Ramazan denilmesinin sebebi Araplar da aylarının ismini o ayda vuku bulan olaylarla isimlendirirlerdi Ramazan'da da yakıcı eritici ateşin şiddetini ifade eden ram ‘da dan geldiği için Ramazan demişler, Buda şu demek oluyor ki kişi Oruç tuttu mu içindeki manevi yakıcı ateş günahlarını yakacağını ifade eden ay olan Ramazan ayıdır.
Ramazan kelimesi iki manaya gelir birincisi ‘’ram ‘da’’ kelimesinde türeyerek yakıcı ateşin eritici ateşin şiddetini ifade eden güneşin en yakıcı haline derler, hatta kuyumcular altının saf olanını sahtesinden kalitesizliğinden ayırmak için, yaptıkları ateşe ‘’ram ‘da’’ bu iş yapanlarda ‘’ram atçılar’’ derler. Buda şu demek olur. Ramazan ayı değersiz İnsan ile hakiki Altın değerindeki İnsanları gösteren ay olan mübarek kuranın kendisinde nazil olan kalite kontrol ayı Ramazan ayıdır.
Ramazan kelimesinin bir diğer manası da yıkayıp temizlemektir. Nasıl ki yağmur bol yağınca ortalığı yıkar, temizler ve biz “rahmet yağdı, ortalık temizlendi” deriz; Ramazan’da da rahmet yağar, günahları temizler ve bereketi beraberinde getirir.
Resulullah Aleyhisselam hayatı boyunca 9 kere Ramazan orucu tutmuş bunlardan 5- sene 30 tamamlamış diğer 4 sene 29 olmuş ömrünün toplamında 266 gün ramazan orucu tutmuş
Hikmeti ise eksik günlerin sevabının de tam günlerinin sevabı ile Allah'ın katında aynı olarak kabul edileceğinin işaretidir.
Allah'ın resulü bu 266 oruç günlerinde takva var ceht var Cihat var Cenk var Bir de fetih var Ramazan geldiği zaman Allah'ın resulünün hayatındaki takva Ceht Cihat gayret zirveye çıkardı
“266 gündeki kuranın emir etiği takva en zirvede. Takva; insan ile İslâm arasındaki engelleri kaldırmak için mücadele etmenin adıdır. Bu mücadele elbette ilk olarak nefisle başlar. Yani Allah Resul’ünün (s.a.s.) bize öğrettiği takva anlayışında kişi önce nefsiyle mücadeleyi başlatır, onu terbiye etmeye, boyun eğdirmeye oluşturur kişiyi öyle anlayış sahibi yapar ki oruçlu kişi iftar yaptığında ‘iftarımı açtım’ demez; Rab’ının büyüklüğünü anlar ve bunu ifade eder. ‘Rabbim bana orucumu açmam için nimetler verdi ‘der. İşte buradan şu hakikate varılır: Nefsiyle mücadele eden takva makamına eren kimse gerçek mücahittir.” Artık O oruçlu mücahit cihadın ikinci bölümüne fethe geçebilir bir aday olur tıpkı.
Resulullah sahabe ve İslam mücahitlerinin oruçlu olarak takvaya sarılıp fetihler gerçekleştirdikleri gibi başta Resulullah ve mü teki mücahit sahabeden tabinden günümüze kader olan tablo gerçekten bize kıyasen çok manidardır.
Resulullah Dönemi; 1.ncısı Resulullah ve mücahit sahabeleri Ramazan ayının 7’sinde oruçlu olarak yola çıkar 160 kilometre uzaklıktaki Bedre, cihada gider, 17 Ramazan'da Bedir savaşı başlar eve dönünceye kadar Ramazan biter.
2.ncı Ramazan'ı ise bu sefer baştan sona kadar büyük savaş olan Uhud Savaşı'nın hazırlığı yapılır konuşulur gündem yapılır ve Şevval’in ilk günlerinde hemen Uhud savaşına çıkılır. 8.ncı Ramazan'ı ise Allah'ın resulü aleyhissalatu vesselam 10.000 mücahit sahabe ile beraber Mekke'nin fethinin yoluna oruçlu olarak çıkar ve ramazanın 20’sinde oruçlu olarak Mekke’yi fetih eder.
Sahabe Dönemi; Bizans (Roma) Topraklarına İlk Büyük Yürüyüşler Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer döneminde Ramazan aylarında birçok sefer başlatıldı[1]
Şam’ın Fethi 14 Hicri / Ramazan’da Hz. Ömer (r.a.) dönemi Bizans’a karşı Bugünkü Suriye toprakları İslâm’ın bölgesel hâkimiyetinin başlangıcı noktası fetih edilmiş. Humus ’un[2] Fethi 16 Hicri / yine Ramazan’da. Hz. Ömer (r.a.) Bizans Stratejik askerî merkez noktası fetih edilmiş. Kudüs’ün Teslim Süreci (Hazırlık ve Kuşatma) 16 H / yine uç aylar olan recebin miraç günü fethedilmiş ama Ramazan Bayramı Kudüs ta kılınmış. Hz. Ömer (r.a.) Nihai teslim farklı tarihte olsa da askerî safha Ramazan’da fethi taçlanmış. Mısır Seferi (Başlangıcı) 18 Hicri / yine Ramazan da. Hz. Ömer (r.a.) dönemi Amr b. As komutasında Afrika kapısının açılması noktası fetih edilmiş. Kıbrıs Seferi 28 Hicri / Ramazan da. Hz. Osman (r.a.) İslâm’ın ilk büyük deniz cihadı, Akdeniz hâkimiyetinin başlangıcı olmuş. Kediyse sezeni İmparatorluğu’nun Yerle bir edilen Sad bin vakası Komutanlığı’nda Ramazan'da fethedildi.
EMEVÎLER ABBASÎLER MEMLÜKLER OSMANLILAR DÖNEMİ:
Amuriyenin[3] fethi Endülüs un fethi yine Ramazan'da oldu ayıngalus savunma savaşı Moğol Tatar savaşı ayın cal ut[4] Savaşı'nın olduğu yer olduğu için ayıngalus savaş izzetin bin Abdüsselam hutbesiyle halka cihada teşvik eder ordu komutanı olan Seyfettin Kudüs'ün o zaferi baş eden günler yine Ramazan günleriydi Ramazan ayı idi. Belgrad'ın Fethi Hazırlıkları (1521): Osmanlı döneminde birçok seferin başlangıcı veya kritik aşaması Ramazan'da gerçekleşmiştir. Çenekle karadaki çatışma günlerinin zafer günleri Ramazan’da oldu.
“Demek ki Ramazan sadece ibadet ayı değil;
nefsin sustuğu, tarihin konuştuğu ay.”
Hz. Peygamber (s.a.s.), sahabeler ve İslam büyüklerinin Ramazan ayında gerçekleştirdiği önemli olayları ve "notları" şu başlıklarla özetleyebiliriz:
1. Vahyin Başlangıcı (610) İslam tarihinin en önemli olayı Ramazan ayında gerçekleşmiştir. Kur'an-ı Kerim, Ramazan ayının Kadir Gecesi'nde indirilmeye başlanmıştır.
2. Cebrail (As.) ile Kur’an Mukabelesi Hz. Peygamber, her yıl Ramazan ayında o güne kadar nazil olan Kur’an ayetlerini Cebrail (As.) ile karşılıklı okurdu.
3. İtikâf İbadetinin Yerleşmesi Peygamber Efendimiz, Ramazan’ın son on gününde dünyevi işlerden uzaklaşıp Mescit-i Nebevi ’de itikâfa çekilirdi. Sahabeler de bu sünneti titizlikle takip etmişlerdir.
[1] (Belirli tek bir savaş adı değil, ama Ramazan’ın cihat ayı olarak görülmesinin örnekleri)
[2] (Emesa)
[3] Amuriye, Bizans İmparatorluğu'nun en önemli şehirlerinden biri olan Amorumdur. Bu antik kent, Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinin yaklaşık 13 kilometre doğusunda, Hisar köyü yakınlarında yer alır.
Günümüzde Amuriye: Bugün oraya gidersen, Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırları içerisinde, Emirdağ yakınlarında antik kentin surlarını ve kazı alanlarını görebilirsin. Yani "başka bir memleket" değil, tam olarak bizim topraklarımızdır.
Olayın tetikleyicisi, Bizanslıların akınları sırasında esir alınan bir kadının haykırışıdır. Kadın, çaresizlik içinde Abbasi Halifesi Mut Asım’a seslenerek "Ya Mutasımâ!" (Yetiş ey Mutasım!) diye bağırır. Bu çağrı saraya ulaştığında Halife Mutasım, o sırada elinde tuttuğu kadehi bırakarak "Geliyorum!" der ve derhal ordusunu toplar. Müneccimlerin "Yıldızlar uğursuz, bu seferde yenileceksin" uyarılarını dikkate almayarak 838 yılında Anadolu'ya girer. Sonuçta Bizans'ın en korunaklı şehirlerinden Amuriye (Emirdağ) fethedilir. Bu olay, bir hükümdarın tek bir vatandaşının onuru için koca bir orduyu harekete geçirmesinin sembolü olarak tarihe geçmiştir.
[4] Ayın Cal ut Savaşı'nın Yeri ve Önemi;
Ayın Cal ut Savaşı tarihin akışını değiştiren en kritik dönüm noktalarından biridir. Bu savaş, 3 Eylül 1260 tarihinde bugün Filistin sınırları içerisinde yer alan Cezayir Vadisi'ndeki Ayın Cal ut mevkisinde gerçekleşmiştir. Savaşın geçtiği yerin koordinatları ve tarihsel önemi hakkında kısa bir özet geçmek gerekirse: Savaşın Coğrafi Konumu Bölge: Celile bölgesinin güneyi, Nablus ile Baysan şehirleri arasında yer alır. İsim Kaynağı: "Ayın Cal ut", Arapça ‘da "Cal ÜT’ün Pınarı" anlamına gelir. Rivayete göre Hz. Davud, dev Calut'u burada öldürmüştür. Biliyor muydun? Moğollar o döneme kadar yenilmez kabul ediliyordu. Memlükler, bu savaşta sahte geri çekilme taktiğini (Turan taktiği) kullanarak Moğolları pusuya düşürmüş ve bu efsaneyi yıkmışlardır.
[1] (Belirli tek bir savaş adı değil, ama Ramazan’ın cihat ayı olarak görülmesinin örnekleri)
[1] (Emesa)
[1] Amuriye, Bizans İmparatorluğu'nun en önemli şehirlerinden biri olan Amorumdur. Bu antik kent, Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinin yaklaşık 13 kilometre doğusunda, Hisar köyü yakınlarında yer alır.
Günümüzde Amuriye: Bugün oraya gidersen, Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırları içerisinde, Emirdağ yakınlarında antik kentin surlarını ve kazı alanlarını görebilirsin. Yani "başka bir memleket" değil, tam olarak bizim topraklarımızdır.
Olayın tetikleyicisi, Bizanslıların akınları sırasında esir alınan bir kadının haykırışıdır. Kadın, çaresizlik içinde Abbasi Halifesi Mut Asım’a seslenerek "Ya Mutasımâ!" (Yetiş ey Mutasım!) diye bağırır. Bu çağrı saraya ulaştığında Halife Mutasım, o sırada elinde tuttuğu kadehi bırakarak "Geliyorum!" der ve derhal ordusunu toplar. Müneccimlerin "Yıldızlar uğursuz, bu seferde yenileceksin" uyarılarını dikkate almayarak 838 yılında Anadolu'ya girer. Sonuçta Bizans'ın en korunaklı şehirlerinden Amuriye (Emirdağ) fethedilir. Bu olay, bir hükümdarın tek bir vatandaşının onuru için koca bir orduyu harekete geçirmesinin sembolü olarak tarihe geçmiştir.
[1] Ayın Cal ut Savaşı'nın Yeri ve Önemi;
Ayın Cal ut Savaşı tarihin akışını değiştiren en kritik dönüm noktalarından biridir. Bu savaş, 3 Eylül 1260 tarihinde bugün Filistin sınırları içerisinde yer alan Cezayir Vadisi'ndeki Ayın Cal ut mevkisinde gerçekleşmiştir. Savaşın geçtiği yerin koordinatları ve tarihsel önemi hakkında kısa bir özet geçmek gerekirse: Savaşın Coğrafi Konumu Bölge: Celile bölgesinin güneyi, Nablus ile Baysan şehirleri arasında yer alır. İsim Kaynağı: "Ayın Cal ut", Arapça ‘da "Cal ÜT’ün Pınarı" anlamına gelir. Rivayete göre Hz. Davud, dev Calut'u burada öldürmüştür. Biliyor muydun? Moğollar o döneme kadar yenilmez kabul ediliyordu. Memlükler, bu savaşta sahte geri çekilme taktiğini (Turan taktiği) kullanarak Moğolları pusuya düşürmüş ve bu efsaneyi yıkmışlardır.
4. Zekât ve Sadaka-i Fıtır’ın (Fitre) Yasalaşması Müslümanların yardımlaşma kültürünü zirveye taşıyan Sadaka-i Fıtır, hicretin ikinci yılında Ramazan orucuyla aynı dönemde farz/vacip kılınmıştır.
5. Teravih Namazı oluşması ve yatısı namazını arkasında kılınması
6. Hz. Ali’nin Şehadeti (661) Dört Büyük Halife’den sonuncusu olan Hz. Ali, Küfe ’de bir Ramazan ayının 19. günü saldırıya uğramış ve 21. günü şehit olmuştur.
7. Mescit-i Nebevinin Sosyal Merkez Haline Gelmesi
Sahabeler döneminde Ramazan, sadece aç kalmak değil; zengin ile fakirin aynı sofrada buluştuğu (iftar), ilim meclislerinin sıklaştığı ve Kur’an eğitiminin zirveye ulaştığı bir "eğitim kampı" niteliği kazanmıştır.
8. Cömertliğin Zirvesi İbn Abbas’ın rivayetine göre: "Resulullah insanların en cömerdi idi. Onun bu cömertliği, Ramazan ayında Cebrail ile buluştuğunda en yüksek seviyeye ulaşırdı."
Özetle Ramazan; Kur’an’ın doğum ayı, yardımlaşmanın kurumsallaştığı dönem ve manevi bir arınma gayret ve cihat okulu olarak tarihe geçmiştir.







Bu çalışmayı gayet güzel ve faydalı buldum allah hocamızdan razı olsun inşallah çalışmaların devamını dilerim
Buda şu demek olur. Ramazan ayı değersiz İnsan ile hakiki Altın değerindeki İnsanları gösteren ay olan mübarek kuranın kendisinde nazil olan kalite kontrol ayı Ramazan ayıdır. Değerli hocam kalemize sağlık yüreğinize sağlık
Abdulbari hocanın çalışmaları faydalandığımız çalışmalardır başarılar diliyorum
Allah kabul eylesin inşallah güzel bilgiler ve sohbetiniz için Allah razı olsun Seydam