Sitemiz yazarlarından Abdulbari Durmaz'ın kaleme aldığı Okçular Tepesi adlı yazının ikinci ve son kısmı.
ELEŞTİRİCİLİK VE VEHN HASTALIĞI
Eleştiricilik ve Vehın hastalığı Dünyevileşmekten gelir.
Dünyevileşmek dünyaya karşı mesafeli olmak gerekirken mesafe kapısını zorlayıp açıp dünyanın içine düşmektir. Dünyevileşmek ve Dünyanın istediği gibi olmaktır. Dünyevileşmek ahireti ya unutmak ya da az hatırlamaktır Dünyevileşme ya manevi gücün iç dünyamıza da azalması ya da dünya ve içindekilerin güçlü olmasıdır.
Eleştiricilik ise bir çeşit hastalık tıktır eyer nefsine ve şeytan kendini kaptırmış ise O kişi artık ilacı olmayan bir hastalığa kapılmış demektir,
AYET “Ey inananlar! Size ne oldu ki, “Allah yolunda, savaşa çıkın” dendiği zaman yere çöküp kaldınız? Ahireti bırakıp dünya hayatına mı razı oldunuz? Oysa dünya hayatının geçimi ahirete göre pek az bir şeydir.” tövbe/38.
HADİS
Yakında milletler, yemek yiyenlerin çanaklarına davet etikleri gibi sise karşı birbirlerini davet ederler.
Sahabeden biri: Bu O gün azlığımızdan dolayımı olacak? Dedi
Resulullah as ‘’Hayır aksine sız o gün kalabalık, fakat selin önünde çerçöp gibi zaif olacaksınız. Allah düşmanlarınızın gönlünden sizden korkmak hissini soyup alacak sizin günlünüzde vehın atacak buyurdu.
Yine bir adam: vehın nedir ya Resulullah? Diye sordu.
Vehın dünyayı sevmek ve ölümü kötü görmektir buyurdu (Ebu Davud)
TARİH
Tarihten bir ibretli olay: Ömer bin sat ın Kerbela olayından ders çıkaralım. Nefsimize göre yorum yapmayalım Dünyaya meyil etmeyelim.
Sahabe çocuğu Ömer bin Sad’ın Olayı Hz. Sad (O Sad ki Uhud ta Resulullah’ın onun için at ya Sad anam babam sana feda olsun dediği Eşereyı mü beşere den biri)
Olay şöyle: Hz. Sad oğlu Ömer Kerbela Savaşında melun yezidin akıl danışmanı şeytan Şimir yezide derki efendim Hz. hüseyni herhangi bir sahabe cücüğünün eliyle öldürt ki olay sıradanlaşsın ve iç isyana dönüşmesin Olay sanki basit bir isyancının başkaldırısı algısı yapılsın ki saray güven artsın her hangi bir baş kaldırı olsa da işte sahabe çocukları bile sarayın yanında safındadır algısı oluşsun Yezid melunu peki kimle olur deyince şeytan Şimir Ömer bin Sad’ı öne çıkardı oda saflığını kullandı Ömer bin Sad’ı denildi ki şayet sen Hz. Hüseyni Oldurursan biz seni rey şehrine vali tayin edeceğiz. Makam sarhoşluğu Dünyevileşme ve nefse göre yorum devreye girince Ömer bin Sad eve gider eşine ve sahabe olan annesine nefisi yorumcunun ve Dünyevileşmiş vehın hastalığına kapılmış yanlış İnsanın şu tarihi utanç dolu sözünü Dünya kusar ‘’anne ben HZ. Hüseyin ve yarenlerini katıl edeceğim çünkü melun Yezid bana Rey Şehrinin valiliğini bana verecek ve bende Rey şehrine şeriat getireceğim der muhterem eşi ve annesi dizlerini döver yapma etme deseler de nafile çünkü Ömer bin Sad’ı nefsi eleştiricilik ve vehın bulaşmış gözü kör kulağı sağır olmuş Tarihe kara bir örnek olarak örnek olmuş olur.
ARININ BAL YEME MESELESİ
Arı bal yemek için önce ağzındaki ine yı batırır balı emer emdikçe hoşuna gider bu seferde ayağını balın üstüne koyar biraz daha emer emdikçe ayağı batar ayağı batıkça de kantları bulaşır bu sefer uçmayı düşünür lakin nafile çünkü balın verdiği aldatıcı tatlılığı onu kanadına kadar bulaşıp batırmıştır ve sonuç O bal ona ölüm ölür. Tarihe örnek olmuş olur.
KEÇİ İNADI.
Hikâye edilir ki; Anadolu köylerinde bir keçi Çobanı bir gün keçilerden bir tanesinin inadı Tutar ve çok yüksek bir dağa tırmanır garibim çoban peşinde gider ta dağın zirvesine çıkar çobanda peşinden çıkar dağın zirvesine keçiyi aşağı gönderir lakin O Zirvede aşağı bakar derki yahu biri burada hapşırsa duşsa param parça olur der ve kendisi de terlediği için esen rüzgârla üşür ve hapşırır uçurumdan aşağı uçar dağın yarısında bir kayaya tutunur başlar bağırmaya kimse yok mu? kimse yok mü? Hikâye bu ya Allah tarafından bir ses gelir derki ey çoban kulum aşağı bak bakalım düşersen ne olur. Yarab düşersem ölürüm yukarıda çıkamam kollarımda da güç kalmadı Allah cc derki ey çoban kulum benim dediğimi yap dünya sevdasından vaz geç elini bırak düş öl gel ben seni cennetime koyayım dünyevileşmiş çoban yanlış anlayışından dolayı düşünür ve tarihe not olacak dünyevileşmiş insanın tarihi hüsran sözünü söyler ve derki ben ölsem keçilerim ne olur der ve derki başka kimse yok mu?
KÜÇÜK CİHATTAN BÜYÜK CİHADA
Mevlâna celale dini Rumi dan şeyhin küçük cihat sözü ile bitirmeye çalışacağı inşallah.
Mevlâna anlatıyor: "Cenk davulunun her vuruluşunda şehirde bir şeyh efendi, "çocuklar yine küçük cihada çıkıyorlar" diye dalga geçerdi onlarla. Yani Şeyh büyük cihat yapıyormuş. Beyefendi kendisi de o Cenk’e gitmeyi küçük cihat olarak görüyor ve hafife alıyordu. Birgün gidip onların küçük cihadını şöyle gülümseyerek seyretmek istedi ve komutana bildirdi. Komutan: Aman efendim zati alinizin bulunması bizim için moral olur, bizim için nimet olur dedi onu da ata bindirdiler. Harp meydanına vardılar bir girdiler ki öyle zannettiği gibi küçük cihada benzemiyor bu iş. Kelle alıyorlar kelle veriyorlar.
Şeyh efendi korkusundan yere, diz üstü kapandı seyrediyordu ama bakmaya bile yüreği dayanmadı, neyse Müslümanlar galip gelmişler. Komutan gelmiş şeyh efendi yerde kapalı aslında komutan yine iyi niyetli "şeyhimiz secdede dua ediyor bize" diyor. Aslında şeyh efendi korkudan uzanıyor oraya Dedi ki efendim sizde gazi olmak istersinizdir. Şu kâfirin birini sağ getirdim bir kılıç vurun, bunu da siz öldürün diyor. Komutan kılıcı şeyhin eline verip; "Çadırın arkasına götürüp orada vurun " diyor. Aradan biraz zaman geçince, şeyhin çadırın arkasından dönmediğini görünce yanına gidiyorlar. Birde ne görsünler! Kâfirin eli bağlı olduğu halde şeyh efendi altta, kâfir üstte boğuşuyorlar. Şeyh efendiyi kurtarmışlar.
YANLIŞ YORUM
Son olarak önemli Ders şu; Okçular tepesini bırakan Sahabeler hakkındaki eksik bilgiden dolayı yanlış yorumla hım kendi Dünyevileşmelerine bir kılıf buluyorlar hem de o mübarek Sahabelere yanlış yorum yapıyorlar çünkü yanlış bakan insan yanlış görür ve yanlış gördüğü içinde yanlış yorum yapar ve yanlış söyler.
Olayın aslı şu; Uhud savaşı hazırlığı yapılınca bazı maddi durumu iyi olmayan Sahabeler bu cihada katılmayı çok istiyorlardı lakin faizle borç edip cihada katıldılar Not. Daha faizin haram olmadığı dönemde şimdi bu mübarek sahabeler Savaşın kazanıldığını görünce niyet iyi ama emel yanlış olan bir yorum yaptılar.
Yorumları şu; değildi biz ganimeti alıp onunla Dünya zengini olup araba modelini yükseltelim tatile gidelim yat alıp kat yalpım kef çatıp felekten gün çalalım için yapmadılar tam aksine cihat için aldıkları faizli borcu ödemek için bu yanlış yorumu yapıp ve itaat sızlik yapıp indiler asla dünyevileştikleri için inmediler.
Biz Dünyevileşmişler onları da kendi suç ortağımız yapıp kendimize kılıf bulmak için O yanlışı onlara intisap yapacak kadar yanlış yorumcular olmuşuz.
Yoksa dünya malı için yanlışı yapan olmuş olsaydı Allah’ın resulü onları öyle bırakmaz dine ve devlete hıyanetten hepsini öldürürdü ağır cezalar ile cezalandırırdı lakın biz O günün Okçular tepe sına baktığımızda Allah’ın resulü bırak ceza vermeyi daha bu yanlışı yapanlar kimler olduğunun isimlerini dahi açıklamamış, herhangi bir ceza de kesmemiş lakın bız bugünün hasta Müslümanları ise hem yargıçlığa soyunup O mübarek sahabeleri hüküm kesip dünyevileşmişler deyip yanlış yorup yaptık. Rabbim Okçular tepesinde ayaklarımızı sabit kılsın. Selam hidayete tabi olanların zerine olsun.







Rabbim! Uhud'tan ders ve ibret alan Müslümanlardan eylesin bizleri. İman dolu kalemine zeval gelmesin hocam