عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ إِذَا دَخَلَ رَجَبٌ قَالَ اللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِي رَجَبَ وَشَعْبَانَ، وَبَلِّغْنَا رَمَضَانَ’’
Enes b. Mâlik (radıyallâhu anha) rivayet ediyor: Recep ayı girdiğinde, Allah Resulü ﷺ şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Recep ve Şaban aylarını bize bereketli kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.”
Mübarek üç aylar bereketiyle rahmetiyle geldi inşallah İslam aleminin birliğine beraberliğine sıkıntılarını gidermesini Müslümanların uyanmasına Gazze’nin kurtuluşuna vesile eylesin. Recep Ayının ilk perşembesi olan Regaip Kandil’inde rahmetine rağbet ettik dua ettik Rabbim kabul eylesin. Resulullah’ın bize öğrettiği bu duayı bugün yeniden okurken, onu yalnızca bir temenni olarak değil, bir muhasebe ve ramazanın bereketinden yararlanma çağrısı olarak okumak gerekir.
İslam göre, bazı yerler örneğin Mekke de Medine de Mescidi Nebev-i, Filistin de Mescid-i Aksa mukaddes olduğu gibi Bazı aylar vardır, onlarda mübarektir. Üç Aylar olan ‘’Recep, Şaban, Ramazan’’ Recep,[1] ayı kalbe tohum ekme aydır. Bu da şu demektir Recep ayı, insana önce kendi iç âlemini sonrada dış alemini sorguya çekme vaktidir. Nerde yanlışa girdim Recep ayı başladı, peki ben dinen neredeyim nereye gidiyorum? Aynı soruyu topluma da sormak lazım, birliğimizi zayıflatan ayrışmalar, vicdanı örten suskunluklar, Gazze imtihanını kayıp edişimiz bu aynada görünür şekilde eksiğimizi gösteriyor. Şaban ayında Resulullah’ın sünneti ışığında kendimiz bulmayı ve Resulullah’ın ﷺ bu duası ile Ramazan’a ulaşmayı onu bir hazırlık, bir duruş ve bir sorumluluk hâline getirir.
Mesele Ramazan’a varmak, yalnızca aç kalmak değil kalbi arındırmaktır. Ramazan’ın ruhuna erişebilmektir. Rabbimizden niyazımız, bizi Ramazan’a ulaştırması ile Ramazan’ın ruhuna layık kılmasıdır. Ramazanda af edeceği kulların arasına ilhak etmesidir.
Üç aylar üç kardeşin birbirini desteklemesi gibidir. Tıpkı bir çiftçinin önce tohumunu ektiğini sonra baktığını sonra da yetişen meyvelerini alması gibidir. Recep, Şaban ayları ramazan ayı için bir kitabın ön sözü gibidir. Önsüzü doğru okumasan kitaptan da pek yararlanamasın. Recep ayı kalbe ekilen ibadetler, takvalar, Şaban da bakımı yapılır. Kalbin temizliği şekillenir ve Ramazanda o temiz, ekilmiş olan kalple finale çıkmak için Ramazan'ın bereketi ile şekillenir.
Recep ayı Allah'ın ayı, Şaban ayı Peygamberimizin ayı, Ramazan ayı ümmetin ayı olması sebebiyle Allah'ın emrettiği emirleri Recep de başlattığımızda Şaban’da Peygamberin sünneti ile şekillendirdiğimizde İnşallah Ramazan'da da ümmetin bağışlanmasına vesile olacağı birer merdivenin basamağı gibi olur.
Cenabı Allah’ın tertemiz bir fıtrat üzere dünyaya gönderdiği insan, yeryüzüne gökten inen damla misali tertemiz pak ve berraktır. Yeryüzüyle temas eden su damlası nasıl kirleniyor, su olmanın berrak sıfatını yitiriyorsa insanoğlu da yeryüzüne geldikten sonra günahların kiriyle insan olma vasfını yitiriyor. Nitekim cennetten gelen Hacerü’l Esved’in de ilk geldiğinde bembeyaz olduğu rivayet edilir. Ta ki günahkârlar, günah işleyen elleriyle O’na dokunana kadar. Kullarına rahmeti sonsuz olan Allah, günah kiriyle kirlenen kullarını temizlemek için onlara fırsatlar sunmuştur. Bu fırsatlardan biri de içinde Ramazan Ayı ve Kadir Gecesi’nin de olduğu “Mübarek Üç Aylar” dır.
Büyük müfessir Fahreddin Razi’nin şu sözleri üç ayların önemini daha da netleştirir “Hak Teâlâ, rızasının hangi ibadette olduğunu gizlemiştir ki bütün ibadetlere rağbet edilsin. Gazabının hangi isyanda olduğunu gizlemiştir ki bütün günahlardan kaçınılsın. İnsanlar arasında dostlarını gizlemiştir ki bütün insanlara hürmet gösterilsin. Dualar arasında kabul ettiği duayı gizlemiştir ki bütün dualara itibarı edilsin. İsimleri arasında İsmi-i Azamın gizlemiştir ki bütün isimlerine tazim edilsin. Namazlar arasında Salât-ı Vista’nın (Orta Namazın) hangisi olduğunu gizlemiştir ki bütün namazlar huşû ile kılınsın. Tövbeler arasında makbul olanı gizlemiştir ki çokça tövbe edilsin. Canlılar için ölüm vaktini gizlemiştir ki her an ölüme hazır olmak gerektiği şuuruyla yaşansın. Kadir gecesini de Ramazan geceleri arasında gizlemiştir ki bütün Ramazan gecelerine itina gösterilsin
Üstat Bediüzzaman Hazretleri de “Üç Aylar” hakkında şöyle buyurur: "Her iyiliğin sevabı başka vakitte 10 ise, Recep-i Şerif'te 100'den geçer. Şaban-ı Muazzam’da 300'den ziyade ve Ramazan-ı Mübarek'te 1000'e çıkar. Cuma gecelerinde binlere ve Kadir gecesinde 30 bine çıkar. Bu pek çok uhrevi faydaları kazandıran, uhrevi ticaretin bir kutsi pazarı ve ehli hakikat ve ibadet için mümtaz bir sergi hükmünde olup; üç ayda 80 senelik bir ömrü ehli imana temin eder."[2]
Üstat Bediüzzaman’ın şu tavsiyesini dikkatle dinleyip değerlendirmeliyiz: “Aziz, Sıddık Kardeşlerim! Bugün manevî bir ihtar ile sizin hesabınıza bir telâş, bir hüzün bana geldi. Çabuk çıkmak isteyen ve derdi-i maişet için endişe eden kardeşlerimizin hakikaten beni müteallim ve mahzun ettiği aynı dakikada bir mübarek hâtıra ile bir hakikat ve bir müjde kalbe geldi ki, beş günden sonra çok mübarek ve çok sevaplı ibadet ayları olan şühûr-u selâse gelecek. Her bir hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Recep-i Şerifte yüzden geçer, Şaban-ı Muazzamda üçüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadir'de otuz bine çıkar. Bu pek çok uhrevî fideleri kazandıran ticaret-i uhrevi yenin bir kutsi pazarı ve ehli-i hakikat ve ibadet için mümtaz bir meşheri ve üç ayda seksen sene bir ömrü ehli-i imana te'min eden şühûr-u selâseyi böyle bire on kâr veren Medrese-i Yûsufiye'de geçirmek, elbette büyük bir kârdır’’[3]
Müminler, bu manevi iklimden bu ayları iyi değerlendirmeli kalplerini dünya kirinden arındırıp Allah’ın rızasına ulaşmak için, üç aylar ile ilgili olarak önce nefsime ve kardeşlerime alimlerin tavsiyelerini şu şekilde istifade edebiliriz:
- Bu ayların sonuncusu olan Ramazan'ı şerifte nazil olmuş olan Kur'an-ı Kerim`i bol bol okuyarak
- Peygamberimiz a.s.’ın Sünnetine uyarak bu geceler ve aylarda ettiği duaları yaparak ve ona çokça Salat Selam getirerek,
- Aile bireylerimiz başta olmak üzere müsait bulduğumuz her ortamda günün mana ve ehemmiyeti hakkında sohbetler yaparak,
- Hayatımızın geçmiş günleri, hakkında yeniden bir muhasebe yaparak taksiratlarımızın bağışlanması için tövbe edip bağışlanmamızı dileyerek,
- Darda ve zorda bulunan tüm Müslümanların, mustaz’afların ve mağdurların kurtuluşu için, özellikle Gazze'de havadan, sudan ve ekmekten mahrum bırakılan Filistinli kardeşlerimizin kurtuluşu için, Allah düşmanı siyonistlerin ve yardakçılarının kahrolması için bol bol dua ederek gecelerimizi ihya edebiliriz
- “Ey inananlar! Allah’ı çokça zikredin. Ve O’nu sabah-akşam tesbih edin.”[4] ayeti emrince Allah’ı çok zikir etmeliyiz. Bu konuda kendimize belirli bazı zikirleri virt edinmeliyiz. Kalbin tatmininin ancak Allah’ın zikriyle olduğu hakikatini unutmamalıyız.
- Çokça nafile oruç tutmalıyız. Böylece nefislerimizi daha iyi terbiye ederiz. Pazartesi ve perşembe günlerini oruçlu geçirmeye çalışmalıyız. En azından Recep ve Şaban aylarından üçer gün oruç tutmalıyız.
- Yine çok kitap okumalıyız, ilimle fıkıh, tefsir, hadis ile meşgul olmalıyız. Tek başına kalmamaya özen gösterelim, her zaman bir cemaatle olalım. Unutmayalım ki “Allah’ın eli cemaatledir.”
- Sık sık Dini sohbetlere katılalım. Eğer sohbeti yapan ehil biriyse sohbetin etkisi bazen bir seneye kadar devam eder.
- Aramızda hediyeleşelim. Bu konuda Efendimiz (s.a.v), “Hediyeleşin ki birbirinize olan sevginiz artsın.” buyuruyor. Birbirlerine sevgiyle bağlanan insanlar birbirlerinden destek alarak İslami kişiliklerini koruyabileceklerdir inşallah.
Günahlarımıza çok ama çok tövbe etmeliyiz. Mevlâna da bir sözünde; "Mum, ağlayıp gözyaşı dökünce daha da aydın bir hâl alır. Ağaç dalı da ağlayan bulutun bereketi ve güneşin hararetiyle yeşerir, tazelenir. Yâni bir meyvenin yetişmesi için hararet ve su gerekir. Tıpkı bunlar gibi, tövbelerin kabulü için de bulut ve şimşek yani gözyaşı ve gönül yanışı ister. Şayet gönül şimşeği çakmaz da göz bulutu yağmur yağdırmazsa, nefsin öfke ateşi ve günah alevleri nasıl söner?”
Üç Aylar; ibadetin lezzetine varmanın zamanıdır.
Üç Aylar; kısa bir sürede ebedi saadeti kazanmanın zamanıdır.
Üç Aylar; yepyeni fırsatların ve imkânların önümüze serildiği zamandır.
Üç Aylar; Regaip Kandil’iyle başlayıp bayram ile son bulan bir zamandır.
Üç Aylar; amellerin mükâfatlarının kat kat verildiği bir zamandır.
Üç Aylar; gafletten ayılmanın, kul olduğu bilincini idrak etmenin zamanıdır.
Üç Aylar; kusur ve hataların telafisi ve temizlenmenin zamanıdır.
Üç Aylar; iyilik ve ibadetlerde seferberlik zamanıdır.
Üç Aylar; disiplin ve terbiye zamanıdır.
Üç Aylar; manevi ve uhrevi sermaye biriktirme zamanıdır.
Üç Aylar; bol bol Kur’an okumanın ve anlamanın zamanıdır.
Üç Aylar; dayanışma ve yardımlaşma zamanıdır.
Üç Aylar; manevi enerji toplama zamanıdır.
Recep ve Şaban aylarında nafile oruç tutmanın çok ama çok büyük fazileti vardır.
İbn-i Abbas, Recep ayında Peygamber Efendimiz (sav)’in “Artık orucu bırakmaz” deninceye kadar çok oruç tuttuğunu, bazen de “Artık oruç tutmaz” deninceye kadar orucu terk ettiğini haber vermiştir. (Müslim)
Bazı âlimlerin dilinden Recep’in kadri kıymetinden bahisle sözümüze bir son verelim:
" Recep eza ve cefayı terk içindir, Şaban amel ve vefa içindir, Ramazan sıdk ve safa içindir."
" Recep tövbe, Şaban muhabbet, Ramazan kur bet/Allah`a yakınlık ayıdır."
" Recep hürmet, Şaban hizmet, Ramazan nimet ayıdır."
‘’Üç aylarınız mübarek olsun’’
[1] Recep" kelimesi; herhangi bir şeyden korkmak, utanmak veya bir kimseyi heybetinden dolayı ululamak ve tazim etmek manalarına gelir. (M.Z. Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü) ‘’Recep kelimesindeki " R" İlahi rahmete, " C " Cevvad olan Allah`ın cömertliğine, " B " ise birr/iyiliğe remizdir’’.
[2] (Şualar)
[3] .” (Tarihçe-i Hayat)
[4] (Ahzab: 41-42)







Allah razı olsun hocam.