi üzerinden kendileri yapabileceği gibi, Başkanlıkla gitmek isteyenler il müftülükleri, acentalarla gitmek isteyenler ise Başkanlıkla sözleşme imzalayan acentalardan kayıtlarını yaptırabilecekler.

- Salgın hastalık döneminde 65 yaşından büyük olması ve aşı olmaması sebebiyle gidemeyen 34 bin 443 hacı adayı kurasız hacca gidecek.

- Belirlenen süre içerisinde kesin kayıt yaptırmayanların yerine, hac konaklama türlerine göre kura sırası gözetilerek 30 Mart-7 Nisan tarihleri arasında illere dağıtılan kontenjanlar çerçevesinde kayıtlar alınacak.

- Hac çıkışları 30 Mayıs-24 Haziran tarihleri arasında olurken, dönüşler ise 3-28 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/2023-yili-hac-kuralari-cekildi-en-kucuk-haci-adayi-40-gunluk-en-buyugu-119-yasinda-1356.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/2023-yili-hac-kuralari-cekildi-en-kucuk-haci-adayi-40-gunluk-en-buyugu-119-yasinda-1356.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/2023-yili-hac-kuralari-cekildi-en-kucuk-haci-adayi-40-gunluk-en-buyugu-119-yasinda-thumb_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/2023-yili-hac-kuralari-cekildi-en-kucuk-haci-adayi-40-gunluk-en-buyugu-119-yasinda-1356.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/2023-yili-hac-kuralari-cekildi-en-kucuk-haci-adayi-40-gunluk-en-buyugu-119-yasinda/5985/</link>
			<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 16:28:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kur'an Nesli Platformu'ndan Berat Gecesi mesajı]]></title>
			<description><![CDATA[Kur'an Nesli Platformu, Ramazan ayının müjdecisi kabul edilen ve bu gece idrak edilecek olan Berat Gecesi dolayısıyla bir mesaj yayımladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kur'an Nesli Platformu Genel Merkezi adına Berat Gecesi mesajını okuyan Kur'an Nesli Platformunun Batman Koordinatörü Rıdvan Üzümcü, tüm Müslümanlara İslam ümmetinin birliği, yaşanılan musibet ve sıkıntılardan kurtulmak için dua çağrısında bulundu.

Berat Gecesinin, Kur'an-ı Kerim'in dünya göğüne indirilme gecesi; Kadir Gecesinin ise bu Kelamın ayet ayet, süre süre Cebrail'in vasıtasıyla Hazreti Muhammed'e (sallallahu aleyhi vesellem) vahyedilme gecesi olduğunu belirten Üzümcü, "Efendimiz (aleyhissalatu vesselam) Berat Gecesi hakkında şöyle buyurur: 'Şaban'ın 15. gecesi geldiğinde geceyi uyanık ve ibadetle, gündüzü de oruçlu olarak geçirin. O gece güneş battıktan sonra Allah (celle celaluhu) rahmetiyle dünya semasına tecelli eder ve şöyle seslenir: İstiğfar eden yok mu, affedeyim ve bağışlayayım. Rızık isteyen yok mu, hemen rızık vereyim. Başına bir musibet gelen yok mu, hemen sağlık ve afiyet vereyim. Böylece tan yerinin ağarmasına kadar (sesleniş) bu şekilde devam eder." dedi.

"İslam ümmetinin birliği ve beraberliği için dua edelim"

Bu gecede Allah'a bol bol tövbe ve istiğfarda bulunulması gerektiğini ifade eden Üzümcü, "Şüphesiz böyle geceler acz ve fakr içerisindeki biz kullar için sonsuz rahmet, kudret ve kerem sahibi olan Rabbimizin izzet-i dergâhına yönelmek için birer vesiledir. Hadis ışığında bu mübarek gecede bol bol tövbe istiğfar edip Rabbimizden şahsi isteklerimizden önce İslam ümmetinin birliği ve beraberliği için, Kur'an'ın hayat rehberi ve yaşam kanunu olması için dua edelim. Tüm Müslümanları kardeş bilip asıl düşmanlarımızın hüsranı için Rabbimizden yardım dileyelim." diye konuştu.

"Depremi tefekkür edip sorumluluklarımızı idrak edelim"

Bu gece depremde vefat edenlerin de unutulmaması gerektiği vurgulanan açıklamada, "Yaşadığımız büyük imtihan olan depremi tefekkür edip sorumluluklarımızı idrak edelim ve Allah ile olan bağımızı daha da güçlendirelim. Depremde vefat eden vatandaşlarımız için af ve mağfiret, yaralılar için şifa, kalanlar için sabır dileyelim." ifadelerini kullandı. 

"İslam ümmetinin maddi ve manevi hastalıklarından kurtulmasını diliyoruz"

Mesajının devamında Üzümcü şunları söyledi: "Rabbimiz bizlere ve tüm Müslümanlara bu geceye kavuşmayı ve bu geceyi idrak edip feyiz ve bereketinden istifade etmeyi nasip eylesin. Rabbimiz bu mübarek geceyi İslam ümmetinin maddi ve manevi esaretten kurtulmasına, birey olarak nefsimizin ve şeytanın hile ve desiselerine karşı uyanık olmasına, günahlardan tövbe edip kendisine iltica etmemize, hastaların şifaya kavuşmasına, borçluların borcunu edasına, dertlilerin devaya kavuşmasına vesile eylesin. Bu vesileyle Kuran Nesli Platformu olarak Berat Gecemizi tebrik ediyor, af ve mağfirete nail olma, maddi ve manevi hastalıklarımızdan kurtulma ümidi ile gecemizin hayırlara vesile olmasını diliyoruz."(İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/kuran-nesli-platformundan-berat-gecesi-mesaji-3421.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/kuran-nesli-platformundan-berat-gecesi-mesaji-3421.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/kuran-nesli-platformundan-berat-gecesi-mesaji-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/kuran-nesli-platformundan-berat-gecesi-mesaji-3421.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/kur-an-nesli-platformu-ndan-berat-gecesi-mesaji/5959/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Mar 2023 12:38:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bu musibetler Allah'ın yeryüzüne koyduğu bir takdiridir]]></title>
			<description><![CDATA[Bela ve musibetlerin Allah'ın bir takdiri olduğuna dikkat çeken İTTİHADUL ULEMA üyesi Molla Fesih Memiş, musibetlerin özellikle Müslümanlar için birer uyarı niteliği taşıdığını söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Müslümanların meydana gelen dehşetli deprem ve geçmişte yaşanan depremlerden dersler çıkarıp bu tür musibetlerden kurtulmalarının tek yolunun bolca tövbe ve dua etmek olduğunu ifade eden Memiş, İLKHA'ya değerlendirmelerde bulundu.

"Bireysel ve toplumsal dersler çıkarmalıyız"

Memiş, "Malumunuz 6 Şubat günü bir depremle uyandık. Rabbim bir daha göstermesin. Allah-u Teala kâinatı yaratınca kâinatın bir parçası bir zerresi olan yerküresinin içinde Allah-u Teala'nın takdir ettiği depremlerin oluşması da normaldir. Dünya yaratılalı yerin kabuğunun altında yerin derinliklerindeki fay hatları, kayan levhalar vesaire var olan şeylerdir. Her başımıza gelen musibetler çıkarmalıyız. Hatta biz bundan önce olan depremleri işte Varto depremi, Erzincan depremi, Van depremi ve diğer depremler olsun şayet biz meydana gelen depremlerden dersler çıkarsaydık, binalarımızın yapılışından dersler çıkarsaydık belgi bugün bunları yaşamış olmayacaktık. Her birimiz kendimize düşen hisse oranında ders çıkarmalıyız. Toplumsal ve bireysel dersler çıkarmalıyız. Özellikle deprem öldürmez bina öldürür sözü günlerde yaygın olarak kullanılıyor ve yerinde bir sözdür. Toplumsal ve bireysel dersler olarak çıkaracağımız dersler yanında bu binaları diken müttehitlerin işçisinde kalıpçısına, demirini bağlayan kişilerine kadar hatta bu binaları denetleyen yapı firma ve belediye yetkililerinin bu depremden bizden daha çok dersler çıkarmaları lazım." şeklinde konuştu.

Binaların yapımında tedbirli davranılması gerekliliğine dikkat çeken Memiş, "İnşaatın ve imarın da ahlakının olduğunu unutmamamız lazım. Dolaysıyla demirden, malzemeden çalıp çırpmak Malum ülkemiz aktif fay hatlarının üzerinde bulunmasıyla bu tür felaketler gelmeden önce tedbirimizi almalıyız. Bu tedbir de her ne kadar şiddetinde gelen deprem ise ona karşı mukavemet gösterecek inşaatlar yapmamamız gerek." dedi.

"Rabbimizi tanımalı ona boyun eğmeliyiz ve çokça tövbe ederek musibetlere dualarla karşı durmalıyız"

Bela ve musibetlerin Yüce Allah'ın koyduğu bir takdir olduğunu vurgulayan Memiş, tedbir olarak çokça dua ve tövbe edilmesi gerektiğini ifade ederek, "Bu depremler, afetler gelen musibetler Allah-u Tealanın yer yüzüne koyduğu bir takdiridir. Bunu toplumun fücura dalmasıyla, toplumun Allah-u Tealanın emirlerini yerine getirmemesiyle bağlantısını yapmak ne derece doğru onu bilemeyiz fakat biz Kur'an-ı Kerim'e ve geçmiş ümmetlerin yaşantısına baktığımız zaman bizden önceki ümmetler ne zaman Allah-u Tealaya isyan bayrağını açmışlarsa farklı farklı musibetler vermiştir. Tabii ki bunlarla yola çıkaraktan dileğimiz odur ki bu Allah-u Tealanın bize azabı olmasın. Rabbimizi tanımalı ona boyun eğmeliyiz ve çokça tövbe etmeliyiz. Dualarla karşı durmalıyız." şeklinde ifade etti. 

Memiş, bu tür musibetlerde özellikle iman ehli olanların, Yüce Allah'ın bir rahmeti olduğunu ve Hadis-i Şeriflerde de müjdelerin olduğunu belirterek, "Bunun felaketin yanında Yüce Allah'ın rahmeti de vardır. Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ın Hadis-i Şerifinde Allah yolunda Allah'ın ahkamının hâkim kılınması yolunda şehit olanların dışında değişik hadislerde başka sınıfları da zikretmiştir. Bunların da şehide verilen mertebenin de bunlara verileceği müjdesini vererek yani bir bakıma bunlar manevi bir şehittir. Ayrıca bunca dehşetli bir depremin altında parçalanarak vefat etmek özellikle iman ehli olduktan sonra onun bütün günahlarına kefaret olduğu müjdeli Hadis-i Şerifler de vardır. Arkalarında kalan mal, servet de onların sadaka hükmüne geçer. Bu Peygamber Efendimizin bize verdiği müjdelerdir. Dolayısıyla şu an elimizde gelen duadır. Kentlerimize göçen depremzede kardeşlerimize ağzımızdaki lokmayı paylaşmalı onların dertlerine derman olmalıyız." şeklinde kaydetti. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/bu-musibetler-allahin-yeryuzune-koydugu-bir-takdiridir-4175.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/bu-musibetler-allahin-yeryuzune-koydugu-bir-takdiridir-4175.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/bu-musibetler-allahin-yeryuzune-koydugu-bir-takdiridir-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/03/bu-musibetler-allahin-yeryuzune-koydugu-bir-takdiridir-4175.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/bu-musibetler-allah-in-yeryuzune-koydugu-bir-takdiridir/5920/</link>
			<pubDate>Thu, 02 Mar 2023 12:02:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Hasta refakatçisi cuma namazından muaf tutulur mu?]]></title>
			<description><![CDATA[Fetva Kurulu "Hasta bakıcısı veya hastanın ülfet bulup rahatladığı refakatçiler Cuma namazına iştirak etmeyebilirler." diye belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İTTİHADUL ULEMA Fetva Kurulu "Hasta refakatçisi cuma namazından muaf tutulur mu?" sorusuna yanıt verdi.

Fetvada, şu ifadelere yer verildi.

"Fıkıh kitaplarında cemaatle namaza veya Cuma namazına katılmamaya mazeret sayılan hususlar detaylıca ele alınmış her iki namazın mazereti aynı görülmüştür. Bu mazeretlerden biri; hastalarla ilgilenmek ve onların ihtiyacını gidermektir. Hasta bakıcısı veya hastanın ülfet bulup rahatladığı refakatçiler Cuma namazına iştirak etmeyebilirler. Bu hususta kendilerine herhangi bir vebal yoktur. Bu hastanın evde veya hastanede olması arasında bir fark yoktur. Aynı şekilde kişi, vefat etmek üzere olan yakın akrabalarından birinin yanında bulunduğu için Cuma'ya katılmayabilir (Ömer eş-Şâtirî, el-Yâkutü'n-Nefîs, s.84)." (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/hasta-refakatcisi-cuma-namazindan-muaf-tutulur-mu-4090.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/hasta-refakatcisi-cuma-namazindan-muaf-tutulur-mu-4090.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/hasta-refakatcisi-cuma-namazindan-muaf-tutulur-mu-thumb_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/hasta-refakatcisi-cuma-namazindan-muaf-tutulur-mu-4090.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/hasta-refakatcisi-cuma-namazindan-muaf-tutulur-mu/5762/</link>
			<pubDate>Sun, 29 Jan 2023 15:48:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Peygamber Sevdalıları Vakfı'ndan Regaib Gecesi mesajı]]></title>
			<description><![CDATA[Peygamber Sevdalıları Vakfı, idrak edilecek olan Regaib Gecesi münasebetiyle bir mesaj yayımladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Vakfın Genel Merkezi adına açıklama yapan Peygamber Sevdalıları Adana Koordinatörü Sacit Pişgin, Regaib Gecesi'nin, hayata yeniden başlamak isteyenlere bir fırsat, yolunu kaybetmişlere bir sırat-ı müstakim ve umutsuzluğa kapılmışlara bir umut ışığı olduğunu vurguladı.

Allah'a hamd, Peygamber Efendimize salat ve selam ile konuşmasına başlayan Pişgin, "Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)'in duasıyla yakarıyoruz: 'Allah'ım! Receb ve Şabanʼı bize mübârek eyle ve bizi Ramazanʼa ulaştır.' Üç Aylar, yorucu dünya işlerinden, boğucu gaflet atmosferinden uzaklaşıp ruhumuza nefes aldırmanın en güzel vakitleridir. Her bir gecesi ayrı güzel ve özel olan Üç Aylar'ın kendi içinde de çok özel geceleri vardır ki Regaib Gecesi bunların ilkidir. Regaib Gecesi, hayata güzelce yeniden başlamak isteyenlere bir fırsat, yolunu kaybetmişlere bir sırat-ı müstakim ve umutsuzluğa kapılmışlara bir umut ışığıdır." dedi.

"Ahirette bizi zora sokacak şeylerden kurtulmamız umulur"

"Peygamber Sevdalıları Vakfı olarak bu vesile ile siz değerli kardeşlerimize birtakım tavsiyelerde bulunmak isteriz" denilen açıklamada, Pişgin şunları kaydetti:

"Bilincimizi yenilemek, imanımızı güçlendirmek, hayatımızı ahiret saadetine daha yakın kılmak için niyet edelim. Bizi yoktan var eden Rabbimizin emir ve yasaklarını daha iyi öğrenip, O'na daha iyi kulluk edebilmek için elimizden gelenin en iyisini yapalım. Bunun yolu Kur'an'ı daha çok okuyup öğrenmekten ve hayatımıza nakşetmekten geçer. Hayat kılavuzumuz Kur'an-ı Kerim'i daha iyi anlamak için kendimize program yapalım. Ölümü çokça tefekkür edelim. Kendimizi, ölümden sonra kendisine yeni bir hayat bahşedilmiş biri gibi düşünüp, hayatımızı ona göre dizayn edelim. Böylelikle fazlalıklardan, aşırı duygulardan, lüksten, israftan ve ahirette bizi zora sokacak şeylerden kurtulmamız umulur. Peygamberlerin ölüm döşeğinde bile tavsiye buyurdukları, Allah dostlarının 'Aman, sakın terk etmeyin!' diye ısrarla dile getirdikleri, Allah ile irtibatımızın en canlı delili olan namazı, özenle kılalım. Başta daha iyi bir kul, sonra daha iyi bir evlat, daha iyi bir eş, anne-baba, daha iyi bir aile ve topluma daha yararlı bir fert olmak için azami çaba gösterelim. Bu çabamızı Üç Aylar'da başlatıp ömrümüzün tamamına yayalım. Mübarek Üç Aylar'da oruçlarımızı da artıralım ki hem oruç hem namazla Rabbimize yakınlaşmamız daha çabuk ve kolay olsun. Mübarek Üç Aylarda, Kur'an-ı Kerim'in uygulaması olan sünnet-i seniyyeye uymak suretiyle yanlış ve batıl yollardan kendimizi ve sevdiklerimizi koruyalım. İmanımızın bizi kardeş kıldığı kimselerle, yetimlerle ve yoksullarla ilgilenelim, ihtiyaçlarını giderme noktasında onlara maddi ve manevi destek olalım."

"Regaib Gecesi vesile ile Rabbimizden günahlarımızı bağışlayıp bizleri af ve mağfiret eylemesini, İslam'ı hâkim kılarak cihanın dört bir yanına barış ve huzur getirmesini, hidayete erenlerin sayısını ve kalitesini artırmasını niyaz ederiz" ifadelerini kullanan Pişgin, "Rabbimiz Regaip Gecemizi yeryüzü mazlumlarının gülmesine, ümmetin vahdetine, zalimlerin zulmü altındaki, nefs ve şeytanın kıskacındaki maddi ve manevi bütün esirlerin esaretten kurtulmasına; fakrımızın zenginliğe, sıkıntılarımızın ferahlığa, hastalıklarımızın afiyete, hüzünlerimizin huzura çevrilmesine ve Müslümanların uyanışına vesile eylesin." şeklinde konuştu.

Peygamber Sevdalıları Vakfı olarak Regaib Kandili'ni tebrik ettiklerini belirten Pişgin, gecenin hayırlara vesile olmasını temennisinde bulundu. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/peygamber-sevdalilari-vakfindan-regaib-gecesi-mesaji-945.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/peygamber-sevdalilari-vakfindan-regaib-gecesi-mesaji-945.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/peygamber-sevdalilari-vakfindan-regaib-gecesi-mesaji-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/peygamber-sevdalilari-vakfindan-regaib-gecesi-mesaji-945.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/peygamber-sevdalilari-vakfi-ndan-regaib-gecesi-mesaji/5678/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jan 2023 17:15:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Regaib Kandili yarın idrak edilecek]]></title>
			<description><![CDATA[Recep ayının ilk perşembe gününü cumaya bağlayan gece idrak edilecek Regaib Kandili, "rahmet ve bereket gecesi" olarak kabul ediliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[​İslam âleminin özlem ve heyecanla beklediği, içerisinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi'ni de barındıran mübarek üç aylar başladı.

Recep ayında, Regaib ve Mi'râc; Şaban ayında Berat; Ramazan ayında ise Kadir Gecesi gibi dört ayrı geceyi içinde barındıran üç aylar, dua ve yakarışların Allah'a arz edilmesi, pişmanlık gözyaşlarıyla günahların yıkanması, yapılan ibadet ve taatlere verilen sevabın katlanması bakımından kaçırılmayacak fırsat olarak görülüyor

Üç aylar bugün başladı. Regaib Kandili 26 Ocak Perşembe; Mirac Kandili 17 Şubat Cuma; Berat Kandili 6 Mart Pazartesi; Ramazan-ı Şerif'in Başlangıcı 23 Mart Perşembe; Kadir Gecesi 17 Nisan Pazartesi; Ramazan (Fıtr) Bayramı 1. Günü 21 Nisan Cuma günü idrak edilecek.

Müslümanlara mübarek gecelerde Kur'an-ı Kerim okuması, istiğfar, dua ve zikir yapmaları tavsiye ediliyor. (İLKHA)  
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/regaib-kandili-yarin-idrak-edilecek-2832.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/regaib-kandili-yarin-idrak-edilecek-2832.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/regaib-kandili-yarin-idrak-edilecek-thumb_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/regaib-kandili-yarin-idrak-edilecek-2832.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/regaib-kandili-yarin-idrak-edilecek/5675/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jan 2023 17:13:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[STK'ların gençlik kuruluşlarından üç aylarda hadis halkaları]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye'nin dört bir yanında faaliyet yapan gençlik kuruluşu, dernek ve vakfın bir araya gelerek organize ettiği "Hadis Halkaları" için kayıtlar başladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Üç aylar boyunca devam edecek olan "Hadis Halkaları" organizasyonunu düzenleyen kuruluşlar, Peygamber Efendimiz (Sallalahu Aleyhi Vesellem)'in Hadis-i Şerifleriyle üç aylarda bereketin yayılmasını amaçlıyor.

Bir grupta en az 2 kişi bulunması şartını taşıyan okuma gruplarında, evler, okul kantinleri, camiler, kampüsler, fabrika mescitleri gibi birçok alan mekân olarak kullanılabilecek. Üç aylar boyunca 12 Hadis-i Şerifin mütalaa edileceği sohbet halkalarında, Hazreti Muhammed'in bıraktığı emanetlerin hayatın her alanına taşınması hedefleniyor.

7'den 70'e herkes katılabilir

Hadislerin şerh edilebilmesi için grup üyelerinin yaşlarının yakın olması öncelenirken "Hadis Halkaları" programının internet sitesinde ise çocuk, genç ve yetişkinler için 3 farklı kategoride hadis kitapçıkları hazırlandı.

Peygamber Efendimizin hadislerini hem öğrenmek hem de hayata geçirmek amacıyla ümmet çatısı altında bir araya gelen kuruluşların düzenlediği organizasyonuna hadishalkalari.org adresinden kayıt yapılabilecek. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/stklarin-genclik-kuruluslarindan-uc-aylarda-hadis-halkalari-2169.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/stklarin-genclik-kuruluslarindan-uc-aylarda-hadis-halkalari-2169.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/stklarin-genclik-kuruluslarindan-uc-aylarda-hadis-halkalari-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/stklarin-genclik-kuruluslarindan-uc-aylarda-hadis-halkalari-2169.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/stk-larin-genclik-kuruluslarindan-uc-aylarda-hadis-halkalari/5655/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jan 2023 15:46:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sıla-i Rahimin önemi]]></title>
			<description><![CDATA[Toplumda birlikte yaşama arzusu giderek azalmaya, bireysel yaşama kültürünün de giderek artamaya başladığı günümüzde, esasen en çok ihtiyaç duyulan, duyulması gereken bir haslettir sıla-i rahim.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Akrabalık bağlarını yaşatmayı, akrabaların birbirini ziyaret etmesini ve iyi ilişkiler kurmasını ifade eden sıla-i rahim hakkında konuşan Molla Sinan Ünel, rızkın çoğalması ve ömrün bereketlenmesi için akrabalık bağlarının gözetilmesi gerektiğini söyledi.

Akrabaların iyi ve kötü günde birbirlerini ziyaret etmesi gerektiğine vurgu yapan Ünel, günümüzde artık insanların maalesef bireysel yaşamayı tercih ettiğine dikkat çekti.

"Telefon ve sosyal medya ile akraba olmuşuz"

Yardımlaşma ve dayanışmanın neredeyse yok olduğunu ifade eden Molla Ünel, "Günümüz dünyasında, insanlar artık bireysel yaşamı tercih ediyor. Herkes adeta ellerindeki telefon ve sosyal medya ile akraba olmuş durumda. Ebetteki bunun da beraberinde getirdiği birçok sorunu yaşıyoruz. İnsanlar artık bireyselleşti, yardımlaşma ve dayanışma neredeyse yok olmaya başladı. Artık insanların dertlerini, sıkıntılarını ve sevinçlerini paylaşacakları insanları bulmaları çok zorlaştı maalesef. Bunun da beraberinde getirdiği hem maddi hem manevi birçok rahatsızlık oluştu. Allah (Celle Celaluhu) Kur'an-ı Kerim'de defaatle bu konuya vurgu yapmıştır. Bütün camilerde her cuma hutbelerden sonra imamlarımız 'Şüphesiz ki Allah adaleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder' ayetini okurlar. O kadar güzel bir alan ki; her cuma günü imamlarımız bunun Allah'ın bir emri olduğunu hatırlatmak ve bu konuda yapılması gerekenler hususunda tavsiyede bulunuyorlar. Bu konu, önemine binaen hutbelerden dile getiriliyor. Peygamberimizin bir hadisinde, "Yüce Allah şöyle buyurur: 'Ben Rahman'ım, o (akrabalık bağlarının adı) da rahimdir. Ona kendi ismimden bir isim verdim. Akrabalık bağlarını gözeten ve güçlendiren insanlar ile ben de ilişkilerimi canlı tutarım, ben de onlara merhametli olurum." şeklinde konuştu.

"Peygamber eczanesinden bize bir tavsiye var"

 

Molla Sinan Ünel

Hazreti Peygamber'in "Sıla-i rahim sana gelmeyene gitmen, vermeyene de vermendir" hadisi şerifini aktaran Ünel, "Yüce Rabbimizin rahmetinin, bereketinin ve yardımının bir tecellisidir akrabalıkları güçlü tutmak. Özellikle ekonomik anlamda zor süreçlerden geçtiğimiz bu dönemlerde, hemen hemen halkın yüzde 80'inin geçim sıkıntısının yaşadığı şu zaman diliminde, Peygamber eczanesinden bize bir tavsiye var: Rızkınızın çoğalmasını, işlerinizin düzelmesini, ömrünüzün ve mallarınızın bereketlenmesini istiyorsanız reçete belli, akrabalık bağlarını gözetin diyor. Peygamber Efendimize sıla-i rahim nedir? diye sorulmuş. Peygamberimiz cevabında diyor ki 'sıla-i rahim sana gelmeyene gitmen vermeyene de vermendir." ifadelerini kullandı.

"Eski akrabalıklar ciddi anlamda zarar görmüş"

"Maalesef bugün insanlar bir sokak ötesindeki akrabasını ziyaret etmiyor" diyen Molla Ünel, "Resulullah'ın bu tavsiyesini ihya etmek isteyen şuurlu ve duyarlı Müslümanlar; kendi nefislerinden başlayarak bu anlamda kendilerini ihya etmek ve akrabalık bağını güçlendirmek için ellerinden geleni yapmaları gerekir. Maddi ve manevi konuda bu ihyadan nasibimizi alalım İnşallah. Herkesin malumudur eski akrabalıklar ciddi anlamda zarar görmüş o eski bağlar yok. Bayramlarda ailenin büyüğü kimse bütün aile oraya toplanır, büyük bir sofra kurulur ve hep beraber o bayram idrak edilirdi. Maalesef bugün bir sokak ötesindeki akraba akrabayı ziyaret etmiyor. Özellikle telefonun çıkması ile ilişkileri güzel olan akrabalar en fazla bir telefon açıyor, hâl hatır soruyor, bu da bireysel yaşamı önceliyor. Bizim dinimiz birlikte yaşama dinidir, birlikte kuvvet vardır, ferdiyetçilikte bu mümkün değildir. İnsan sosyal bir varlıktır ve ihtiyacı olan bir varlıktır. Beşerdir, zafiyetleri vardır. Zafiyetlerimizi nasıl tamamlayacağız? Akrabalarımız ve dostlarımızla tamamlayacağız." dedi.

"Dertler paylaştıkça azalır"

Bu bağı güçlendirme hususunda Müslümanların örnek olması gerektiğini ifade eden Molla Ünel, "Son olarak bu konu, yeniden ihya edilmesi gereken ve güçlendirilmesi gereken bir konudur. Ümmet-i Muhammed'in şuurlu ve duyarlı Müslümanlarının bu bağı yeniden güçlendirebilmesi için kendi çapında bir örneklik göstermesi gerekir. Bir gerçek vardır ki dertler paylaştıkça azalır sevinçler paylaştıkça çoğalır." dedi. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/sila-i-rahimin-onemi-150.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/sila-i-rahimin-onemi-150.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/sila-i-rahimin-onemi-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/sila-i-rahimin-onemi-150.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/sila-i-rahimin-onemi/5647/</link>
			<pubDate>Tue, 24 Jan 2023 21:08:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yetimler Vakfı'ndan üç aylar mesajı]]></title>
			<description><![CDATA[Yetimler Vakfı, İslam âleminin özlem ve heyecanla beklediği mübarek üç aylar vesilesiyle bir mesaj yayımladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Vakfın Genel Merkezi adına açıklama yapan Yönetim Kurulu Üyesi Recep Bozkır "Bu hayırlı günler, ilahi rızayı kazanabilmek için fırsat telakki edilerek, ümmetin bugün en çok ihtiyaç duyduğu vahdet ve kardeşliğin tesisine önemli bir katkı sunacaktır inşallah." dedi.

Bozkır "Mazlum ve mahrum yüreklerin ıstıraplarının devam ettiği ve her geçen gün yeni yetim ve mağdurların ortaya çıktığı İslam coğrafyasında, yeniden mübarek üç ayları idrak edeceğiz inşallah. Manevi bir iklimle dolu olan mübarek Ramazan ayının da içinde olduğu, rahmet ve bereket kapılarının olabildiğince açıldığı, yüreklerin hayır ve hasenatlarla çarptığı bu mübarek zaman dilimlerinde toplumsal sorumluluklarımız daha da ön plana çıkmaktadır. Bu nedenledir ki, bu hayırlı günler İlahi rızayı kazanabilmek için fırsat telakki edilerek, hem madden hem de manen atılacak adımlar, ümmetin bugün en çok ihtiyaç duyduğu vahdet ve kardeşliğin tesisine önemli bir katkı sunacaktır inşallah." ifadelerini kullandı. 

"Bu anlayışla rahmet ve bereketin arttığı bu günleri fırsat bilerek tüm kardeşlerimizi yetim ve kimsesiz kardeşlerimize destek olmaya, hayır ve hasenatı artırmaya davet ediyoruz." diyen Bozkır, "Rabbim hayırlarımıza bereket katsın inşallah. Yüce Rabbimiz, bu mübarek gün ve gecelerden azamî derecede istifade edebilmeyi cümlemize nasip eylesin ve bu mübarek günleri ümmetin içinde bulunduğu karanlık gecelerden nurlu sabahlara çıkmaya vesile kılsın inşallah." şeklinde konuştu. (İLKHA)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/yetimler-vakfindan-uc-aylar-mesaji-8789.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/yetimler-vakfindan-uc-aylar-mesaji-8789.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/yetimler-vakfindan-uc-aylar-mesaji-thumb.jpg"/>
<enclosure url="https://www.agridogruhaber.com/images/haberler/2023/01/yetimler-vakfindan-uc-aylar-mesaji-8789.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.agridogruhaber.com/yetimler-vakfi-ndan-uc-aylar-mesaji/5610/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Jan 2023 12:23:42 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>